Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


SEÇİM BARAJIN BAHÇELİ BELİRLEDİ

SEÇİM BARAJIN BAHÇELİ BELİRLEDİ


Devlet bahçeli önce baraj çok yüksek dedi. İktidardan ses çıkmayınca barajı % 50 + 1 olduğunu açıkladı. Ülkeyi yine 16 Nisan referandumunda olduğu gibi iki guruba ayırdı. Birde İktidara ittifak yapmak için mesaj gönderdi. Ya benimle ittifak yaparsınız. Ya da tek başınıza % 51´rı bulamazsınız mesajını verdi. Bu söylemler ülkeye faydalı söylemler değil. Ülkeyi gruplaştırarak gerilimi artırmaktan başka bir işe yaramaz. 16 Nisanda yapılan referandumda ülkeye nifak tohumu ekildi. Bu nifak tohumunun izlerini silmeden, önümüzdeki seçimler için şimdiden nifak tohumu ekilmeye başlandı.

Referandumda evet çiler ve hayırcılar diye ülke iki guruba ayrıştırıldı. Devletin bütün imkânlarını kullana iktidar ile Devlet Bahçeli bir tarafta. Ana muhalefet partisi CHP ve meclis dışındaki partiler bir tarafta. Devletin bütün imkânlarını kullanan iktidar Evet´çi kanadı olarak. Hayırcı kanadına her türlü engelleri kullandı. Hayırcılara miting yapmak için salon verdirmedi. Engel üzerine engel getirdiler. Hayırcılara her türlü hakareti yaptıkları gibi, her türlü ithamlarda bulundular. FETÖ örgütü ile işbirliği yapmakla itham ettikleri gibi. Terör örgütü PKK ile işbirliği yapmakla itham ettiler. Hayır diyenler teröristtir dahi dediler.

Hayır diyenler hakkında soruşturma açılabileceğini söyleyen savcılar dahi oldu. Neden? İktidar kanadı ile bahçelinin birlikte olmasından dolayı bu olaylar yaşanmıştır. Neden bunlar yaşandı? İktidarın bütün kurumları el geçirmiş olmasında dolayı idi. Birde bu evet çilerin yanında yer alan dinci cemaatler vardı. Bunlarda dini yönden inançlı kişilere dini yönden baskı uyguladı. Hayır diyenler Müslüman değildir diyerek dindarların inançları ile oynadılar. Ülke tam anlamı ile ikiye bölünmüş oldu.

Yapılan hakaretleri içlerine sindiremeyen hala o hakaretlerin tesirinde olan binlerce kişi varken. Şimdi ülkeyi yine kutuplaşmaya ve gerginliği artırmaya şimdiden başladılar. Tabi bu olayların bu noktaya gelmesine Devlet bahçeli sebep olmuştur. Daha şimdiden CHP´yi FETÖ örgütü ile birlikte olmakla itham etmeye başladılar. Devlet Bahçeli iktidarın senelerce cemaatle kol kola, can cana olduğunu unutmuş. CHP´yi FETÖ örgütü ile birlikte olmakla itham ediyor. MHP 2019 seçimlerinde cumhurbaşkanı ve AKP ile birlikte hareket edecektir diye bas bas bağırıyor.

Olurda bu kadarı da olmaz dedirtecek cinsten sözler. Devlet bahçeli milliyetçiliği hiç kimseye bırakmıyordu. Seçmenini de bu yönde motive ediyordu. Şimdi ? biz Türk milliyetçiliğini ayaklarımızın altına almış bir partiyiz? diyen Tayyip Erdoğan ile ayni safta yer alıyor. Şimdi bu Devlet Bahçeliye Türk milliyetçisi diyebilir misiniz?  Gülen cemaatine karşı idi. Senelerce cemaatle işbirliği yapan ve birlikte milli ordumuza kumpas kuran iktidarın bir numaralı destekçisi olan Devlet bahçelinin cemaate karşı olduğunu söyleye bilir misiniz?

HDP´nin olduğu yerde ben yoğum diyen Devlet Bahçeli değil miydi? Peki, HDP ile anlaşma masasına oturan iktidar değil miydi? İmralı da Öcalan ile iktidar gizli gizli görüşüyorlar. Diyen devlet bahçeli değil miydi? Bunu söyleyen Devlet Bahçeliye ispat etmezsen şerefsizsin demediler mi? Şimdi Devlet Bahçelinin iktidar partisini sonuna kadar destekleyeceğiz demesi. Ne anlama gelir? Partisinin tabanını aldattığı anlamı gelmez mi? Ve koltuk sevdasından dolayı değil midir? Bahçeli sorumluluk almaktan korkan bir liderdir. Siyasetin amacı iktidar olmak değil midir?

Pekiyi 7 Haziran seçimlerinden sonra. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu gel sen başbakan ol şu koalisyonu kuralın dedi. ?Sen kimsin de bana başbakanlık teklif ediyorsun? diye cevap vererek. İktidar olmayı tepmedi mi? Böyle bir teklifi hiçbir lider geri çevirmezdi. HDP´yi bahane etti. HDP ben kabinede yer almayacağım sizi dışarıdan destekleyeceğim dedi. HDP´yi legal bir parti görmemiş olabilir. Meclise girdiğine göre legal bir partidir. Demokrasilerde mecliste her düşünce temsil edilir. O zaman Devlet Bahçeli demokrasiden yana da değildir?

Gelin şu barajı kaldırın. Barajın arkasına sığınarak iktidar olmayı bırakın. Baraj kalkarsa ülkede ayrımcılık ve gruplaşma olmaz. Hem de demokrasiyi ülkeye oturtmuş olursunuz. Mecliste bu kadar gerginlik olmaz. Siyasetin seviyesi bu kadar ayaklar altına alınmaz. Tek seslilik de demokrasi yara alıyor. Çıkarılan yasalar anayasaya aykırı oluyor. İlk dönemlerde anayasa mahkemesi çok kanunu iptal etti. Amma son senelerde anayasa mahkemesinden hiçbir kanun dönmez oldu. 2010 senesindeki referandumdan sonra anayasa mahkemesi hiçbir kanunu anayasaya uygun olmamasına rağmen geri çevirmedi. CHP´nin bütün müracaatlarını kabul etmedi. Sebep mecliste tek seslilik hâkim olduğu içindir.

Bu gün mecliste vatandaşların bir kısmının temsil edilmediği bir gerçektir. Baraj kalkarsa bütün vatandaşlar mecliste temsil edilmiş olur. Askeri anayasa dediler birçok kendiişlerine gelmeyen maddeleri değiştirdiler. Bu seçim kanunu da asker yapımı bir yasadır bunu neden değiştirmiyorlar? Çünkü kendiişlerine yarıyor. Bahçeli önce seçim barajı düşürülsün dedi. İktidardan ses çıkmayınca baraj %51 diyerek ülkeyi iki guruba yine bahçeli ayırmış oldu. Bu ülkenin bu duruma gelmesinin vebali Devlet Bahçeliye aittir. Saygılarımla.

Türkiye laiktir laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 18-11-2017 Mustafa KOÇAL



  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Cumartesi 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

21.11.2019

  • İMSAK 06:25
  • GÜNEŞ 07:52
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:34
  • AKŞAM 17:57
  • YATSI 19:18
  • BIST 100

    106.785%0,00
  • DOLAR

    5,7041% 0,12
  • EURO

    6,3242% 0,23
  • GRAM ALTIN

    269,70% -0,04
  • ÇEYREK ALTIN

    445,005% -0,04