SEN KARIŞMA
SEN KARIŞMA
Tarih: 8.5.2017 22:02:48
Taylan Özgür KÖŞKER (Güne Özel Hikaye)

Gülmece, üretimi en zor sanatlardan biridir. Tıpkı şiir gibi, masal gibi. Gülmece öyküsü yazmak da herkesin üstesinden kolayca gelebileceği bir iş değil.

         Cahit Kaya, bir öykü kitabı yazdı. Kitabın adı, Sen Karışma... İçinde birbirinden güzel, sekiz tane öykü var. Öykülerin hepsi de sıcacık öyküler. Bilirsiniz beğeni, kişiye göre değişir.  Bu öykülerin içinde "Kemancı" öyküsünün apayrı bir yeri oldu bende. Kitaptaki en uzun öykü ayrıca.

         Kemancı öyküsü, anlatımının sıcaklığı, akıcılığı ve yer yer beni kahkahalarla güldüren diyaloglarıyla adeta büyüledi. İçtenlik, doğallık akıyor bu öyküde.

         Kemancı öyküsünde keman üreterek ve keman çalarak hayatını kazanan bir baba anlatılır. Kemancı baba, bir gün oğlunun okuduğu okula gider. Oğlunun genel durumunu soracaktır. Okuldaki öğretmenlerle görüşür. Öğretmenler, genelde çocuğu başarısız bulduklarını söylerler. Bu konuşmalar öyle sahici ki sanki karşımızda konuşuyorlar gibidir.

         Hani derler ya anlatılmaz yaşanır. İşte bu öykü de anlatılamaz, okunur. Cahit Kaya, yine ustalığını konuşturmuş.

         Sonrasında Kemancı´nın okuldan kaçan çocuğunun yanına gidip onunla ve kız arkadaşıyla oturması.

         Kemancı öyküsünden birkaç bölüm okuyalım:

Kemancı,

" Çocuklar çay söyleyecek misiniz, yoksa ben mi söyleyeyim?" dedi.

Işıl,

"Ben söyleyip geleyim." diyerek kalktı. Amacı baba- oğulu yalnız bırakmaktı.

         Kemancı, oğlunun gözlerine mutlulukla baktı.

"Kız arkadaşın çok güzelmiş. Siyah pantolon, beyaz gömlek de çok yakışmış." dedi.

         "Bunlar okul forması baba."

         Baba önüne konan çaya bakmadı bile. Gözleri ilk kez görüyormuşçasına oğlundaydı.

"Özgür oğlum, akçaağacım senin güzel sesinden çoktandır bir şarkı dinlemedim. Benim için bir şarkı söyler misin?"

"Baba, sen benimle dalga mı geçmeye mi geldin?"

         Baba, çevresine baktı, derin bir soluk alıp verdi.

"Nisan ayı, çiçekler, serin hava.. Müzik notun beş. Tüm öğretmenler seninle gurur duyuyor. Böyle bir çocuğun babası olduğum için, içim içime sığmıyor. Şarkı söylemenin tam da sırası..."

         Daha sonra önce baba şarkı söyler. Sonra oğlu da söyler. Çay bahçesinde oturanlar dönüp bakarlar, alkışlarlar.

         Baba, arabasına gidip kemanını getirir. Çalar. Benim de çok sevdiğim bir Bolu türküsüdür bu.

         "Beyaz giyme toz olur

          Siyah giyme söz olur

          Gel beraber gezelim

          Muradımız tez olur..."

         Yoldan geçenler de başlarına toplanır.

         Baba çalar, Özgür söyler; Özgür çalar baba söyler.

         Islıklar, alkışlar kesilmez.

Kenan Bey;

"Bu alkışlar bana bir oğul kazandırdı." diyerek oğluna sarılır ve ağlamaya başlar.

Gözyaşlarını silerken,

"Öğretmenlerin az bile övmüşler. Sen gerçek bir akçakavak, gerçek bir ladinsin." der.

Birçok baba oğul arasında böyle güzel, samimi konuşmalar olmuştur.  Olmamış mıdır? Olmamışsa gerçekten çok şey kaybedilmiştir şu kısacık yaşamımızda.

         Devam ediyoruz.

"Matematikçi de mi övdü? diye sorar oğlu.

"Ne yazık ki o, kavak ağacı. Ne anlar müzikten?"

"Fen bilgisi öğretmeni?"

"O, söğüt ağacı oğlum."

"Her ağaçtan keman, her öğrenciden kemancı olmaz," diyerek oğlunun koluna girer.

         Hesabı ödemeye gidince hesapların ödendiği söylenir. Çay bahçesi sahibi her hafta gelmelerini ister.

         Kemancı öyküsü, Cahit Kaya´nın "Sen Karışma" adlı öykü kitabındaki öykülerden biri. Hiç duraksamadan söyleyeyim. Yaşamımda okuduğum, hem duygulandığım hem de güldüğüm en güzel öykülerden biri.

         Cahit Kaya, ayrıca diyaloglarını çok beğendiğim bir yazar. Bu da tiyatro oyunlarına olan ilgisinden kaynaklanıyor. İçtenlik, yalınlık, gürül gürül yaşam var öykülerinde. Şimdi diğer öykülere de kısaca değinelim.

Küçük Patron, öyküsünden en sevdiğim bölümü buraya aktarıyorum.

"Şiir, roman gibi, öykü gibi değil. Sevdiğimiz şarkıyı yüz kez bin kez dinlediğimizde bile bıkmıyorsak, şiirler de öyle. Kaç kez okuduğum şiirleri yeniden okumaya başladım. Ah bir de ezberleyebilsem... Amcamın, "Ezbere şiir okuyanlar bulundukları ortama renk katarlar." sözü, her şiir okuyuşumda aklıma geliyordu."

         Diğer öyküler de keyifle okunuyor. Şimdi kitabın arka kapağına göz atıp bitiriyorum yazımı.

         Bu kitapla öyküye doyacaksınız. Yazar Cahit Kaya, eline mikrofonunu, yanına kamerasını alıp haber peşine düşen bir muhabir gibi insanların arasında gezmiş, gördüklerini, yaşadıklarını öyküleştirmiş sanki. öyle sahici bir kitap ki bu, her öyküde yaşantınızdan izler bulacaksınız. Kimi zaman kahkahayla gülecek, kimi zaman da sonraki sayfayı büyük merakla çevireceksiniz.

          Not: Şunu söylemeden de geçemeyeceğim. Cahit Kaya´nın Küçük Patron öyküsünde geçen ve belleğime çakılan bu güzel cümleyi ömrüm boyunca unutmayacağım:

"Ezbere şiir okuyanlar bulundukları ortama renk katarlar."

Anahtar Kelimeler: KARIŞMA
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BOZLAK (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
TEMMUZ ÖLÜMLERİ (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
GÜLMECE (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
ŞARLO (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
İLK SÖZLER (02 Mayıs 2017 - Salı)
Söyleşi (20 Nisan 2017 - Perşembe)
BABAM (17 Mart 2017 - Cuma)
KÜLEBİ (07 Mart 2017 - Salı)
SABAHATTİN ALİ (17 Şubat 2017 - Cuma)
KORNA (01 Şubat 2017 - Çarşamba)
YAŞAR KEMAL (21 Ocak 2017 - Cumartesi)
KİTAPLARDAN FİLMLER (31 Aralık 2016 - Cumartesi)
EDEBİYATIN TARİHİ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BEYAZ TÜNEL (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
ŞİİR UYANDIRIR (07 Kasım 2016 - Pazartesi)
GÜL NİNE (23 Ekim 2016 - Pazar)
EDEBİYAT KARIN DOYURUR MU? (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
ÖĞRETMENLERİMİZ (22 Eylül 2016 - Perşembe)
HÜSEYİN GÜNEY (06 Eylül 2016 - Salı)
Köy (16 Ağustos 2016 - Salı)
KÜÇÜK KARABALIK OLMAK (29 Temmuz 2016 - Cuma)
KIŞ MEVSİMİ BİR YOL HİKÂYESİ (11 Temmuz 2016 - Pazartesi)
ŞAHMERAN (26 Haziran 2016 - Pazar)
ANLATIM (16 Haziran 2016 - Perşembe)
YAZININ PEŞİNDEN (31 Mayıs 2016 - Salı)
RÜYALARIN PEŞİNDEN (21 Mayıs 2016 - Cumartesi)
FELSEFE NEDİR? (12 Mayıs 2016 - Perşembe)
Kaçan Uykuların Peşinden (04 Mayıs 2016 - Çarşamba)
DENİZ ÖYKÜLERİ (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Çocuklarla (20 Nisan 2016 - Çarşamba)
ÖYKÜ YAŞAMDIR (13 Nisan 2016 - Çarşamba)
HİNDİ´NİN DOSTLUĞU (06 Nisan 2016 - Çarşamba)
EKİN (30 Mart 2016 - Çarşamba)
KIRLANGIÇ (23 Mart 2016 - Çarşamba)
ATLILAR (16 Mart 2016 - Çarşamba)
TARLA SİNCABI (09 Mart 2016 - Çarşamba)
Ah Tamara (02 Mart 2016 - Çarşamba)
Altın (24 Şubat 2016 - Çarşamba)
Sayfa:
Reklam

avşa adası otelleri

/resimler/2017-8/6/1412348536800.jpg

/resimler/2017-7/18/1544492830074.gif 

/resimler/2017-6/30/1631369773436.jpg

/resimler/2017-6/30/1623242107579.gif

kutlu creative

/resimler/2017-1/24/1114325571192.jpg 

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
04:25 06:14 13:23 17:10 20:12 21:46
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Namus görünmez bir cevherdir; çok kere ona sahip olmayanlar sahipmiş gibi görünürler.

Shakespeare
Dolma iç için kullanacağınız pirincinizi mutlaka ılık suda bekletip yumuşatın ve nişastasından arındırmak için birkaç defa sudan geçirin. Böylece içinin sert kalmasını önlersiniz. Dolmamızın daha lezzetli olması için sızma zeytinyağı kullanın.

Dolma - Sarma Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları