Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


ŞIMARTMANIN SONU

ŞIMARTMANIN SONU


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk!  Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Şımartma olayına Öcalan’dan başlayalım. Öcalan bu iktidar zamanında şımartılmıştır.  Öcalan yakalandığında süt dökmüş kedi gibi idi. Benim annem Türk. Size yardımcı olurum demişti. Ne tekim bu sözlerini mahkemede de dile getirdi. İktidar Öcalan ile gizli görüşmeler yapmaya başladıktan sonra Öcalan değişmeye başladı. Gizli görüşmeler ortaya çıkınca Tayyip Erdoğan görüşmelerinin makul karşılanması için. “Bizden önceki iktidarlarda görüşüyordu” demişti. AKP’den önceki iktidarlar görüşmüş olsalar dahi. Örgüt hakkında bilgi almak için görüşmüşlerdir. Kendi menfaatlerine olacak bir görüşme yapmamışlardır.  Öcalan ile iktidarı gizli görüşmeleri kendi menfaatleri içindir.  PKK eylemlerini artırdığında çareyi Öcalan’ın örgütün eylemsizlik kararı almasını istem için görüşmüşlerdir. Öcalan’dan talepte bulunmak için görüşmüşlerdir. AKP’den önceki iktidarlar ülke menfaati için görüşmüşlerdir. Kendi iktidarları için hiçbir talepte bulunmamışlardır. Öcalan’a saygınlık kazandırmamışlardır. Öcalan AKP ile görüşmeye başladıktan sonra avukatları aracılığı ile bildiri yayınlamaya başlamıştır. AKP Öcalan ile barış sağlamak için görüşmüşlerdir. Vurmadan savaş, vermeden barış olmaz.  Barış yapılmak isteniyorsa bir şeyler verilmiş demektir. Bu görüşmeler başladıktan sonra hiçbir mahkûma tanınmayan imtiyazlar tanındı. Yalnızlıktan bahsetti. Yanına arkadaş olmaları için mahkûmlar gönderildi.  Kürt partilerinin ziyaret etmelerine izin verildi. Yerim dar dedi. Geniş yer yaptırıldı. Televizyon verildi. Kürt halkına yazılı mesajlar göndermesine izin verildi. Örgütü hapishaneden yönettiği gibi iktidara tehdit edici mesajlar gönderme imkânını buldu. Size şu tarihe kadar süre veriyorum deme cüretini elde etti. İktidara yol haritası gönderdi. Şimdi sekretarya kurulması gündeme getirildi. Bu imtiyazlar hangi mahkûma verildi? Hapiste yatan milletvekili, genelkurmay başkanı, generaller, rektörler gazeteciler oldu. Bırakın böyle imtiyaz sağlanmasını aileleri ile rahat görüştürülmediler. Dışarıdan çamaşır getirdiler onları bile vermelerine izin verilmedi. Öcalan’ı makbul adam yapmak için iktidar elinden geleni yaptı. Eskiden namaz kılıyormuş. Arkadaşları ile iftar açıyormuş diye met eden Arınç değil miydi? Bu kadar imtiyaz vererek Öcalan’ı iktidar şımartmıştır.

Örgütün ve örgüt yandaşlarının şımartılmasına gelelim. İktidar önce Kürt açılı diye bir açılım başlattı.  Ettik bir gurup için böyle bir açılım olmaz itirazları karşısında. Demokratik açılıma dönüştü. Yine itirazlar geldi. Barış ve birlik açılımına dönüştü. İktidar bu barış sürecinin başlaması konusunda Öcalan ile mutabakat sağladı. Öcalan’ın Kürt halkına hitaben yazdığı bir mektup Diyarbakır da düzenlenen bir toplantı okundu. Bu mektubun okunmasından sonra barış süreci resmen başladı. Sağlanan mutabakat ile örgüt sınır dışına çekilecekti.  2013 senesinin mayıs ayında PKK sınır dışına çekilmeye başladı. En kısa zamanda sınır dışına çıkacaklardı. Bir gurup güya çıktı. Köylerde halaylar çekerek karşılandılar. Piknik yapa yapa sınır dışına bir gurubun çıktığı basında yer aldı. İktidar da çekildiklerin söyledi. Ben dahi buna inanmamıştım. PKK sınır dışına çıkmıyor. Diyenler iktidarın sert eleştirilerine sebep oluyordu.  O zaman çekiliyorlar diyen iktidar. Şimdi bu hükümet sayesinde çekilmiyorlar diyenlerin haklı olduğu ortaya çıktı. Başbakan Davutoğlu akillerle yaptığı toplantıda. Çekilmediklerini biliyorduk. Bunu milletten gizledik dedi. Aman sürece zarar verilmesin diye. Orduyu kışlaya hapsettik. Polisi karakoldan dışarı çıkarmadık. Yapılan eylere müsamahalı davranıldı. Örgüt dağlardan köylere indi. Ses çıkarılmadı. Öz güvenlik gücü kurdular siz ne yapıyorsunuz denilmedi. Yol kestiler kimlik kontrolü yaptılar. İş adamlarından vergi altında haraç aldılar ses çıkarılmadı. Günlerce devlet yolunu trafiğe kapattılar. Şantiye binalarını basıp adamları kaçırdılar. Araçları yaktılar müdahale edilmedi. Askeri garnizonlara taciz ateşi yapıldı. Ancak karşılık verilmekle yetinildi. Karşı taarruza geçilmedi. Eskiden dağları mesken tutan örgüt köyleri mesken tuttu. Dağlarda kendilerine barınaklar yaptılar. Şehirlerin ve askeri garnizonların 15- 20 KM yakınlarına kadar yaklaşıp keşifler yaptılar. Eskiden dağlarda arama tarama yapılırdı. Bu arama tarama kaldırıldı. Hatta sınırdan daha rahat girip çıkmaları için termal kameralar kaldırıldı. İnsansız hava uçakları ile keşif yapılırdı. Buna da son verildi. Bölge tamamen örgütün kontrolüne geçti. IŞİD bahane edilerek ortalık yakıldı yıkıldı.  Kandil barış süreci bitmiştir. Örgüt elemanlarımızı gönderdik diyor. İktidar Öcalan’ın ağzının içine bakıyor. Örgütün bu kadar şımarmasına sebep, iktidarın aman sürece zarar verilmesin demesinden kaynaklanmakta dadır. Bu kadar şımartılan bir örgüt ile müzakere masasına oturuluyor. Gelişmeler her gün başka bir boyut kazanıyor. Önümüzdeki günler bazı olaylara gebedir. Bu gün geldiğimiz nokta şımartmanın sonucudur. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 23-10- 2014 Mustafa KOÇAL

  

 

 



  • Çarşamba 15 ° / 6 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

20.11.2019

  • İMSAK 06:24
  • GÜNEŞ 07:51
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:34
  • AKŞAM 17:57
  • YATSI 19:19
  • BIST 100

    107.529%0,64
  • DOLAR

    5,7103% 0,23
  • EURO

    6,3279% 0,24
  • GRAM ALTIN

    269,78% -0,67
  • ÇEYREK ALTIN

    445,137% -0,67