Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


SİYASET HİZMET İÇİN YAPILIR

SİYASET HİZMET İÇİN YAPILIR


Siyaset hizmet için yapılır. Şahsi menfaatler için yapılan siyaset kör topal yürür. Önce partinin ilkelerine bakılır. Yaptığı hizmetlere bakılır. İnsanların kafasına hangi partinin ilkeleri uygun ise o partide siyaset yapar. Bir defa siyasette dürüstlük şarttır. Dürüstlüğün olduğu yerde şahsi menfaatler ön plana çıkmaz. AKP de temayül yoklaması yapıldı. Üyeler gitti oylarını kullandı. Sandıklar Ankara'ya gitti. Sandıklar orada açılacak tasnifi yapılacak. Partililerin verdiği oylar. Yerini bulacak mı? Şayet partililerin verdiği oylar yerini bulacak olsaydı. Sandıklar adayların huzurunda açılır. Seçimi yaptıran heyet tasnifini yapardı. Bunun adına da demokratik bir seçim denirdi. Oyların tasnifinin Ankara'daki partili bir heyet tarafından yapılması anti demokratik bir seçimdir. Anti demokratik bir heyetin belirlediği aday sıralaması da anti demokratik bir liste olmaz mı? Onun için mecliste yönetimin anti demokratik getirdiği yasalarda geçer. Çünkü kendi milletvekilleri dahi ben neye oy verdiğimi dahi bilmiyorum der. Görüyor musunuz? Anti demokratik yasarın çıkması ta nereden başlıyor. Böyle olunca da! Siyasetin hizmet için yapılması rafa kalkıyor.

Kişisel menfaatler ülke ve millet menfaatinin önüne geçmiş oluyor. Siyasette dürüstlük şarttır. Bir partide siyasete başlıyorlar. Siyesi kariyer elde ediyorlar. Bu siyasi kariyeri elde ederken diğer partileri öyle eleştiriyorlar. Öyle sözler söylüyorlar. Sonrada o parti ve partililerin aleyhine hiçbir şey söylememiş gibi o partilerde siyaset yapıyorlar. Bunun dürüstlük alakası olabilir mi? Bu gibi olaylar siyasetin seviyesini düşürüyor. Vatandaşlarda kışın güneşine, siyasetçinin sözüne, kadının işvelisine güven olmaz diyor. Bunu dedirten şey siyasetteki dürüstlüğün yok olmasındandır.

Siyaset milletle yapılır. Milletinde siyasilerde bir hakkı vardır. Siyasetçi milletin omuzlarına basarak yükseldiğini unutmamalıdır. O omzuna basarak yükselttiği kişide siyasi bir hakkı doğar. Bu siyesi hakkını o siyasetçinin ödemesi gerekir. Ben senelerdir demokrat partide yönetimlerdeyim. Merkez ilçe seçimlerinde, il seçimlerinde, genel idare kurulu seçimlerinde, belediye ve milletvekili seçimlerinde oy kullandım. Particiliği de hiçbir menfaat beklemeden yaptım ve yapıyorum da. Çünkü siyaset yaptığım partinin ilkelerini benimsemişim. Belediye başkanlığı seçimlerinde adayımız olan muhteremlerin isimlerini seçim yasaklarının başladığı saatin son dakikasına kadar mikrofonlarda anons etmişimdir.  O zaman ben şu kişinin emir kuluyum diye düşünmedim. Onlar beni benim emir kulum diye düşünmüşler. Bizlerin kendileri için çalışmamızın hiçbir anlamı yokmuş gibi kabul etmişler. Milletvekili seçimlerinde milletvekili adayları içinde ayni şeyleri yaptım. Ne oldu? Bu muhteremler partiyi bırakıp başka partilere gittiler. Ben bunlara siyasi hakkımı helal eder miyim? İl başkanlarına, ilçe başkanlarına hizmet ettim. Bunlar başka partiye giderken arkadaşlarından helallik almalı idiler. Bu bir hak hukuk meselesidir.

Belediye başkanlarımızdan birisi kızını AKP'ye gönderdi. İyi güzelde! Siz kariyeri nerede yaptınız? Kimlerin sayesinde bu kariyeri elde ettiniz? Partinin yöneticileri ve o partinin üyeleri sayesinde değil mi? Kariyeriniz bitti! Partilideki arkadaşlığınızda bitti. Bu arkadaşlar benim için o kadar çalıştı. Ne yapıyorlar diye hiç aklınıza gelmiyor mu? İşte kişisel menfaatin ülke ve millet menfaatinin önüne geçtiğinin bir örneğidir bu. Öyle olmasaydı partilerinde kalırlardı.

Bir arkadaşımız da oğlunu AKP'ye göndermiş. O muhteremde kariyeri demokrat partide yaptı. Milletvekilliği yapan arkadaşımızda AKP'den aday adayı oldu. Ya arkadaşlar siz değimliydiniz gittiğiniz partinin aleyhinde konuşan. Şimdi ben dürüstüm diyebilecekler mi?  işte siyasette dürüstlük bunun için gereklidir. Bazı kişiler bizi gördüğünde yollarını değiştiriyor. Bizim anlımız açık başımız dik. Kimseden çekinecek bir olumsuz işin içerside olmadık. Kişisel menfaati hiçbir zaman ülke millet menfaatinin önünde tutmadık. Bundan sonrada tutmayacağız. Çünkü biz millete hizmeti hakka hizmet kabul etmişiz. Geçmişimiz bize temiz bir mirastır. Bu mirası bize bırakanlardan Allah razı olsun.

AKP'nin temayül yoklamasına giden bir arkadaşım anlattı. Oy kullananların yarıdan fazlası bizim eski partililermiş. Ülkenin bu günkü durumundan bu arkadaşlarımızda sorumludur. Bu vebale ortaktırlar. Meclisteki partiler ve meclis dışındaki partiler güvenlik yasasına karşı çıkıyor. 79 ilin baroları karşı çıkıyor. Vatandaşlar karşı çıkıyor. Cumhurbaşkanı ve başbakan bu yasa çıkacak diye bas bas bağırıyordu. Öcalan karşı çıktı. İktidar geri adım attı. Bu olay dahi sizi uyandırmıyorsa ben ne diyeyim. Ülkeyi iktidar mı yönetiyor? Yoksa Öcalan mı yönetiyor? Bunu içinize sindirebiliyorsanız? Helal olsun sizleler. Bu ülkeye hizmet için yapılan bir olay mıdır? Saygılarımla.

                                                                      05 – 03 – 2015 Mustafa KOÇAL



  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Cumartesi 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Pazar 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

22.11.2019

  • İMSAK 06:26
  • GÜNEŞ 07:53
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:33
  • AKŞAM 17:56
  • YATSI 19:18
  • BIST 100

    106.588%-0,20
  • DOLAR

    5,7140% 0,25
  • EURO

    6,3107% 0,05
  • GRAM ALTIN

    269,35% 0,31
  • ÇEYREK ALTIN

    444,4275% 0,31