Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


SİYASETİN KALİTESİ DÜŞÜYOR

SİYASETİN KALİTESİ DÜŞÜYOR


Ülkede alışık olmadığımız olaylar oluyor. Tayyip Erdoğan bir zamanlar CHP´yi tek adam iktidarı dönemlerinden dolayı eleştiriyordu. O zaman ülkede tek parti vardı. 1946 da Adnan menderes (mekânı cennet olsun) demokrat partiyi kurdu. Ve çok partili döneme geçildi. Demokrasi ülkeye yerleşti. Tayyip Erdoğan´ın eleştirdiği döneme son verildi. Artık muhalefet demokrasinin olmazsa olmazı oldu. Hiçbir zaman birlik beraberlik bozulmadı. Çünkü partilerin tek hedefi ülkeye hizmet etmek, vatandaşın huzur ve refahını sağlamaktı.

En ufak bir milli meselede tek yürek, tek yumruk olunuyordu. Günümüzde bunu görmek mümkün değil. 15 Temmuz da bu birlik beraberliği yaşadık. Fakat AKP´nin iktidar hırsı bu birlik beraberliğe gölge düşürdü. Demokrasinin olmazsa olmazı olan muhalefeti dışlamaya çaba harcamaya başladı. Ana muhalefetin lideri AKP´nin hedef tahtası durumuna getirildi. Amaç bir zamanlar eleştirilen tek adam dönemine dönmek için. Bir zamanlar MHP de hedeflerinde idi. MHP lideri Devlet Bahçeli ile AKP´ lideri arasında çok çetin tartışmalara şahit olduk.

Birbirlerine hakaret varan sözler söylendi. Ülkemizin alışık olmadığı olaylar yaşandı. Birbirlerini aşağılayıcı, onur kırıcı sözler söylendi. Bu kadar olay yaşandıktan sonra MHP ile AKP´nin birlikte hareket etmeye başlaması. Millette şaşkınlık yarattı. AKP MHP´yi yanına aldıktan sonra, muhaliflerden birisini muhalefet saflarında çıkarmış oldu. Tek muhalif kalmıştı oda CHP idi. Referandumda meclis dışındaki partilerde CHP ile birlikte hayır safında yer aldı. Hayır, cephesinde yer alan kim varsa. AKP ve MHP tarafında terörist olmakla itham edildi.

Hayır, cephesinde yer alan bütün partilere adeta düşman gözü ile bakıldı. Hayır, cephesinde olanlara onur kırıcı, aşağılayıcı sözler sarf edildi. Ülkeye nifak tohumu ekildi. Öyle ayrıştırma yapıldı ki? Samimi iki arkadaş dahi birbirleri ile görüşmemeye başladı. Bu nifak tohumu neden ekildi? Ülkenin tek adam tarafından yönetilmesi için idi. Şimdi birlik beraberlik çağrıları yapılıyor. Yapılıyor da? Yinede birlik olalım, beraber olalım çağrısı yaptıkları parti mensuplarını hala terör örgütü ve FEFÖ örgütü ile birlikte olmakla itham etmekte geri kalmıyorlar.

Bu ülkenin tek sahibi kendilerinin olduğunu düşünüyorlar. Biz gidersek Türkiye biter diyorlar. Allah aşkın AKP yokken bu ülkeyi dışarıdan birileri mi yönetti? Yine bu ülkenin ekmeğini yemiş suyunu içmiş olanlar yönetmedi mi? Milli bayramlarda iktidarı muhalefeti birlikte hareket ederlerdi. Şimdi milli bayramların kutlaması erozyona uğradı. Bu ülkenin kurtarıcısı ve kurucusu olan Atatürk anılmaz oldu. Meclis açılışında Atatürk´ün heykeline göstermelik çelek konuyor. Meclis başkanı konuşmasında Atatürk´ten tek kelime bile bahsetmiyor. Bu kafa ile mi birlik beraberliğe çağırıyorsunuz.

Ben tek adam dönemini az çok yaşamış birisiyim. Rahmetli babam beni cadde de bırakıp kaçtı. Sen yürü git ben senin önüne çıkacağım dedi gitti. Bir sokak ileriden önüme çıktı. Baba neden kaçtın dedim. Oğlum yol parası borcum var. Tahsildarı geliyordu ona gözükmemek için kaçtım dedi. Biz kendi malımızdan hırsızlık yaptık. Geldiğimiz dönem oraya doğru gidiyor. Şirketler vergi ödemiyor. Onlara af çıkıyor. Amma vatandaşın gırtlağına çöküp vergiyi alıyorlar. Ülke öyle ayrıştırıldı ki? AKP´li olmayanlara her kapı kapanıyor. AKP´li olanlara kilitli kapılar dahi açılıyor. Bu nereye kadar gidecek. Şimdi birileri yeni bir parti kurmaya çalışıyorlar.

Bu kurulacak partiyi kurdurmamak için engel üzerine engel koyuyorlar. Düşüne biliyor musunuz? Bunları lideri konumunda olan hanım efendi Ankara da kalacak otel bulamıyor. Bu nasıl bir demokrasidir. Oteller bu hanım efendiye yer vermiyorlar. Otellere baskı uygulanıyor. Toplantı yapmak için salon vermiyorlar.  Böyle bir siyaset olmaz. Bu siyasetin kalitesinin düştüğünün göstergesidir. Kendilerinde emin değiller korkuyorlar.

Eğer sen yaptıklarında emin isen neden? Başkasını kuracağı partiyi engellemeye çalışasın ki? Artık vatandaşın kendilerini istemediğini fark etmiş olmalılar ki? Başka partinin kurulmasına zorluk çıkarıyorlar. Korkunun ecele faydası yoktur. Peygamber efendimiz işi ehline verin diyor. Peygamber efendimizin buyruğunu göre vatandaş kimi işin ehli olarak görürse işi ona verecektir.

Hiçbir dönemde görmediğimiz olayları bu dönemde yaşıyoruz. Çünkü geçtiğimiz dönemlerde rejim konuşulmazdı. Ülkenin kurucusuna hakaret edilmezdi. Millet benden olan, benden olmayan diye bir ayrıştırılmaya tabi tutulmazdı. Parti kuranlara zorluk gösterilmezdi. Birisi partiyi kurardı. Kimsenin umurunda dahi olmazdı. Sen bu partiyi neden kuruyorsun diye soran bile olmazdı. Çünkü ülkede demokrasi vardı. Kimse birbirini aşağılamazdı.

Onur kırıcı söylemler olmazdı. Şimdi ise leblebiden nem kapılıyor. Böyle demokrasi olmaz. Demokrasi hoş görü rejimidir. Ülkede saygı sevgi diye bir şey kalmadı. Örf ve ananelerimiz yerle bir edildi. Ülkenden zenginler kaçmaya başladı. Bir insan ülkesinde neden kaçsın? Demek ki geleceğinden emin değil. Siyaset, siyaset olmaktan çıkarıldı. Menfaat siyasetine dönüştürüldü. Allah sonumuzu hayır eylesin. Saygılarımla.

Türkiye laiktir laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenler! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 03-10- 2017 Mustafa KOÇAL



  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Cumartesi 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

21.11.2019

  • İMSAK 06:25
  • GÜNEŞ 07:52
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:34
  • AKŞAM 17:57
  • YATSI 19:18
  • BIST 100

    106.785%0,00
  • DOLAR

    5,7065% 0,16
  • EURO

    6,3276% 0,29
  • GRAM ALTIN

    269,71% -0,04
  • ÇEYREK ALTIN

    445,0215% -0,04