Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


SORUNLAR HER GEÇEN GÜN ARTIYOR

SORUNLAR HER GEÇEN GÜN ARTIYOR


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Bu iktidar dönemindeki kadar sorunların arttığı bir dönem olmamıştır. Her geçen gün sorunlar daha da artıyor. Sorunlar durduğu yerde kendiliğinden artmıyor. Sorunları artıran iktidarın kendisidir. Çok önemli olayların üzerini örmek için. Devamlı gündem değiştiriliyor. Açılım sorunlu bir hal almıştır. Bu açılımdaki olayları gündeme getirmemek için. Günden başka bir olayla değiştiriliyor. 2014- 2015 eğitim yılının başlaması ile. Milli eğitimde sorunlar ayyuka çıktı. 30’za yakın okul yakıldı. Çocukların gidemeyeceği okullara yerleştirme yapıldı. Kendi dillerinde eğitim yapmak amacı ile Kürtçe okullar açtılar. Devlet bu okulları mühürledi. Devletin verdiği kararı tanımıyoruz. Diyerek bu mühürler PKK yandaşları tarafından söküldü. Öğretmen atamalarında din dersi öğretmenleri ile sınıf öğretmenlerinin atamalı yapıldı. Bir devleti yıkmak istiyorsan önce mili eğitimden başlayacaksın. Branş öğretmeni atamaları yapılmadı. Türkçe öğretmeni, tarih öğretmeni, coğrafya öğretmeni ve diğer branş öğretmenleri bu ülkenin evlatları değil mi? Din eğitimi ailelerin görevidir. Devlet talep gelirse yardımcı olur. O kadar okul yakıldı. İktidarın tek söylediği terördür diyor. Bizde bu olayların terör olduğunu biliyoruz. Bizim bilmediğimiz bir şeyler söyleyin. Bu hainliktir, bu vatana ihanettir deyin. Bu milletin vergileri ile yapılan okulu yakacaklar. Bunlar cezasız kalacak. Okul yakan bir kişi tutuklandı mı? Batıda bir Türk vatandaşı bir okul yakmış olsa hemen bulunur. Yedi bayram anasını ağlatırlardı. Terör yandaşları yakarsa sineye çekilir. Aman barış sürecine zarar verilmesin diye üzeri örtülür gider.

Bu ülkenin kurtarıcısı ve Türkiye cumhuriyetinin kurucusu Atatürk’ün heykelleri parçalanıyor. Bu ülkenin sembolü ve namusu olan bayrak yakılıyor. Kimsenin sesi sedası çıkmıyor. Asker taş yağmuruna tutuluyor. Kendisini korumak için araçların ve panzerlerin arkasına gizlenmek durumunda kalıyor. Asker zavallı bir duruma düşürülüyor. Biz büyüklerimizden askerin bir düğmesini koparanın vay haline diye terbiye aldık. Ne Atatürk’e, ne cumhuriyete ne bayrağımıza sakın saygıda kusur etmeyin diye bize nasihatte bulundular. Bunlara saygını ve sevginin yolu da milli eğitimden geçer.

Bakın Gülten Kışanak ne diyor. Çadırları yıktırmamak için komutana “ senin devletin yıkılmayacak diye söz verdi” diyor. Bu komutan ne yapsın? Komutan “ bu topraklar benim topraklarım bu topraklar üzerinde istenmeyen şeyleri yaptırmam” diye cevap veriyor.

Milli eğitimdeki sorunları ve doğudaki olayları gündemde tutmamak için rehine sorununu hallederek gündemin rotasını rehinelerin üzerine yönelttiler. Rehineler operasyonla mı kurtarıldı? Diplomatik başarı diyarlar? Hangisini doğru olduğu belli değil. Ben dünkü yazımda ABD’nin parmağı var, demiştim. MİT uydudan takip ettik demiş. Fakat IŞİD o görüntüleri biz verdik diyor. ABD uydudan takip edip o görüntüleri IŞİD’da vermiş olabilir. IŞİD’ da yakın olan bir site İslam devleti ile Türk devleti masaya oturdu. Bu görüşmelerde mutabakata varıldı. Rehineler Suriye üzerinden serbest bırakıldı diyor.

Biliyorsunuz IŞİD artık kendisine Irak, Şam, İslam Devleti denilmesini istemiyor. Liderleri Bağdadi halifeliğini ilan ettikten sonra İslam devleti olarak ismi değiştirildi. Bir beyanatında “Tayyip Erdoğan bana biat etsin” dedi. Sitenin verdiği habere dikkat edildiğinde İslam devleti ile Türk devleti masaya oturdu diyor. Bundan Türkiye’nin bu İslam devletini tanıdığı anlamı çıkarılır. İktidar masaya nasıl oturdu. Demek ki İslam devleti olarak bizi tanıyın masaya oturalım dinildi. İktidarda rehineleri kurtarmak için kabul etti anlamı çıkarılır. Cumhurbaşkanımıza gazeteciler soruyor. Takas yapıldı deniyor böyle bir şey var mı? Diyorlar! Cevap velev ki oldu diyelim! Rehinelerimiz için değmez mi? Diyor! Çankaya köşkünde rehineleri kabul eden cumhurbaşkanı onları tebrik etti. “konuştuklarımız, konuşacaklarımız, bir de konuşamayacaklarımız var. Buradaki hassasiyeti korumak durumundasınız. Korumadığınız zaman onun farklı faturaları gelir” diyor. Bunun anlamı bu olaylardan kimseye bir şey anlatmayın demektir. Yani nasıl kurtulduğunuzu bir siz bilin, bir biz bilelim, birde Allah bilsin demektir. Demek oluyor ki! Bazı tavizler verilmiş. Bunun neler olduğu bir gün mutlaka ortaya çıkar. Gün ola harman ola! Görüyor musunuz? Sonun üzerine sorun çıkıyor. Sorunlar dağ gibi büyüyor. Ülke bu sorularla boğuşuyor. Fakat iktidar bu sorunlarla uğraşmıyor. 17 ve 25 Aralık operasyonunun üzerini nasıl kapata bilirim diye paralel devletle uğraşıyor. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!

Yaşasın Atatürk milliyetçiliği!

Yaşasın Türk milleti!

Yaşasın Atatürk’ün askerleri!

Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 23- 09 – 2014 Mustafa KOÇAL

 



  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli
  • Cumartesi 15 °C / 6 °C Güneşli
  • Pazar 15 °C / 7 °C Parçalı bulutlu

Balıkesir

15.11.2019

  • İMSAK 06:19
  • GÜNEŞ 07:45
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:37
  • AKŞAM 18:01
  • YATSI 19:22
  • BIST 100

    104.665%0,85
  • DOLAR

    5,7535% 0,07
  • EURO

    6,3493% 0,13
  • GRAM ALTIN

    271,17% -0,24
  • ÇEYREK ALTIN

    447,4305% -0,24