Ozan ERTUĞRUL


Tarihe çıkartma yapıştıranlar ve Kırık Cam Teorisi

Haydarçavuş Cami önündeki tarihi çeşme kendini bilmezlerin her türlü tahribatına açık…


Haydarçavuş Cami önündeki tarihi çeşme kendini bilmezlerin her türlü tahribatına açık…

Geçtiğimiz yıllarda bir gece yarısı bu tarihi çeşmenin mermer cephelerinden birine sprey boya ile yazılar yazmıştı, gördüğümde beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Böylesine değerli bir esere nasıl böyle bir kötülük yapılabilirdi.

Ayrıca çeşmenin alındığında bulunan yazıların en azından tekniğine uygun olarak yenilenmesi  gerekiyor. Ancak bunun için uzun ve bürokratik bir süreç gerekiyor.

Bu yazının konusu ise aşağıdaki fotoğraf…

Bandırmaspor’a bağış kampanyası için hazırlanan çıkartmalardan biri tarihi çeşmenin üzerine sıkıca yapıştırılmış.

Sevgili Bandırmaspor taraftarları; yapmayın, etmeyin Allah aşkına. Gidin başka yere yapıştırın da orası yeri değil! O tarihi çeşmenin üzerine o işlemelerin üzerine bir çıkarmayı neden yapıştırırsınız.

“Çesme sanki çok mu bakımlı da küçücük bir çıkartmaya taktın” diyebilirsiniz. 

Yazının kalan kısmı Gazeteci-Yazar Sayın Hıncal Uluç’un 26 Nisan 2012 tarihli köşe yazısı ile devam edecek.

Suçlarla mücadeleyi nasıl başardın" sorusuna New York'un efsane Belediye Başkanı Giuliani'nin cevabı şöyle olmuştu..

"Metruk bir bina düşünün. Binanın camlarından biri bile kırılsa, o camı hemen tamir ettirmezseniz, çok kısa sürede, oradan geçen herkes bir taş atıp, binanın tüm camlarını kırar. Ben ilk cam kırıldığında hemen tamir ettirdim. Bir elektrik direğinin dibine ya da bir binanın köşesine, biri, bir torba çöp bıraksın.

O çöpü hemen oradan kaldırmazsanız, her geçen, çöpünü oraya bırakır ve çok kısa bir sürede dağlar gibi çöp birikir. Ben ilk konan çöp torbasını kaldırttım."

Bir sokağın suç bölgesine dönüşme süreci önce tek bir pencere camının kırılmasıyla başlıyor. Çevreden tepki gelmez ve cam hemen tamir edilmezse, oradan geçenler o bölgede düzeni sağlayan bir otorite olmadığını düşünüyor, diğer camları da kırıyorlar. Ardından daha büyük suçlar geliyor; bir süre sonra o sokak, polisin giremediği bir mahalleye dönüşüyor.

Bunu anlayan New York polisi, önce küçük suçların peşine düşmüş. Metroya bilet almadan binenleri, apartman girişlerini tuvalet olarak kullananları, kamu malına zarar verenleri, hatta içki şişelerini yola atanları bile yakalayıp haklarında işlem yapmış.

Polis bu kararlılığıyla "Küçük müçük, bizim için hiç fark etmez; bu sokağın, metro istasyonunun veya mahallenin suç üreten bir bölge olmasına izin vermeyeceğiz" demiş. "

Kırık Cam Teorisi" ABD'li suç psikologu Philip Zimbardo'nun 1969'da yaptığı bir deneyden ilham alınarak geliştirilmişti.

Zimbardo, suç oranının yüksek olduğu, yoksul Bronx ve daha yüksek yaşam standardına sahip Palo Alto bölgelerine birer 1959 model otomobil bıraktı.

Araçların plakası yoktu, kaputları aralıktı. Olup bitenleri gizli kamerayla izledi.

Bronx'taki otomobil üç gün içinde baştan aşağıya yağmalandı. Diğerine ise bir hafta boyunca kimse dokunmadı.

Ardından Zimbardo ile iki öğrencisi, sağlam kalan otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını kırdılar. Daha ilk darbe indirilmişti ki çevredeki insanlar (yani zengin beyazlar) da olaya dahil oldular.

Birkaç dakika sonra o otomobil de kullanılmaz hale geldi. "Demek ki" diyordu Zimbardo, "İlk camın kırılmasına, ya da çevreyi kirleten ilk çöpe, ilk duvar yazısına izin vermemek gerek. Aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz."



  • Pazartesi 7 ° / 1 ° Bulutlu
  • Salı 9 ° / -1 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 7 ° / -4 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

20.01.2020

  • İMSAK 06:51
  • GÜNEŞ 08:19
  • ÖĞLE 13:24
  • İKİNDİ 15:57
  • AKŞAM 18:20
  • YATSI 19:42
  • BIST 100

    122.803%1,09
  • DOLAR

    5,9060% 0,30
  • EURO

    6,5504% 0,29
  • GRAM ALTIN

    296,37% 0,51
  • ÇEYREK ALTIN

    489,0105% 0,51