Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


TERÖR BU NOKTAYA NASIL GELDİ-1-

TERÖR BU NOKTAYA NASIL GELDİ-1-


AKP 2002 de iktidar olduğunda. Terör bitme noktasında idi. Kurduklar kabinede bir tek Türk bakan yoktu. Tayyip Erdoğan´ın bir Norveç gezisinde, karşısına 4-5 genç dikliyor. ?Biz Kürdistan konsey üyesiyiz Kürtlerin durumu ne olacak? diyorlar. Tayyip Erdoğan ?Kürt sorunu diye bir sorun yok. PKK sorunu var? diyor.

Bu aralarda bir aydınlar gurubu çıktı ortaya. Bunlar önce Ermeni soy kırımı için özür dilemeye hazırız. Kampanyası başlattılar. İmza toplamaya başladılar. Bu olayın tantanası epey sürdü. İstedikleri neticeyi alamadılar. Sonra bunlar Tayyip Erdoğan´a gittiler. Biz aydınlar gurubu olarak. İktidar ile terör örgütü arasında arabuluculuk yapacağız dediler. Ve Diyarbakır´a gittiler. Orada kimlerle görüştülerse görüştüler. Tekrar Ankara ya döndüler. Tayyip Erdoğan ile görüştüler. Bu görüşmeden sonra Tayyip Erdoğan ben Diyarbakır´a gideceğim dedi. Bir müddet sonra Diyarbakır´a gitti.

TOKİ evlerinin anahtar teslim töreni yapıldı. Bu törende yaptığı konuşmada ?Kürt sorununu benim sorunum bu sorun ben halledeceğim? dedi. Norveç de önüne çıkan gençlere Kürt sorunu yok demişti. Bu Diyarbakır gezisinden sonra iklim birden değişti. Kürtçe yayın yapan TRT 6 kananlı açıldı. Bazı yerleşim yerlerinin isimleri Kürtçeye çevrildi. Sonra Öcalan ile irtibat sağlandı. Öcalan´ın yakınlarına ziyaret izni verildi.

Sonra Kürtçü parti vekillerinin de ziyaret etmelerine izin çıktı. Terör örgütü ile mücadele bırakıldı. Emniyet güçleri savunmaya çekildi. Bunu fırsat bilen terör örgütü karakol baskınları yapmaya başladı. İlk iktidar olduklarında şehit sayımız tek haneli idi. İki, üç sene şehit sayımız tek hanelerde kaldı. Ondan sonra şehit sayımız çift hanelere çıktı. İmralı ile görüşmeler gizli yapılıyordu. Sonra Oslo da görüşmeler başladı. Oslo da PKK´nın üst düzey yöneticileri ile görüşülmüş.

Karayılan sonradan bu konu ile ilgili bir açıklama yaptı. Kandilden Oslo ya gidecek olan bizim görüşmecimizi kuzey Irak´a bir uçak geldi götürdü dedi. Artık şehit sayımız üç haneli rakamlara çıktı. PKK karakol baskınları yapıyordu. Genelkurmay kandile operasyon yapalım diyor. Başbakan içeride ki 1500 teröristi hallettiniz de kandildeki 500 teröriste mi operasyon yapacaksınız diyordu. Ak tütün karakolu baskınında 20´nin üzerinde şehit vermiştik. Mekânları cennet olsun. Millet sokaklara döküldü. Her gün 2-3 yerde gösteri yürüyüşleri yapılıyordu. Bu baskılar karşısında iktidar meclise tezkere getirdi. Sınır ötesine operasyon yapma yetkisi aldı.

48 gün sonra tezkere genelkurmaya gönderildi. Bir gece Hava kuvvetlerimiz kandile operasyon düzenledi. Hava operasyonun arkasında mutlaka kara operasyonu yapılması gerekiyordu. Ordu kara operasyonuna başladı. Birliklerimiz kuzey Irak´a girdi, hedef kandil idi. 4-5 gün sonra ABD den bir elçi geldi. Önce genelkurmay başkanı Büyükanıt ile görüştü. Büyükanıt belirlediğimiz hedeflere ulaşana kadar operasyon devam edeceğiz dedi. Sonra hükümet ile görüştü ve gitti. Sabah kalktık kara operasyonu durdurulmuş. Bu kara operasyonu iktidar tarafında durdurulmamış olsaydı. Bu gün PKK diye bir örgüt olmazdı.

Bu kara operasyonunun durdurulması yapılan hava operasyonunun boşa gitmesi olmuştur. Bu arada Öcalan ile yapılan bir anlaşma gereğine göre. Kandil ve mahmur kampında bir gurup PKK militanı barış elçisi olarak ülkeye geldi. Bu grup davul zurna eşliğinde karşılandılar. Yalnız bir sorun vardı? Gelen bu militanların tutuklanması gerekiyordu. Bu sorunda iktidar tarafından aşıldı. Hemen sınır kapısına mahkeme heyeti gönderildi. Seyyar mahkeme kuruldu. Gelenlerin pişmanlık yasasından yararlanmak için geldikleri kararı verildi. Konvoy halinde Diyarbakır´a gittiler.

Doğu illerini dolaşarak söz de barış elçiliği yapacaklardı? Onlar ne yaptılar? PKK ya militan devşirdiler. İktidar bunu geç anladı. Haklarında yakalama karı çıkarttı. Fakat onların hiç birisi bulunamadı. Onlar sınır dışını çoktan çıkmışlardı. Bu arda iktidar ordunun görevini değiştirdi. İç hizmet kanununun 35´ci maddesini değiştirdi. Bu madde ordunun görevi ?cumhuriyeti korumak ve kollamaktır? diyordu. Değiştirilerek ?ordunun görevi ülkeye dışarıdan gelecek saldırı ve tehditleri önlemektir? şeklinde değiştirildi. Bu değişikliğin anlamı içerideki olaylara karışamaz demekti.

Artık ordu PKK ile mücadele etmeyecek. Yapılacak saldırılarda kendisini savunmaktı. PKK ile mücadele emniyetin üzerine yıkılmıştı. Şehit sayımız her geçen gün artıyordu. Yine Öcalan ile bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaya göre PKK militanları. Sınır dışına çıkacaklardır. Diyarbakır da Öcalan´ın mektubu okunarak bu sınır dışına çıkma işlemi başlatıldı. Bu uygulanan çekilme olayı bana göre yanlıştı. İktidar silahları ile birlikte çekilsin de nasıl çekilirlerse çekilsinler diyordu. Çekilme böyle olmamalıydı. Sınırda oluşturulan bir ekibe silahların teslim etmeliydiler.

İkincisi çıkan PKK militanlarının isim listesi mutlaka bu ekibe teslim edilmeliydi. Göstermelik bir gurubun sınırda basına resimlerini verdiler. Onlarında çıkıp çıkmadığı belli olmadı. Bu gurubun resimleri ilk ve son oldu. Sınır dışına çekilme olayı da hüsran ile neticelendi. Davutoğlu bu çekilme olayını şöyle itiraf etti. ?Çekilmediklerini biliyorduk. Millette infial uyandırmasın diye açıklamadık? dedi. Bu konuya devam edeceğim. Saygılarımla.

Türkiye laiktir laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

                                                                   18- 12- 2017 Mustafa KOÇAL  

 



  • Pazartesi 16 ° / 7 ° Bulutlu
  • Salı 17 ° / 10 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 15 ° / 6 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

18.11.2019

  • İMSAK 06:22
  • GÜNEŞ 07:48
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:35
  • AKŞAM 17:59
  • YATSI 19:20
  • BIST 100

    105.380%0,00
  • DOLAR

    5,7508% 0,14
  • EURO

    6,3635% 0,21
  • GRAM ALTIN

    270,82% -0,02
  • ÇEYREK ALTIN

    446,853% -0,02