Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


TERÖRDE GELDİĞİMİZ NOKTA

TERÖRDE GELDİĞİMİZ NOKTA


 

Terörde geldiğimiz nokta açılımdan sonraki iktidarın tutumundan dolayı bu noktaya gelinmiştir. Kürt açılımı ile işe başlandı. Sonra bu açılımın isimi değiştirildi. Dostlu birlik beraberlik ve barış açılımına dönüştürüldü. Bu açılım sürecine ilk önce kandil ve mahmur kampında teröristlerin gelmesi ile başlandı.

Habur da teröristler davul zurna eşliğinde halaylar çekilerek karşılandı. Ayaklarına seyyar mahkeme götürüldü. Bu teröristlerin ifadeleri alındı. Hâkimlerin ?pişmanlık yasasında faydalanmak için geldiniz? değil mi sorusuna. ?Hayır, barışa katkı sağlamak için liderimiz Öcalan´ın çağrısı üzerine geldim? demelerine rağmen. Tutanaklara pişmanlık yasasında faydalanmak için geldikleri yazıldı. Bu gelen teröristler. Bütün doğu Anadolu ve güney doğu Anadolu şehirlerini dolaşarak mitingler yaptılar.

Kimse sesiniz çıkarmadı. Gençleri örgütlediler örgütün propagandasın yaptılar. Toplantılar düzenlediler konferanslar verdiler. Aldıkları görevi tamamladılar. Geldikleri yere döndüler. Bu arada bunlar için yakamla kararı çıkarıldı. Hepsi zaten geldikleri yere dönmüştü. İşte bu dönemde ordunun bazı faaliyetleri kısıtlandı. Sınır ötesi operasyon yapması, ülke içersinde arama tarama yapması. Hata termal kameraların kaldırılması gibi faaliyetleri kaldırıldı. Sonra açılım süreci barış sürecine dönüştü. Bu sürecin vatandaşa anlatılması için tek yanlı olan akiller gurubu oluşturuldu.

Bunlar 7 bölgede üç ay görev yaptılar. 45 bin lirada maaş aldılar. Sonra iktidara rapor sundular. Vatandaşın % 80´nin barış sürecini istiyor dediler. Raporun teferruatına girmeyeceğim. Bunların raporu doğrultusunda barış süreci başlatıldı. Öcalan ile yapılan görüşmelerde metin hazırlandı. Ve Diyarbakır da bu mektup okutularak resmen barış süreci başlamış oldu. Yurt dışına çekileceklerdi. Çekilmediler! Terör örgütü iktidarı kandırdı. Tekrar bir anlaşma yapıldı. Barış süreci tazelendi. Bu sürece gelene kadar terör örgütü ülke içersinde ne yapacak ise onun hazırlıklarını tamamladı. Bu sürecide kullanarak hazırlığa başlandı. Ordunun elinden operasyon yapma yetkisi alındı.

Ordu kışlaya polis karakola hapsedildi. Daha önceden hazırlığını tamamlamış oldukları öz güvenlik güçleri görev yapmaya başladı. Yol kesip kimlik kontrollerinde tutunda esnaftan haraç toplamaya kadar her şeyi yaptılar. Devletin kara yollarını trafiğe kapatıp. Kara yolunda hendekler açtılar. Kırsala tamamen hâkim oldular. Köylere yerleştiler. Şehirlere yerleşmeye başladılar. Ve bu gün o ilçelerde gördüğümüz olayların hazırlıkların yaptılar. İktidar bu hazırlıkları görmezlikte ve duymazlıktan geldi. İlçelerin girişlerine bombalı tuzaklar kurdular. İlçenin merkezine çukur kazıp uzaktan kumandalı bomba düzenekleri yerleştirdiler. Yerleştikleri binaları tüneller ile birbirine bağladılar. Bunları yaparlarken devletin araçlarını ve devlerin malzemelerin kullandılar. Çok rahat hareket etiler. Vatandaşlardan emniyete şikâyet edenlere biz karışmıyoruz. Kaymakama veya valiye gidin denildi. Yetkimiz yok denildi.

Çünkü emniyet ve ordu devre dışı bırakılmıştı. Ordu valilere operasyon izni için müracaatta bulunduğunda. Yalnız size bir taciz olursa kendiniz korumak için karşılık verin cevabı ile karşılaştılar. Terör örgütü yapabileceği her şeyi yapmış. Pekiyi bu bombalar döşenirken iktidar ne yaptı? Aman barış süreci bozulmasın diye gördüğünü görmezlikten geldi. Duyduğunu duymazlıktan geldi. Bu süreçten sorumlu olan Beşir Atalay´a bu durumlar söylendiğinde. ?Hepsini biliyoruz. Endişe edilecek bir şey durum yok? diye cevapladı. Bülent Arınç ? bu durumlar cumhurbaşkanına anlatıldı? diye beyanda bulundu. Hiç kimse bu işin üzerine gitmedi. Sonra cumhurbaşkanı Arap ülkelerinden gelirken masanın bir tarafına devlet oturmuşsa bu yanlıştır.

?Benim bu mutabakattan haberim olmadı? dedi. Bülent Arınç ?haberinin olmaması mümkün değil. Arkadaşlar kendisine devamlı bilgi verdiler? dedi. Haberinin olmaması mümkün değildi. Çünkü hükümetin heyeti ile HDP´nin heyeti bir araya geldi. Yalçın akdoğan bu mutabakatı basına açıklarken ?nevruzda Diyarbakır da demokrasi ateşini birlikte yakacağız. Ateşin üzerinden birlikte atlayacağız? dedi. Dolmabahçe mutabakatını tanımıyorum diyen cumhurbaşkanı bu seferde. Senelerce aman barış sürecine zarar vermeyin demesine rağmen. Barış sürecinin buzdolabına kaldırıldığını söyledi. Ve bu günkü olaylar başladı. Başlayan bu olaylarda 400 yakın şehit verdik. Ülke kan gölüne döndü.

Her gün şehit cenazeleri kaldırmaktan millete bir hala oldu.  Hala şehit geliyor. İki günde 18 şehit verdik. Millet acı çekmekten bitap düştü. 2002 senesinde bitme noktasına gelen terör bu gün bu noktaya gelmiştir. Asker ve polis perişan durumdadır. Artık onlarda arkadaşlarını pisipisine şehit vermekte bitap düştüler. Ya Rabbi şehit namazı kılmaktan yorulduk. Bizlere şükür namazı kılmayı nasip et. Şehit gelmeyen günler görmemizi nasip et. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 05 ? 04 ? 2016 Mustafa KOÇAL

 



  • Salı 13 ° / 3 ° Sağanak
  • Çarşamba 16 ° / 2 ° Bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Bulutlu

Balıkesir

10.12.2019

  • İMSAK 06:41
  • GÜNEŞ 08:11
  • ÖĞLE 13:06
  • İKİNDİ 15:30
  • AKŞAM 17:51
  • YATSI 19:15
  • BIST 100

    108.786%-0,08
  • DOLAR

    5,8111% 0,03
  • EURO

    6,4314% 0,02
  • GRAM ALTIN

    272,81% 0,37
  • ÇEYREK ALTIN

    450,1365% 0,37