Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


TERÖRÜ BİTİRECEĞİZ -1-

TERÖRÜ BİTİRECEĞİZ -1-


Başbakan terörü bitireceğiz diyor. Hem de çok keyifli söylüyor. Elini sallayarak ?tek terörist kalmayana kadar mücadelemiz sürecek? diye öyle keyifli söylüyor ki.  İnsanın inanası geliyor. Diyelim ki terörü bitirdiniz? Bununla övünecek misiniz? Övünmek hakkınız olabilir. Pekiyi bu kadar şehidin vebali kimin olacak? Bu şehitlerimizin hesabını kim verecek?  ?Bu terör örgütünü şımartan kimdi? diye. Size birisi soru sorsalar nasıl cevap verirdiniz? Bize bu terörünü geçmiş iktidarlar devretti. İktidar olduğumuzda terörü kucağımızda bulduk mu dersiniz? Yoksa terörü dış güçler besledi mi dersiniz? Bu ülkenin ordusuna Allah zeval vermesin. Allah ordumuzdan razı olsun. Bu vatansever ordu sayesinde bu gün terörün beli ha kırıldı. Ha kırılacak duruma gelinmiştir. Gelmiştir de çokta şehit vermiştir. Neden bu kadar şehit verdiğimize bir bakalım karşımıza ne çıkacak. Ordumuz dünyada sayılı ordular arasında idi. Ülkede orduya güven % 92 idi. Böyle güvene sahip olan bir orduya güveni maalesef iktidar. % 70´şi altına düşürmüştür. Ne olduğu beli olmayan? Haham olduğunu iddia eden Tuncay Güney denen bir kişinin söylemleri üzerine. Ergenekon olayı ortaya atıldı. Bazı emekli ordu mensupları tutuklandı. Arkasında baloz davası devreye girdi. Toprağa gömülmüş silahlar mühimmatlar bulundu. Olacak iş değil denizden silah çıkarıldı. Kuvvet komutanları ve iktidarın birlikte çalıştığı genelkurmay başkanı tutuklandı. Bu tutuklananlar terör örgütü kurmak ve yönetmek iddiası ile yargılandılar. Bu yargılanma sırasında iktidar mensupları tarafından. Ülke bağırsaklarını temizliyor denildi. İyi ki bu generallerle savaşa girmemişiz denildi. Ordu içindeki karuzatlar (pislik) temizleniyor denildi. İşte bu olaylar orduya güveni % 70´şin altına düşürdü. Öyle ileri gidenler oldu ki bunları yağlı kazığa oturtmak lazım dahi dediler. Bir TV programında birisi bu şerefi generaller bunları yapmaz dedi. Programa katılan diğerleri o kişiyi nerede ise döveceklerdi. Nasıl sen bu şerefsizlere şerefli dersin diye. O kişiye hücum ettiler. Sonuna ömür boyu hapis cezasına çarptırılanlar oldu. Sonra cemaat ile birlikte iktidarın orduya kumpas kurduğu ortaya çıktı. Ve berat ettiler. O kumpasın ceremesini de şimdi millet çekiyor. O şerefsiz dedikleri ordu mensuplarına şimdi. Tazminat ödeniyor. Dönemin başbakanı dahi ?ben bu davaların savcısıyım? demişti. Silahlı kuvvetler iç hizmet kanunun 35. maddesi ordunun görevini tanımlayan bu madde. İktidar tarafından değiştirildi. Madde şöyle idi. Anayasa ile belirlenmiş Türkiye cumhuriyetini korumak ve kollamaktır. Şeklinde olan bu madde şu duruma getirildi. TSK görevi dışarıdan gelecek tehlikelere ve tehditlere karşı ülkesini korumaktır. Şeklinde değiştirildi. Bunun anlamı içerideki olaylara müdahil olmaz idi. Şimdi ordu bu yetki konusunda değişiklik yapılmasını istiyor. Çünkü doğuda ordunun bu olaylara müdahil olması kanunsuz sayılıyor. Orduyu bu duruma getiren iktidardır. O madde değişikliğinden sonrada orduya operasyon yaptırmadılar. Ordu operasyon yapmak için mülki amirlerine müracaat ettiğinde. Size bir saldırı olmadıkça hiç müdahale etmeyeceksiniz şeklinde cevap verildi. O yetki kanununda değişiklik yapıldıktan sonra. Barış süreci başlatıldı. 3 seneyi aşkın bir zamandır ordu tek bir operasyon yapamadı. İkinci hava taktik kuvvetlerinin binasının önündeki bayrak direğinde bayrağımız militanlar tarafında indirildi. Kimse müdahale etmedi. Neden? Aman barış sürecine zarar verilmesin diye. PKK militanları tarafında bir uzman çavuş şehit edildi. Uzman çavuş doldur boşalt yaparken kendisini karnından vurdu denildi. Hâlbuki böyle bir durumun olması mümkün değildir. Neden? Bu yolu seçtiler? Barış sürecine zarar verilmesin diye. Bu barış süreci ülkenin başına öyle bir bela açtı ki. Ülkeyi kan gölüne çevirdi. Bu barış sürecinden önceki dönemlerde bir senede verdiğimiz şehit sayısını bir ayda vermeye başladık. Neden? Barış süreci boyunca teröristler ile ne polis nede asker karşı karşıya gelmedi. Gelmedi dersek yalan söylemiş olurum geldiler. Teröristler karayollarını trafiğe kapattı. Hendekler açtı. Bu hendekler kapatılmasın diye. Yol kenarına çadırlar kurdular. Askerlerimiz ve polisimiz onları aldıkları emir gereği 100 metre ileriden seyrettiler.

Teröristler önce kırsala hâkim oldular. Nasıl oldular? Asker daha önce dağlarda arama tarama yapıyordu. Teröristlere göz açtırmıyordu. Arama tarama kaldırıldı. Meydan onlara kalınca önce kendi öz güvenlik güçlerini kurdular. Bunlar aracılığı ile örgüte elaman sağladılar. Önce köylere yerleştiler. Baktılar ki kimseden ses çıkmıyor. Sonra ilçelere ve şehirlere yerleştiler. Önce karayollarına hendekler açtılar. Yine ses çıkaran olmayınca yerleşim yerlerine hendekler kazmaya başladılar. Sonrada devletin araçlarını ve malzemelerini kullanarak bomba tuzaklarını kurdular. Böylelikler bu günkü duruma gelindi. Bunlar yapılırken istihbaratın hiç mi haberi olmadı? Söylemlere bakılırsa yetkililerin haberi olmuş. Bilhassa bu süreçten sorumlu olan Beşir Atalay´a bu duru anlatılmış. ?Hepsinden haberimiz var. Endişe edilecek bir durum yok? demiş. Yarın bu konuya devam edeceğim. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 17-04- 2016 Mustafa KOÇAL 



  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli
  • Cumartesi 15 °C / 6 °C Güneşli
  • Pazar 15 °C / 7 °C Parçalı bulutlu

Balıkesir

15.11.2019

  • İMSAK 06:19
  • GÜNEŞ 07:45
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:37
  • AKŞAM 18:01
  • YATSI 19:22
  • BIST 100

    103.781%-1,00
  • DOLAR

    5,7527% 0,06
  • EURO

    6,3437% 0,04
  • GRAM ALTIN

    271,86% 0,65
  • ÇEYREK ALTIN

    448,569% 0,65