Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


TOPLUMDA HUZUR KALMADI

TOPLUMDA HUZUR KALMADI


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm;  yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Toplumun hiçbir kesiminde huzur kalmadı. İnsanların psikolojisi bozuldu. Ülkede vatandaşın huzurunu saylayacak olan iktidardır. Gelin görün ki huzurun bozlumlasın dan menfaat sağlamaya çalışan bir iktidar var. Geçim sıkıntısı almış başını gidiyor. Esnaf sıkındı da alacağını alamıyor. Borcunu ödemede zorlanıyor. Memur, emekli, işçi borç batağında, kredi kartları ile yaşamını sürdürmeye çalışıyor. İcra daireleri ağzına kadar icralık vatandaşların dosyaları ile dolu. Vatandaşın kredi kartı ve tüketici kredilerine olan borcu 160 milyona dayanmış. Bunun üzerine ülkenin sorunları çıkmaza girmiş. Bu kadar sorunlar ile boğuşan bir toplumda huzur olur mu?

Bir toplumda huzurun olamadığını gösteren tabloyu gazetelerde her gün görüyoruz. Bir ülkede şiddet varsa o toplumda huzur yok demektir. Açın gazete sayfaların her gün 4 -5 cinayet veya şiddet olayı görürsünüz. Toplumumda huzuru bırakın ailelerde huzur kalmadı. İnsanlar durdukları yerde neden cinayet işlesinler? İşte bunun sebebi huzurun bozulmasındandır. Huzuru bozuk olan kişi ve kişiler her an pimi çekilmiş bomba gibidir. En küçük bir olayda bom diye patlarlar. Çünkü insanların kafasında bin bir türlü düşünceleri var. Eskiden yolda konuşarak gideni gördüklerinde deli diyorlardı. Şimdi sokalar da konuşarak gidenlerin sayısı o kadar artı ki karşılaştığımız kişilerin nerede ise % 30’u sokakta kendi kendine konuşarak dolaşıyor. Bazıları konuşmayı bırakın el kol hareketleri dahi yaparak dolaşıyor. Bunların hepsinin deli olması mümkün değil.

Bu huzursuzluk bazılarına cinnet geçirecek dereceye ulaştığı için cinayetler oluyor. Bunların çoğu kişisel huzursuzluktan kaynaklanıyor. Birde toplumsal huzursuzluklar giriyor işin içersine. Bununda sebebi iktidarın uyguladığı baskıdan kaynaklanıyor. Demokratik yollardan haklarını aramak isteyenler. Yürüyüş ve basın açıklaması yaparak seslerini duyurmak istediklerinde karşılarında iktidarın baskıcı tutumu ile karşılaşıyor. Polisin aşırı güç kullanması neticesinde hayatlarını kaybedenler oluyor. Yaralananlar oluyor, gözaltına alınanlar oluyor. Bu duruma düşenlerin aileleri ve yakınları huzursuz oluyorlar. Ayrıştırma aldı başını gidiyor. Bizden olanlar, bizden olmayanlar ayrımcılığı insanları haliyle huzursuz ediyor. Birde bunun üzerine mezhep ve soy ayrımcılığı da işin içersine girince olay daha karmaşık hal alıyor.

Devletin görevi vatandaşlarını birlik ve beraberlik içersinde tutmak olduğu bir kenara bırakılıyor. Kendi içlerindeki sorunun çözümünde “düşmanlarımızı sevindirmeyelim” deniliyor.

Böyle bir ayrımcılık yapmak yönetimin yapacağı bir iş değildir. Ben bir Türk vatandaşı olarak bunlardan huzursuz oluyorum. Atalarımız Türklük uğruna şehit olmuşlardır. Bu vatan toprağının bütünlüğünü korumak için binlerce şehit vermişiz. Kalkıyorlar Türklükle uğraşıyorlar. Ülkenin bölünmez bütünlüğünü tehlikeye sokacak gizli görüşmeler yapıyorlar. Türk soyundan gelenler bu türlü davranışlardan huzursuz olmayacaklar mı? Elbette olacaklar! Ülkenin bölünmez bütünlüğünün tehlikeye sokulmasından binlerce şehidin aileleri ve yakınlar huzursuz olmayacak mı? Vatanını seven vatandaşlar huzursuz olmayacak mı? Ülkenin düşman işgalinden kurtarılmasının mimarı olan, Türkiye Cumhuriyeti devletini kuran ulu önder Atatürk’ün itibarsızlaştırılmasından bu millet huzursuz olmayacak mı?

“Cemaat ne istedi ise verdim” söyleminden ne anlıyorsunuz? Demek ki cemaate bir şeyler verilmiş. Kimden ne alındıda! Buna karşılık ne verildi. Bunların gündeme gelmesinden vatan sevenler ve Türk milliyetçileri endişelenmeyecek mi? Bu olay toplumda huzursuzluk yaranmayacak mı? Milleti en çok huzursuz eden önemli birkaç konu var. Türklükle, Cumhuriyetle, Atatürk’le uğraşmaktır. Diğer bir konu ülkenin bölünmesi konusunda yapılan gizli görüşmelerdir. BDP milletvekili “hükümetin sözünü tutmasını bekliyoruz” diyor. Demek ki verilmiş bazı sözler var demektir. İşte bunların bilinmemesi milleti huzursuzluğa sevk ediyor. Bu olayları üst üste koyduğumuzda huzursuz olan bir toplum var demektir. Huzurlu olan yok mu? Var! AKP ve AKP’ye çanak tutanlar ile AKP sayesinde tuzu kuru olanlar. Birde duyarsız olanlar huzurlu. Dünya yansa el kadar hasır’ı yanmayanlar. Türklük yok ediliyormuş! Ülke bölünüyormuş! Çocuklarının geleceği tehlikede imiş, hiç bunları umursamayıp, yalnız kendi menfaatleri için AKP’ye destek verenler huzurlular. Allah bizlere huzurlu günleri gösterecek inşallah. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

                                                NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!          

28 – 11- 2013 Mustafa KOÇAL



  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Cumartesi 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Pazar 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

22.11.2019

  • İMSAK 06:26
  • GÜNEŞ 07:53
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:33
  • AKŞAM 17:56
  • YATSI 19:18
  • BIST 100

    106.805%0,02
  • DOLAR

    5,7003% 0,05
  • EURO

    6,3083% -0,02
  • GRAM ALTIN

    268,37% -0,53
  • ÇEYREK ALTIN

    442,8105% -0,53