Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ?

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ?


Türk Silahlı Kuvvetleri her türlü siyasi tesir ve düşüncelerin dışında ve üstündedir?

Gazi Mustafa Kemâl Atatürk, asker siyaset ilişkisine nasıl bakıyordu?

                Gazi Atatürk´ün asker-siyaset ilişkisine bakışını iki bölümü ayırmak gerekiyor.

                Birinci bölüm; 1908´e kadar olanıdır.

                Osmanlı İmparatorluğu döneminde ordunun siyasete ilk müdahalesi 3 Temmuz 1908´de gerçekleşti. Kolağası Niyazi Bey´in halk ve bir kısım askerle dağa çıkarak isyan etmesi meşrutiyet´e giden yolu açtı.

                O dönemde askerlere hâkim olan düşünce şuydu:

İyi durumda olmayan ülke yönetimi için tek çıkış yolu vardır. O meşruti idaredir. Bunu sağlayacak tek güç de ordudur.

                Gazi Mustafa Kemâl, Ali Fuat´ın da etkisiyle 1908 Şubat´ında İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİ´ne katıldı. Zaten 5 ay sonrada cemiyet´in siyasete müdahalesi gerçekleşti. Ancak, Gazi Mustafa Kemâl cemiyet´te önde gelen bir kişi değildi!

                3 Temmuz 1908 müdahalesi sonrası Gazi Mustafa Kemâl´in asker-siyaset ilişkisine bakışının tamamen değiştiğine şahit oluyoruz.

                Gazi Mustafa Kemâl, o günlerde Osmanlı İmparatorluğu´nun başına gelecekleri adeta görmeye başladı. İmparatorluk çatırdamaktaydı bu durumda en az kayıpla çıkabilmesi içinse, en önemli olan Türk ordusunun her bir askerini koruyarak, mevcudiyeti ve etkinliğini korumalıydı.

                Değerlendirmesi şöyleydi: ?Ordu muhakkak ve derhal siyasetten çekilmelidir. Aksi takdirde, bir kuvvet olma vasfını kaybedecektir. Bu ise, memleket için felaket olacaktır!?

                Gazi Mustafa Kemâl ve arkadaşları, meşrutiyet´in ilanı üzerine hürriyeti sağlamakla az veya çok gayret göstermiş olan subayların, kendilerini birdenbire politika içine yuvarlanmış olduklarını, üst ve ast arasında orduyu ayakta tutan geleneksel saygı ve disiplinin azaldığını görmüşlerdi. Bu durumda, savaş da kapıdaydı.

                13 Nisan (31 Mart) 1909 İstanbul´da gericilerin başlattığı 31 Mart isyanı çıktı, İsyan Harekât Ordusu´nun müdahalesi ile sonuçlandı. Mustafa Kemal ?de Harekât ordusunda görevliydi.

                22 Eylül 1909´da İttihat ve Terakki Cemiyeti´nin ikinci kongresi toplandı, Gazi Mustafa Kemâl Kongrede yaptığı konuşmada şunları söyledi:

                ?Ordu mensupları cemiyet içinde kaldıkça millete dayanan bir parti kuramayız, ordu da zaafa uğrar. Ordu ile Cemiyeti ayıralım. Cemiyet tam anlamıyla bir parti halinde milletin bünyesinde kök salsın. Ordu da asıl vazifesiyle uğraşsın, ordu mensuplarının istifa suretiyle ordudan çıkaralım, cemiyet´e mal edelim. Bundan sonra, askerlerin herhangi bir partiye, siyasi bir teşkilata girmesini önleyecek kanuni yaptırımlar koyalım.?

                Gazi Mustafa Kemâl´in bu teklifi kongrede tepkiyle karşılanmıştır. Neredeyse, üç yıl sonra

2 Temmuz 1912´de askerlerin siyasetle uğraşmalarını önleyecek bir yasa yürürlüğe sokuldu. Ancak çok geçmeden. Üç ay sonra Balkan Savaşı başladı ve bunun bedeli de oldukça ağır kayıplar ile ödendi.

                23 Ocak 1913´te Enver Talat Paşa´nın öncülüğünde bir grup, kabine toplantısı halindeyken bir baskın gerçekleştirildi. Harbiye Nazırı bu olaylar esnasında öldürüldü. Hükümet istifa ettirildi. Bu sonuçta KANLI BİR ASKERİ DARBEYDİ.

                Fethi Okyar ve Gazi Mustafa Kemâl bu olay üzerine ortak imzayla Sadrazamlığa bir mektup gönderdiler. Mektup büyük bir eleştiriyi ihtiva ediyordu.

Yazılan şuydu; ?23 Ocak Hükümet Darbesi yapanlar cezalandırılmadıkları gibi önemli görevlere geçirildiğinden Osmanlı Kabinesi´nin söz konusu darbeyi oluşturan düşünceyi takdir eylediği ve göstericilerle düşünce ve işbirliği edeceği anlaşılmıştır.?

                Fethi Okyar ve Gazi Mustafa Kemal, İmparatorluğu çok büyük tehlikelerin beklediğini, bu nedenle Babıâli Baskını´nı doğru bulmadıklarını, ordunun siyasetin daha da içine çekileceğini düşünüyorlardı. Büyük bir cesaretle, hatta emir-komuta zinciri atlayarak bu mektubu yazmışlardı.

                İkisi ne verilen ceza Fethi Okyar´ın büyükelçi, Mustafa Kemâl´in ateşe militer olarak Sofya´ya sürülmesi oldu.

                Gazi Mustafa Kemâl´in bundan sonraki yaşamında sıkı sıkıya bağlı kaldığı, husus yasallık ve meşruiyetin kazanılması olmuştur.

                Ancak, İstiklal Savaşı esnasında ve hatta Cumhuriyet´in ilk yıllarında, komutanlarını yani askerlerin komutanlık yanında meclis´te milletvekili olduklarını da görüyoruz. Bu nasıl oluyor, doğrusu İstiklal Savaşı esnasında komutanlardan bazılarının aynı zamanda milletvekili oldukları anlaşılıyor, hatta kabul de ediliyor. Bu bir savaş durumudur. Belki de o süreçte faydalı da olmuştur!

                Ancak, 1924 Anayasa´sının da askerlik ile milletvekilliğinin yürütülebileceğinin kabul edilmesi biraz sorunludur. Yeni anayasa ile bu işe son verilebilirdi. Fakat Gazi Mustafa Kemal Atatürk´ün bu iş için herhalde biraz daha zamana ihtiyacı vardı.

                İstiklal Savaşı, sonrası Kazım Karabekir ve Ali Fuat Paşalar orduda kalmayı tercih etti. Neredeyse bir yıl sonra ordudan ayrılmaya karar verdiler. Asıl neden de, yeni bir parti kurmayı düşünmeleriydi.

                1924 yılı Ekim ayında ordudan istifa ettiler. Bu olay üzerine, Gazi Mustafa Kemâl Atatürk, Mareşal Fevzi Çakmak´tan milletvekilliğinden ayrılmasını istemiş, Mareşal de bu isteği hemen yerine getirmiştir.

                Bunun üzerine milletvekili olan komutanlara Mustafa Kemâl şu telgrafı göndermiştir:

?Bana olan güven ve sevginize dayanarak gördüğüm ciddi lüzum üzerine milletvekilliğinden istifa ettiğinizi bildiren bir yazıyı Meclis Başkanlığı´na bildirmenizi teklif ediyorum.?

                Böylece, komutanların milletvekili olmaları olayı son bulmuştur. İşte bundan sonra;

Gazi Mustafa Kemâl Atatürk ile Mareşal Fevzi Çakmak; İç Hizmet Kanunu´na 43. Maddeyi beraber kaleme aldılar. O madde, bu güne kadar aynen korunmuştur. Maddeyi söylemiştik bir kere daha tekrarlayalım:

?Türk Silahlı Kuvvetleri her türlü siyasi tesir ve düşüncelerin dışında ve üstündedir.?

                Bu madde, bize Gazi Atatürk´ten kalmıştır. Özellikle, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılandırılması konusunda, mevcut olan askerlerin özenle üzerinde durmaya çalıştığı konuda budur.

                Eğer, sizler bizler Türk Silahlı Kuvvetleri´ni siyasi tesir ve düşüncelere açarsak, sadece ordunun ?MİLLİ ORDU? niteliğine büyük bir zarar vermekle kalmayız. Ordu´nun temellerinin çökmesine neden oluruz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk´ün işaret ettiği yoldan dışarı çıkmış olursunuz!..



  • Salı 17 °C / 9 °C Güneşli
  • Çarşamba 17 °C / 9 °C Parçalı bulutlu
  • Perşembe 16 °C / 10 °C Bulutlu

Balıkesir

12.11.2019

  • İMSAK 06:16
  • GÜNEŞ 07:42
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:39
  • AKŞAM 18:04
  • YATSI 19:24
  • BIST 100

    104.130%0,98
  • DOLAR

    5,7723% -0,03
  • EURO

    6,3615% -0,15
  • GRAM ALTIN

    269,70% -0,17
  • ÇEYREK ALTIN

    445,005% -0,17