Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


TÜRKİYENİN AYNASI MECLİSTİR

TÜRKİYENİN AYNASI MECLİSTİR


Türkiye´nin durumunu merak edenler meclise baksın. Çünkü meclis Türkiye´nin aynasıdır. Meclisin son günlerdeki durumunu gördükçe insanın kafasında nereye gidiyoruz? Sorunu sormak geliyor. Sokaklarda şiddet var mı? Yok diyemeyiz! Çünkü kim sesini duyurmak için. Hatta terörü lanetlemek için. Sokağa çıksa karşılarında polisi buluyor. Direnen olduğunda polisin şiddetine maruz kalıyor. Ülkenin polis devletine doğru gittiğinin göstergesidir. Bunun buraya doğru gitmesini kim istiyor? İktidar değil mi? Polis küçük bir topluluğu kendiliğinde dağıtmıyor. Polis aldığı emri yerine getiriyor.  Emri yerine getirmezse polisi suçlayacaklardır. Onun için polisin verilen emri yerine getirmekten başka bir şansı yoktur. Son günlerde meclis de olanlarda sokakların aynisidir. Balık baştan kokar. Bu olaylar mecliste şimdi yaşanıyor değil ki? Uzun zamandır mecliste bu olaylar oluyor. Çünkü kaba kuvvetle kanun çıkarmak artık gelenek haline geldi.  Pazar günü ülkede 7 şehit verildi. Ertesi gün bu şehitlerimizin cenazeleri, uğrunda canlarını verdikleri vatan toprağına emanet ediliyor. Milletvekilleri tekme tokat birbirine giriyor. Ülkede adeta sahipsizlik oyunu oynanıyor. Doğuda PKK ile mücadele ediliyor. Her Allahın günü şehit veriyoruz. IŞİD sınırımıza 40- 50 kilo metre yakınından ülkemize roket atıyor. Yetkililer obüs topları ile misli ile karşılık verildi diyorlar. Obüs topları belli sabit hedefleri vuruyor. IŞİD seyyar rampalardan roketleri atıyor. Bunlar ancak uçaklarla vurulur. Uçak kaldıramadığımız için. Atılan roketleri sinemize çekiyoruz. Yetkililer vatandaşa evden abdestsiz dışarı çıkmayın telkininde bulunuyor. Abdestli olunca roket isabet etmeyecek mi? Orada ki vatandaşlarımız Allaha emanettir. Bir ara ülkemizi korumak için. Petriot füzeleri gelmişti. Ne oldu onlar? Gönderen ülkeler tekrar geri götürdüler. Bizim başımıza belayı sardılar. Ondan sonrada başınızın çaresine bakın dediler. Bu IŞİD belası ile nasıl baş edebiliriz denilmiyor. Ülkede her gün kan, gözyaşı. Acı, hüzün, keder almış başını gidiyor. Sanki bunlar bizim ülkemizde olmuyormuş gibi. İktidar laikliğin kaldırılması ile uğraşıyor. Cumhuriyetin temelinin atıldığı 1919 tarihini ret ediyorum deniliyor. Yani Türkiye cumhuriyetinin tarihinin yazılmaya başlandığı tarih ret ediliyor. Atatürk ile ve onun kurduğu cumhuriyetle uğraşılıyor. Ülkede can ve mal güvenliği kalmamış. Huzur kalmamış. Bunların sağlanması gerekirken cumhuriyetin kazanımlar yok edilmeye çalışılıyor. Ülkenin durumunu düşünen yok. Tek düşündükleri biz nasıl 400 milletvekili ile iktidar olabilir iz´in hesapları ile uğraşılıyor. Yetti artık canımıza tak dedi. Bir günde 7 şehit 30 yaralı nereye kadar sabredeceğiz. Şehit cenazelerinde ki feryatlara yürek dayanacak gibi değil. Analar, babalar, eşler, çocuklar ağlamıyor? Bütün millet ağlıyor. Sakin bir şekilde haberleri dinleyelim diyoruz. Daha haberlerin başında moralimiz bozuluyoruz. Nerede ise televizyonu kıracak duruma geliyoruz. Şehit yakınlarının feryatlarını duyunca onlarla birlikte bizlerde gözyaşı döküyoruz. Bu gidişler 13 senede verdiğimiz şehit sayısını bir senede vereceğiz gibi duruyor.

PKK´nın bombalı tuzakları, saldırıları, IŞİD´dın roketleri, canlı bombaların kendilerini şehir merkezlerinde patlatmaları kimsenin umurunda değil. Mühim olan saltanattır. Çankırı Ilgaz da öğle namazında sonra toprağa verilecek şehit var. Bakan Veysel Eroğlu Çankırı ya gidiyor. Belediye´yi ziyaret ediyor. Belediye çalışanlarının birisinin yaş günü varmış. Belediye de yaş günü kutlaması yapılacakmış. Onun yaş günü kutlamalarına katılıyor. Bakan beyimiz. Muhalefet belediyelerden birisi olsaydı. O belediye´yi tefe korlardı. Mesai dâhilinde yaş günü kutlaması yapıyorlar diye.  Bakan beyimiz Ilgaz da ki şehit cenazesine katılacakmış. Ilgaz´a telefon ediliyor. Bakan bey cenazeye katılacak. Cenazenin defnini ikindiye erteleyin diyorlar. O acılı vatandaşlar bakan beyi beklerken. Bakan bey pür neşe içersinde yaş günü pastasını kesiyor. Ondan sonrada Ilgaz´a gidiyor. Masuniyet içersinde şehidin cenaze merasimine katılıyor. Bu saltana değil de nedir? Bakan bey orada pür neşe içersinde pasta keserken oradakiler acılar içersinde bakan beyi bekliyorlar. İşte şehitlere ve şehit ailelerine verdikleri değer. Bu kadar olay varken. Bu olayları nasıl hallederiz diye düşünen yok. Tek düşündükleri cumhuriyeti nasıl kaldırırız. Atatürk ve laikliği nasıl yok ederiz. Atatürk´ün başlattığı Türkiye cumhuriyeti devletinin tarihini nasıl yok ederiz hesaplarını yapıyorlar. Kurtuluş savaşını hiçbir zaman kutlamayanlar. Bu sene Kut-ül Amere savaşını kutluyorlar. Ben bu savaşı ilk defa duydum demek ki çok cahil kalmışım. Ben utanmadım çok kişiye bu savaşı sordum. Bizde ilk defa duyduk dediler. 14 senedir iktidarda olanlar şimdiye kadar bu savaşı kutlamadılar da bu sene neden kutlama ihtiyacı hissettiler? Merak ediyorum! Bu senenin özelliği nedir? Bir şeye alternatif olması için olduğunu tahmin etmemek elde değil. Saygılarımla.

TÜRKİYE LAİKTİR LAİK KALACAKTIR.

ATATÜRK VE KURUDUĞU CUMHURİYET NAMUSUMUZDUR.

KİMSEYE DİL UZATTIRMAYACAĞIZ.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 03 ? 05 ? 2016 Mustafa KOÇAL 



  • Çarşamba 15 ° / 6 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

20.11.2019

  • İMSAK 06:24
  • GÜNEŞ 07:51
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:34
  • AKŞAM 17:57
  • YATSI 19:19
  • BIST 100

    106.823%-0,66
  • DOLAR

    5,7075% 0,18
  • EURO

    6,3156% 0,05
  • GRAM ALTIN

    269,83% 0,05
  • ÇEYREK ALTIN

    445,2195% 0,05