Erhan GÖÇMEN


TÜRKİYE’NİN YÖNETİLMESİ ÜZERİNE

TÜRKİYE’NİN YÖNETİLMESİ ÜZERİNE


Son zamanlarda birilerinin bıkmadan, usanmadan devamlı olarak Türkiye’mizin batmakta olduğunu, iyi yönetilemediği hakkında topluma sık sık mesajlar verme derdinde olduklarını görüyoruz.

   Bakınız son yıllarda sadece Türkiye değil hemen hemen tüm dünyanın çok zor bir dönemden geçtiğini çok iyi biliyoruz.  Özellikle çok zor bir coğrafya üzerinde yıllardır terör faaliyetleri karşısında bütçesini harcayan 85 milyonluk devasa bir ülkeyi yönetmenin çok da kolay olmadığını baştan söylemek isterim.

    Özellikle soysal hayatın sıfırlandığı, ekonomik çarkların durduğu bir  SALGIN döneminde yönetimlerce verilen bütün mücadelenin hastane ve evlerimizde salgına dönük çeşitli çalışmalarla sınırlı kaldığını daha doğrusu can derdinde olduğumuzu görmemiz gerekiyor..

  Ve bu zor dönem içinde toplum olarak içinde bulunduğumuz stres dolu ortamlardan az da olsa sıyrılabilmenin tek koşulu olduğunu düşündüğümüz moral ve motivasyon ihtiyacının tavan yaptığı bir ortamda tam tersi bir şekilde toplumun canını sıkacak, ne oluyoruz yahu dedirtebilecek can sıkıcı tanımlamaları işitiyoruz.. Hele hele Türkiye batıyor, Türkiye iyi yönetilmiyor gibi tas tamam siyasi ölçekli tanımlamaların böylesine zor dönemler içinde kullanılmasını çok kolaycı ve de çok hafif kalan tanımlamalar olarak değerlendiriyorum..

  Aslında şu son üç aylık salgın dönemine baktığımızda devlet ve siyasi yönetim olarak oldukça başarılı organizasyonlara el attıklarını da görüyoruz.

  Örneğin, dünyanın dört bir tarafından 200 bine yakın vatandaşımızı toplayıp yurda getirilerek 14 günlük karantinaya alınmasının ben büyük ve de başarılı bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. Özellikle salgının ilk günlerinden itibaren hem yayılmasını önlemede hem de ÜCRETSİZ tedaviler noktasında tüm dünyanın dikkatlerini çeken bir sağlık başarımız da oldu bizim. Bu arada 100 ülkeye yapılan sağlık malzeme yardımlarının da batan bir ülkenin değil yükselen bir ülkenin yapabileceğine inananlardanım.

  Dahası 13,5 milyon emeklisine, 3 milyonu aşkın çalışanına tıkır tıkır maaşlarını ödeyen bir mali yapımızın da kötü olduğunu söylemek bence çok acımasız bir yakıştırma.

   Bu arada yoksul vatandaşlarımıza yapılan yardımların yanı sıra ekonomiye katkı amacı ile esnaf ve sanatkarlara, iş adamlarına yapılan ekonomik desteklerin çalışma hayatına katkı yapacağını umuyorum. Ve bu salgının hemen öncesinde Elazığ depremi dolayısıyla bölgeye yapılan maddi desteklerin yanı sıra evlerini kaybedenler için inşasına başlanılan ve bu yıl sonu bitirilmesi amaçlanan yüzlerce evin hemen başlatılması da bu zor dönem içinde batan değil, parlayan bir başarı öyküsü olarak görüyorum.

 Hele hele 45 gün içinde üç salgın hastanesinin tam teşekküllü olarak hayata geçirilmesinin ben yapılan bu çalışmalardan ötürü ülkemi kaynaklarını başarılı kullanan bir ülke olarak tanımlamak isterim.

 Yine bu kısa süre içinde barajların, sulama tesislerinin veya ne bileyim köprü inşaları gibi maddi olarak devleti yorabilecek harcamaların devam ettirilmesi ile şu çok yakın zamanda olası ekonomik krizlerden fazla yaralar alamadan geçebileceğimiz düşüncesini taşıyorum.

 Bunları yazarken bir de açıklanan % 4,5 lük büyüme rakamları ile beraber sanayideki % 6.2’lik büyümeyi çok önemseyenlerden birisiyim. Üretim ve bu bağlamda işsizlikle mücadele noktasında bu gelişmelerin bilinen zafiyetlerimizin azaltılması adına iyi yolda olduğumuzu gösteren işaretler olarak düşünüyorum. Dilerim, salgının bitmesi dahil her şey yolunda gider ve ülke olarak eski sağlıklı normal günlerimize döneriz. Erhan Göçmen 03-06-2020 



  • Cumartesi 33 ° / 20 ° Parçalı bulutlu
  • Pazar 32 ° / 21 ° Fırtına
  • Pazartesi 31 ° / 21 ° Güneşli

Balıkesir

08.08.2020

  • İMSAK 04:30
  • GÜNEŞ 06:07
  • ÖĞLE 13:19
  • İKİNDİ 17:09
  • AKŞAM 20:21
  • YATSI 21:51
  • BIST 100

    1.061%2,53
  • DOLAR

    7,2915% 0,87
  • EURO

    8,5355% -0,89
  • GRAM ALTIN

    477,15% -0,48
  • ÇEYREK ALTIN

    787,2975% -0,48