Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)


TÜRKLERİN KENDİLERİNE ÖZ BİR KEHANETİ OLDUĞUNU BİLELİM…

TÜRKLERİN KENDİLERİNE ÖZ BİR KEHANETİ OLDUĞUNU BİLELİM…


Evveli Şam (En Önce Şam), Ahîri Şam (En Sonra Da Şam)!

                Bugün olduğu gibi yaklaşık 100 yıl öncede, Avrupa ‘TÜRK ADINI SİLMEK” ve her türlü hilelerle boyunduruk altına almak için “MASA BAŞINDA TÜRLÜ OYUNLAR” oynuyorlardı.

                Türkler’in işini bitirmek “İÇİN, YUNANLILAR” son 750 yılın en büyük (!) yakalamıştı. Amerikan basının iki yıl sonra (1921)’de vurgulayacağı bu tarihi araştırdığımızda, karşımıza MİRYOKEFALON SAVAŞI çıkıyor. Türklerin 1071’de Anadolu’ya girişinden 100 yıl gibi çok kısa bir zaman sonra, “TÜRKLERİ ANADOLU’DAN ATMAK” isteyen ”HAÇLILAR” adındaki Avrupa’nın Birliği, bozguna uğramıştı.

Miryokefalon Savaşı:

                “Bizanslılar, Haçlılarla işbirliği yapıp Batı Anadolu’da bazı yerleri ele geçirmişti. Hatta Türkleri Anadolu’dan çıkarabilecekleri umuduna bile kapılmışlardı. Bizans imparatoru, bu amaca ulaşmak için çok güçlü bir ordu hazırladı. Türk ordusu ile Bizans ordusu Eğirdir Gölü civarında Miryokefalon (Kumdalı) denilen bir yerde savaştı.

                Bizans ordusu yenildi (1176). Bizanslar bu yenilgiden sonra, Türkleri Anadolu’dan atma düşüncesinin hayal olduğunu geçte olsa anladılar. MİRYOKEFALON ZAFERİ, ANADOLU’NUN TÜRK ÖZ YURDU OLDUĞUNU VE HEP BÖYLE KALACAĞINI KESİNLEŞTİRDİ” (Sosyal Bilgiler - 6; İlk Öğretim Ders Kitabı; Yazarlar: Şenünver, Karabulut, Kesim, Turgut, Ercan, Küçükbaycan, Uslu ve Akay, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları; 3. Baskı; İstanbul 2005; s. 74.) (Kaynak olarak bir “ilköğretim kitabını” almanın amacı, bir anlamda, çocukluğumuzda öğrendiğimiz tarihimizi ne acı ve yazık ki, bizler büyüyünce!

Çok çabuk unuttuğumuzu vurgulamaktadır.

                TÜRKLERİN KENDİLERİNE ÖZ BİR KEHANETİ OLDUĞUNU belki şu anda okuyorsunuz…

İzmir’in işgaline giden sürecin (3 Kasım 1918), Amerikan basınında bir “OKUYUCU MEKTUBU” yayınlandı.

                The New York Times’ın “TÜRKLERİN KEHANETİ DOĞRULANIYOR” başlıklı haberinde bu okuyucusunun (M. M. Housepian) mektubuna yer verildi.

                “Türkler’in en parlak devirlerinde söylenmiş olan kâhince bir sözde “EVVELİ ŞAM, AHÎRİ ŞAM” (EN ÖNCE ŞAM, EN SONRA DA ŞAM” denir. Yüzyıllardan beri ağızdan ağıza yayılarak en ücra Türk köyündeki, en cahil Türk köylüsünün bile dilinden düşmeyen bu kehânet artık hali hazır mevcut olan günümüzde gerçekleşmek üzeredir!

                Günümüzden 500 yıl kadar önce Selçuk Tatarları diye adlandırılan barbar bir kavim Anadolu topraklarına saldırmış ve iç çekişmelerle zayıf düşmüş Bizans İmparatorluğu’nun kuyusunu kazmaya başlamıştı. Uzun mücadeleler sonucunda imparatorluğun başkenti İstanbul şehri de, barbar Türklerin eline geçmişti. Ancak bu zaferlerden hiçbiri kutsal yerlere bir geçit sayılan Şam’ın alınması kadar çok sevindirmemişti Türkler’i.

                Türkler, (…) savunma yönünden en emin bölge olarak güneyi gördüklerinden, “ŞAM ELDEN GİDERSE, BİZ DE BİTERİZ” anlamına gelen bu sözü söylemişlerdir. Bu kehâneti savunanlar ileri görüşlü olduklarına hiç de şüphe yoktur. (…)

                Bu gelişmelerden sonra, dünyanın en verimli bölgelerinden birini 500 yıldır işgal ederek, bu bölgelerde katliam ve yağmadan başka hiçbir şey yapmayan bu vahşi insanlara kimsenin yardım elini uzatacağını hiç de sanmıyoruz. Böyle bir yardıma kalkışan kimse, yanlış ata oynamış olacaktır.

                “ÇÜNKÜ TÜRKLER’İN DÜNYA SİYASET TARİHİNDEKİ SAYFALARI KAPANMAK ÜZEREDİR.”

                Oysa, Gandhi’nin ifadesiyle, “ÖLÜ SANILAN TÜRKLER; CENAZE TÖRENLERİ İÇİN HAZIRLANAN TABUTLARINI, KATİLLERİNİN ONLARIN BAŞLARINA GEÇİRECEK!”

                “Amerikalı okuyucunun” (!) mektubunu incelediğimizde, süper bir okuyucu ile karşılaşıyoruz!.. Bu okuyucu, hem çok bilgili, hem de geleceği görüyor. Hem stratejik analizler yapıyor. Hem, Türkler’e sürekli hakaret ederek, Amerikan derin devletinin psikolojik savaşını çok iyi bir şekilde uyguluyor!..

                Hem, Türklere yardımı aklından geçireceklere gözdağı veriyor.

                Hem sömürgeli eylem ve işgallerini masum bir şekilde gösteriyor!..

                “AMERİKAN DERİN DEVLETİ” böyle bir duyarlı “OKUYUCUYA” sahip olmak için neler vermez ki!..

                Bugünkü AMERİKAN VE TÜRK MEDYASINI OKURKEN, bunları da asla ve asla kesinlikle unutmamalıyız…

                Bu mektubu yayınlayan The New York Times, 4 yıl sonra (Aralık 1922’de) yazar W.L. Westermann (Hem okuyucusunun, hem de yazarın soyadı“ sahte olacak kadar çok mu çok anlamlı!” imzasıyla bir itirafta bulunacaktı:

                O günlerden bu günlere 2020 yılına “Batıya karşı duyulan tepkiyi yaratmakta Bizlerinde ve Sizlerin de payımızın çok olduğu hususunda ayrı bir gerçektir. Siyasi ve ekonomik yayılma (Sömürgeleşme) yöntemlerimizin zaman zaman korkunç ve pervasız niteliklere bürünmesi, Batı’nın kötü bir görüntü yaratmasına yardım etmiştir!

                Batı sömürücülüğünün kötü etkileri yüzünden misyonerlerimizin suçlanmış olması çok üzücü bir olaydır. Biz kendi misyonerlerimizin kendi iradeleri dışında meydana gelen bu itibar kaybını, kısa bir zamanda giderek yararlı faaliyetlerine yeniden başlamak fırsatına kavuşacaklarına cani gönülden İnananlardanız!..”



  • Cuma 38 ° / 23 ° Güneşli
  • Cumartesi 37 ° / 23 ° Güneşli
  • Pazar 29 ° / 17 ° Güneşli

Balıkesir

14.08.2020

  • İMSAK 04:39
  • GÜNEŞ 06:13
  • ÖĞLE 13:18
  • İKİNDİ 17:06
  • AKŞAM 20:13
  • YATSI 21:41
  • BIST 100

    1.100%0,00
  • DOLAR

    7,3593% 0,25
  • EURO

    8,6910% 0,15
  • GRAM ALTIN

    460,81% 1,94
  • Ç. ALTIN

    760,3365% 1,94