Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


ÜÇ Y TAVAN YAPTI

ÜÇ Y TAVAN YAPTI


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

AKP iktidar olduğu zaman üç y ile mücadele edeceği vaadinde bulundu. Uzun zaman bu söylem konuşulmadı. Bu operasyon yapılınca “ biz üç y ile mücadele ettik” söylemi dillendirilmeye başlandı. Maalesef üç y tavan yapmıştır. Ne idi bu üç y. Yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar ile mücadele edilecekti. Yasaklama kalktı mı? Bir defa yayın yasağı hepsinin önündedir. Deniz feneri olayına yayın yasağı kondu.  Ergenekon davasına yayın yasağı kondu. Gazetelerin köşe yazarlarının yazmalarına yasak konuldu. Düne gelinceye kadar AKP’nin en azılı savunucularından olan Nazlı Ilıcak başbakanın “erkekli kızlı ayni evlerde kalıyorlar. Böyle durumda olanları emniyete şikâyet edin” demesi üzerine AKP’ye oy verdiğim için utanıyorum demesi üzerine işinde attırıldı. Haklarını yemeyelim. Öcalan’a sayın demek yasaktı. PKK paçavrasını ve Öcalan’ın posterlerini taşımak yasaktı. Bunlar yasak kapsamından çıkarıldı. Anayasa hakkı olan gösteri ve yürüyüşler yasaklandı. Yasaklar konusunda sınıfta kalınmıştır. Yoksulluk için tek bir kelime söyleyeceğim fazla teferruata girmeyeceğim. Asgari ücretin yoksulluk sınırının altında olması yeterlidir. Yoksullukta tavan yapmıştır.

Gelelim yolsuzlukla mücadeleye. Bütçe görüşmelerinde muhalefet yolsuzluk rakamlarını verdi. AKP iktidarından önceki hükümetler döneminde 1.500 civarında soruşturma dosyası varmış. AKP döneminde 6.960 soruşturma dosyası bulunduğunu iddia ettiler. Buda yolsuzluğun tavan yaptığını göstermekte dedir. Gelelim operasyona. İstanbul emniyeti meclisten daha çok konuşuluyor. Gezi parkı olaylarında tarih yazan polisler şimdi birden tu kaka oluverdi. Gezi parkı olaylarında 7 kişi can verdi. Bunlar polisin aşırı güç kullanmasından dolayı hayatlarını kaybettiler. Polisin tarih yazdığını söyleyen ve polisi kullandığı aşırı güçten dolayı tenkit edenlere polisimi yedirmem diyen. Bu davranışından dolayı polisi mükâfatlandıran başbakan değil miydi? Görevlerinden alınan şube müdürleri ve emniyet müdürlerinin sayısını vermek oldukça zor gözüküyor. Çünkü görevden alınanların sayısı her an değişiyor. Gezi parkı olaylarının kahraman ve tarih yazan polisleri şimdi zor anlar yaşıyor. Şimdi polis çetelerle birlikte olmuş. Gezi parkı olaylarında ölen 7 gencin ölümünün hesabını kimse sormadı. Amma şimdi ölüm yok yaralı yok. Bir operasyon yapıldı diye bütün eleştiri okları polisin üzerine çevrilmiş durumda. Başbakan ve adalet bakanı İstanbul dalar. Adalet bakanı İstanbul Cumhuriyet başsavcısı ile baş başa görüşüyor. Valilikte başbakan ve İstanbul emniyet müdürlüğüne yeni atanan emniyet müdürü ile üçlü görüşme yapıyor. Bu işin üzerini örtme gayreti içersindeler. Dış ülkelerin gözü Türkiye’nin üzerine çevrilmiş durumda. Şayet bu işin üzeri örtülürse dünya ya rezil olacağımız aşikârdır. Başbakan olayı yine getirdi gezi olaylarına bağladı. “ Gezi parkı olaylarında yapamadıklarını, bu olayla yapmaya çalışıyorlar” diyor. Bu işin komplosu falan kalmadı. Adamın evinde 7 tane para kasası ve para sayma makinesi bulunuyor.

Para sayma makinesini polisin getirdiğini iddia ediyorlar. Para kasalarını da mı polis getirdi? Ele geçen paraları da mı polis getirdi? Banka müdürünü hanımı yeşiller geldi diye başka bir yeşilimi dile getirdi. Erzurum’da başbakana bir vatandaş “ sizin çocukların hepsi iş sahibi oluyor. Bizim çocuklar ne olacak” dedi. Vatandaşın aldığı cevap “bizim çocuklar acından ölsün mü” şeklinde idi. Hiç kimse birisinin acından ölmesini istemez. İstemezde bu kadarda olmaz dedirtmez. Ergenekon olaylarında “ülkenin bağırsakları temizleniyor” diyenler. Şimdi çeteler, dış güçler, faiz lobisi, ülkenin ekonomisine zarar vermek isteyenlerin bu olayı yaptığı söyleniyor. Bize göre de yolsuzluklar beslenenlerin bağırsakları temizleniyor. Böyle bir yolsuzluğu kapatmak için çaba harcayan iktidar görülmüş değildir. Ecevit’in adalet partisinden milletvekili transfer ederek kurduğu hükümette bu transfer ettiği milletvekillerine bakanlık verdi. İki bakan Tuncay mataracı ve Hilmi İşgüzar yolsuzluk yaptığı kanıtlandı. Bu iki bakan olay gündeme geldiğinde bakanlıktan istifa ettiler. Yargılandılar ve mahkûm oldular. O zaman hiç kimse olayın üstünü örtmeye çalışmadı. Bu günkü iktidar ise ucu kendisine dokunan her olayda olayı kapatmaya çalışıyor. Böyle bir olay muhalefetin başına gelseydi. Aman yarabbi neler olurdu neler. Bir olayı hatırlatayım. CHP’li belediyeler Almanya vakıf Derneklerinden yardım alıyormuş. Aldığı bu yardımları da PKK’ya aktardıklarını bizzat başbakan söyledi. İki üç gün bunu dilinden düşürmedi. Sonunda bu yardımı AKP’li belediyelerin aldığını CHP ispatladı. Aslı astarı olmayan bir olayda kıyameti kopardılar. Böyle bir yolsuzluk olayına muhalefet karışmış olsaydı. Gece gündüz TV’lerde sıra ile bakanlar bunları konuşurdu. Analarında doğduklarına pişman ederlerdi. AKP kendisine iğneyi batırmadan başkalarına çuvaldızı batırdı. Şimdi kendisine iğne batınca şaşkına döndü. Kendi gözlerindeki merteği görmeyenler başkasının gözünde çöp ardılar. Çalma başkasının kapısını çalarlar seninde kapını. Haksız yenen hurmalar bir gün gelir insanın boğazını tırmalar. Saygılarınla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!        19/12/2013 Mustafa KOÇAL



  • Çarşamba 15 ° / 6 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

20.11.2019

  • İMSAK 06:24
  • GÜNEŞ 07:51
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:34
  • AKŞAM 17:57
  • YATSI 19:19
  • BIST 100

    107.529%0,64
  • DOLAR

    5,7102% 0,23
  • EURO

    6,3302% 0,28
  • GRAM ALTIN

    269,78% -0,67
  • ÇEYREK ALTIN

    445,137% -0,67