Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


ÜLKE NEREYE GİDİYOR

ÜLKE NEREYE GİDİYOR


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Ülkeye devamlı düşman yaratılıyor.  Bu düşmanlar hayali düşman. İktidar olayları birilerinin üzerine yıkarak kendi hatalarını başkalarına mal etme gayreti içersinde. Başbakan doğudan bütün bankalar saldırıya uğradı. Bank Asya’ya dokunulmadı diyor. Bunun anlamı bu olayları yaratanların cemaat destekçileri olduğunu iddia etmiş oluyor. Şimdi cemaatçiler terör örgütümü olmuş oluyor? Durumun böyle olduğuna inanılıyorsa AKP doğuda neden her seçimde yüksek oranda oy alıyor? Bu olayları PKK yandaşlarının yaptığı aşikâr değil mi? Böyle söylemekler ile terör yandaşları temize mi çıkarılacak?  Kobani de Araplar Kürtleri öldürüyor. Ülke de ise Kürtler komşunun evini ateşe veriyor. Batıdaki eylemleri yapanlar cemaatin adamları mı? Kadıköy iskelesinde vapuru esir alıp eylem yapanlar cemaatçi mi? Yoksa bu olayları CHP mi çıkarıyor. Çünkü devamlı CHP suçlanıyor. PKK neden askeri karakollara devamlı taciz ateşi açıyor? Onlarda cemaatçiler olmasın? Olayların arttığı böyle dönemlerde birlik beraberliğe ihtiyaç varken. Neden hala muhalefetle kavga ediliyor?  Hâlbuki muhalefetle konuşulması gerekir. Olup bitende muhalefetin bilgisi olması demek milletin bilgisi olmak demektir. Muhalefetten gizlenenin milletten gizlenmesi demektir.

Ülkede bu olaylar olurken. Cumhurbaşkanını ve başbakanın miting gezileri yapması ne derece doğrudur? Açılmış tesisleri yeniden açarak milletin gözünü boyamak milleti kandırmak değil midir? Cumhurbaşkanın hükümetin sorumluluğu olan meseleleri konuşması ne derece doğrudur? Yoksa fiil başkanlık sistemine geçiş mi yapılıyor?  Başbakan yaptığı konuşmada devamlı parti propagandası yapıyor.  Millete olan olayların anlatılması gerekirken neden parti propagandası yapılıyor?  Her yer AKP bayrağı olacak. Her yer AKP olacak. Oldu olacak meclisi kapatın tek parti olarak ülkeyi istediğiniz gibi yönetin. Sürece zarar verilmesin diye elini kolunu bağladığınız emniyet güçleri ve ordu mensupları.  Bana kalırsa bu durumdan rahatsızlar. Diyarbakır büyükşehir belediye başkanı Gülten Kışanak ile asker arasında geçen tartışmada subayın söylediğini hattı zatında iktidarın söylemesi gerekir. Gülten Kışanak “senin devletin söz verdi. Çadırların kaldırmayacağını senin devletin söyledi” demesine karşılık subay “ benim devletim ise. Çek git buradan” diye cevap verdi. Ağzını açıp tek kelime söyleyemedi. Subay onların anlayacağı dilden konuştu.

Polis ile HDP’nin il başkanı arasındaki tartışmada. Polis müdürü “size bu ülkenin parçalanmayacağını öğreteceğiz” diye il başkanının yüzüne tokat gibi lafı vuruverdi. Ne oldu? Arkalarına bakmadan oradan çektiler gittiler. İktidarın söylemesi gereken sözleri başkaları söylüyor. Bunun anlamı artık polis ve ordu mensuplarını doğuda çektiği sıkıntını ne boyuta geldiğini göstergesidir.

Şimdi terörle mücadele kanununa ilave yapılacak. Bu terörle mücadele kanunda bu gün getirmek istedikleri mevcuttu. İktidar mevcut olan o terör yasının 4-5 maddesini iktidar kendisi çıkardı. Bu terör örgütlerinin sözüne inanılmaz.  O mevcut olan terörle mücadele kanunundan çıkardıkları maddeler ile terör örgütünden gizli tanıklar yarattılar.

Çıkarılacak kanun Almanya’dan örneklenecek. Gestopa kanunu olacak. Polise daha çok yetki verilecek. Hâlbuki çıkarılması düşünülen kanun yüzlerini peçe ile örtenler ile Molotof kokteyli atanları kapsayacaktı. Yüzlerini peçe ile örtenler bunun çaresini bulurlar. Kadınların giydiği kara çarşaf giyerler. Yine polisi atlatırlar. Hem de polisin gözünün içersine baka baka önlerinden geçip giderler. Polis arama kararı olmadan bir evi aradığı gibi yakınlarını evini de arayacak. Gezi olaylarında polis kurşunu ile ölenler oldu. Yarın böyle bir durumda polis silahını ateşleyecek. Elinde Molotof vardı diyecek. Bunları önlemek için önce o kişinin fotoğrafla kaydının yapılması gerekir. Yoksa daha kötü olaylar olabilir. Ülkede bu olaylar cereyan ederken sınırda hareketlilik devam ediyor. Meclis gizli bir oturum yapmalıdır. Bu gizli oturumda açılım ile ilgili yol haritası mecliste konuşulmalıdır.  HDP izin verin Kobani ye IŞİD ile mücadeleye gidelim diyorlar. Bu gizil oturumda bu da tartışın. İzin verildiğini farz edelim. Bu seferde silah ve mühimmat verin diyecekler. Bu istekleri karşılanırsa yarın ileride bu silahları bize karşı kullanmayacaklarına kim garanti eder.

Ülke bir yerlere doğru sürükleniyor da. Sürüklenmesinin rotası belli değil.  Bu rotanın mecliste enine boyuna tartışılması gerekir. Yapılan hava operasyonundan netice alındı mı? Cumhurbaşkanı hava ve kara harekâtına hep karşı idi. Benim iki sorum olacak. Sınırdan PKK’lılar ülkeye tekrar nasıl girdi. Sınırda kullanılan termal kameralar ne oldu? İnsansız hava uçakları kaldırıldı mı? Öyle olmasaydı giren terörist guruplar izlenilirdi. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!  15-10- 2014 Mustafa KOÇAL

 

 



  • Perşembe 13 ° / 2 ° Bulutlu
  • Cuma 8 ° / 4 ° Bulutlu
  • Cumartesi 8 ° / 3 ° Bulutlu

Balıkesir

20.02.2020

  • İMSAK 06:26
  • GÜNEŞ 07:49
  • ÖĞLE 13:27
  • İKİNDİ 16:27
  • AKŞAM 18:56
  • YATSI 20:14
  • BIST 100

    119.196%-0,32
  • DOLAR

    6,0858% 0,02
  • EURO

    6,5782% 0,01
  • GRAM ALTIN

    315,12% 0,77
  • ÇEYREK ALTIN

    519,948% 0,77