Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


ÜLKE TEHLİKELİ BİR DÖNEME GİRİYOR

ÜLKE TEHLİKELİ BİR DÖNEME GİRİYOR


Türküm, doğruyum, çalışkanım. İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Ülke tehlikeli bir döneme giriyor. Polis teşkilatı vatandaşın canını ve malını korumak için silahlı bir teşkilat olarak kurulmuştur. Bu silahlı teşkilatı birbirine düşman eder, birbirine kötü muamele etmelerine izin veril ise. Ülkenin güvenliğini sağlayamazsınız. Herkes onuruna ve gururuna düşkündür. Bazıları bunlara göre daha duygusal olabilir. Hele onuru gururu ayni yerde çalışan mesai arkadaşı tarafından kırılırsa daha çok koyar insana. Polis teşkilatı çok uzun süre bu olayın etkisinden kurtulamaz. Sabahın köründe yapılan bu operasyon teşkilatı çok üzdüğü kanaatindeyim. Bu olayı biz orduda yaşadık. Onun için bu yapılanların ülkeye gelecekte pahalıya mal olacağına inanıyorum. Bu operasyonların devam edeceği söylendi. Bu yapılan operasyonda polislerin amirlerine karşı nasıl davranıldığı görüldü. Bundan sonra yapılacak operasyonlarda. Operasyonu yapan polislere karşı direnenler olacaktır. Evine gözaltına almak için gelen polisler arasından. Bir çatışma çıkarsa yapılan operasyonda kötü muameleye maruz kalanların durumu buna sebep olacaktır. Böyle bir durum inşallah yaşanmaz. Çünkü böyle yapılan muamele onların onurlarının kırılmasına sebep olmuştur. Tarihte esir alınanlara dahi böyle muamele yapılmamıştır. Orucunu açmak için kelepçelerini çıkarmada önlerine yemek konduğu iddiaları var. Bu olay oruçluya yapılan zulmün göstergesidir. Bu olay intikam almak için yapıldığını gösteriyor. Amir kendisi gelmiş teslim olmuş. Kaçma şüphesi olamaz. Ayrıca direnme yok. Gelen polislere saldırı yok. Siz böyle bir kişiye arkadan ters kelepçe vuruyorsunuz. Bu olay o amiri aşağılamaktır. Arabaya bindirilirken başından bir memur tarafından bastırılması o amirin ömründe ömür almıştır.

Sinirleri bu sıcakta iyice gerilmiş olan tutuklular çıldırma durumuna gelmiştir. Birde bunun üzerine kaloriferlerin yakılması insana cinnet geçirtir. Sahur zamanında oruç tutacak kişiyi sağlık kontrolüne götürüp sahur yapmasını engellemek Müslüman düşünceye ters bir olaydır. Oruç insanı kötü düşünceler den arındırır. Diline, eline, beline, iradesine, duygu ve arzularına hâkim olmasını sağlamaktır. Böyle düşüncelere sahip olarak oruç tutan kişiye zulmetmek günahtır. Peygamber efendimiz “ oruçlu iken size bir kişi tebelleş olursa. Ben oruçluyum deyiniz” diye buyurmuşlardır.

Bir oyun oynanıyor. Fakat bu oyun çok tehlikeli bir oyun. Yolsuzluğu rüşveti meşrulaştırma oyunudur. Bir intikam alma, öç alma oyunudur. Hatta bu bir dedikodu oyunudur. Dedikodu çok tatlı bir oyundur. İnsanı böbürlendirir. Nasılda düşmanlarımı dize getiriyorum diye insanı gururlandırır. Fakat bu dedikodunun meyveleri çok acıdır. Bu operasyonun 17 ve 25 Aralık olaylarının intikamı gibi görüldüğü kamuoyunda dillendiriliyor. Şöyle diyorlar! Operasyonu yapanlar o görevlerden alındı. Savcının elinden dosyalar alındı. Yerine başkaları atandı. Atananlar tutuklananların serbest bırakılmasını sağladılar. Mallarına ve banka hesaplarına el konulmasını kaldırdılar. Bunları yapanlar! Şimdi operasyon yapanları yargılayacak. “Böyle bir olay ancak Türkiye de yaşanır” diyorlar. Yapılmış bir hata olabilir. İnsanoğlu çiğ süt emmiştir. Her zaman bir hata yapabilir. Fakat hata hata ile telafi edilmez. Bağırıp, çağırmaklar, sağa, sola, saldırmakla bu işler halledilmez. Sükûnetle davranarak sağı solu kırıp dökmeden haledilir. Onun için de sabırlı ve dirayetli olmak gerekir. Telaşa kapılmadan sakin sakin hareket ederek, milletlin kafasındaki düşüncelerin dağıtılması gerekir. İnsanları itibarsızlaştırarak bir yere varılamaz. İzlenen yol çok yanlış bir yoldur. Silahlı bir teşkilatın mensuplarının birbirine düşman edilmesi çok tehlikelidir. Ya iki tarafta silaha sarılırsa ne olacak. Haydi, gelin kara kuvvetleri ile hava kuvvetlerini birbirine düşman edin. Her ikisinin görevi de ülkeye hizmet etmektir. Bunlar birbirine düşerlerse bu ülkenin savunmasını kim yapacak? Bu olay beni tedirgin ediyor. Tedirginliğim nedeni ülkem içindir. Bülent Arınç “özür dilesinler af edelim” diyor. Başbakan “ben olduğum müddetçe af etmem” diyor. Birisi bu olaydan bir şey çıkmaz. Özür dileyerek suçlarını kabul etsinle diyor. Öbür taraftan başbakan olaya inanmış ben af etmem diyor. Artık bekleyip göreceğiz ne olacağını. Hâlbuki bu olaydan daha önemli bir IŞİD sorunu var. Bu konuya bir sonraki yazımda değineceğim. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk’ün askerleri! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 29 – 07 – 2014 Mustafa KOÇAL

 



  • Perşembe 13 ° / 2 ° Bulutlu
  • Cuma 8 ° / 4 ° Bulutlu
  • Cumartesi 8 ° / 3 ° Bulutlu

Balıkesir

20.02.2020

  • İMSAK 06:26
  • GÜNEŞ 07:49
  • ÖĞLE 13:27
  • İKİNDİ 16:27
  • AKŞAM 18:56
  • YATSI 20:14
  • BIST 100

    119.196%-0,32
  • DOLAR

    6,0858% 0,02
  • EURO

    6,5782% 0,01
  • GRAM ALTIN

    315,12% 0,77
  • ÇEYREK ALTIN

    519,948% 0,77