Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


ÜLKEDE VAHİM OLAYLAR OLUYOR

ÜLKEDE VAHİM OLAYLAR OLUYOR


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Ülkede vahim olaylar oluyor. Yargı param parça! Yargının çalışma yılı açılışı yapılıyor. Cumhurbaşkanı “açılışa barolar birliği başkanı katılırsa ben katılmam” diyor. Başbakan ve hükümet erkânı bizde katılmayız diyorlar. Adalet bakanı dahi bu açılışa katılmıyor. Adaletten sorumlu bakan dahi katılmıyor. Bu olay yargının param parça olduğunun göstergesidir. Yargıya güvenin dibe vurmasının sebebi bu davranışlardır.  Devlette şahsi ihtiraslara yer yoktur. Şahsi meseleler yüzünden yargının itibarının yok edilmesi vahim bir olaydır. Başbakan “devlette küskünlük olmaz” diyor. Kendisi açılışa katılmadığı gibi adalet bakanını da açılışa göndermiyor. İllaki bizim dediğimiz olacak düşüncesi kurumların itibarını sarsıyor.

17 Aralık ve 25 Aralık operasyonları hakkında takipsizlik kararı veriliyor. Şimdi bu olayı yargı ile nasıl bağdaştıracağız? Para kasalarını nasıl görmezlikten geleceğiz. Basında ve TV ekranlarında bunların görüntüleri yayınlandı. Para sayma makineleri ayak kabı kutları buların hepsi günlerce basına ve TV ekranlarına yansıdı. Ayakkabı kutlarının içersindeki dolarlar için. Banka müdürünün kendi itirafı var. “ o paralar yardım için toplandı. Üniversite ve imam hatip okulu yaptıracaktık” dedi. Bu paraların ev de bulunduğunun itirafı değil de nedir? Bundan ala itiraf mı olur? Bu operasyona adı karışan bakanlar görevlerinden istifa ettirildi. Bu bakanlar için fezleke düzenlendi. Bu fezlekelerdeki iddialar için meclis araştırma komisyonu kuruldu. Bu fezlekeler laf olsun torba dolsun diye mi tanzim edildi?  Ayrıca bu olaylar için. MİT’in verilmiş raporu var. Bunların hepsi göz ardı ediliyor. Takipsizlik kararı veriliyor. Böyle bir olay başka ülkede olsaydı. Hükümet düşerdi. Bizde ise hiçbir şey olmamış gibi. Takipsizlik kararı veriliyor. Ayni olay deniz fenerinde de olmuştu. Almanya mahkemeleri yüz yılın en büyük soygun olayı demesine ve faillerinin Türkiye de olduğunu söylemesi rağmen. Dosyayı hazırlayan savcılar görevden alındı. Böyle olaylar başkan ülkelerde vahim olay olarak kabul edilir. Bizde ise hiçbir şey olmamış gibi üzeri örtülür gider. Kamu vicdanına bu olay nasıl kabul ettirilecek. Hakikaten bu olay vahim bir olaydır. Böyle vahim olayların olmasına sebep olanlar bu olayın ortağı olmuşlardır. Bu olayı AKP’lilerde dolaylı yoldan kabul ediyor. Ne diyorlar? “Biz bu paraları zenginlerden alıp fakirlere yardım ediyoruz. Kömür paralarının nereden geldiğini zannediyorsunuz”? Şeklinde kılıfına uyduruyorlar. Bazı yandaşlar ise “vatandaş zekât fitresini başbakana veriyor. Fakirlere yardım etsin diye veriliyor” diyerek ayrı bir kılıf uyduruyor. Açıkça kabul ettiklerini söyleyemiyorlar. Bu olayın üzeri bir türlü kapatılmıştır. Fakat kamu vicdanında bu olayın kapatılması mümkün değildir. Gün gelir bu olaylar gündeme getirilir.

30 senedir terörler mücadele ediliyor. Binlerce şehit verildi. Binlerce analar ağladı. Hala ağlıyorlar! Şu barış süreci var ya? Bu anaların yüreklerindeki ateşi tekrar alevlendirmiştir. Bakmayın o akillerin verdiği rapora. Sanki milletin çoğunluğunun barış sürecine destek veriyor, gibi göstermelerine. Maalesef çoğunluk bu barış sürecine destek vermiyor. Bu terör sorunu yalnız AKP’nin sorunuymuş gibi hareket ediliyor. Hâlbuki bu sorun devlet sorunudur. Devlet sorunu olan bir sorun mecliste halledilir. Barış süreci ile ilgili yol haritası hakkında meclisteki muhalefet partilerinin bilgilendirilmesi gerekirken bilgi dahi verilmemiştir. Bırakın muhalefet partilerini. Terörle mücadele eden ordunun en tepedeki komutanı genelkurmay başkanı dahi bu yol haritası hakkında bilgilendirilmemiş. İktidar bu sorunu yalnız kendi sorunuymuş gibi kabul ediyor. Sorun olumlu bir şekilde çözülürse kahraman AKP olacak. Olumlu bir şekilde çözülmezse bize hiçbir kurum destek vermedi diyeceklerdir.  Binlerce şehit vermiş ordunun bu yol haritasından haberdar olmaması hakikaten vahim bir olaydır. İktidar yaptığı her işte kendisine paye çıkarma peşinde. O kadar şehit vermiş bir ordunun. Ne için mücadele ettiğini bilmemesi o orduyu başarısızlığa sürükler.

Yaşanan bu olaylar iktidarın ben yaparsam olur. Ben bilirim! Benden başkası bu işleri başaramaz diye düşünmesinden kaynaklanıyor. Başarılar kendilerine ait olacak. Başarısızlıklar başkasına ait olacak. Diyarbakır da meydana gelen bayrak indirme olayı bunun en güzel örneğidir. O bayrak indirme olayının gerçekleşmesinin sebebi oradaki kamu görevlileri değildir. İktidarın barış sürecine zarar verecek hiçbir eylemin içersinde olmayın talimatıdır. Ne oldu? Başbakan ihmali olanlar cezasına katlanır diyerek işin içersinde sıyrıldı çıktı. İstanbul ve Antalya da bayrak indirme teşebbüsünde bulunanlar ayaklarından vuruldu. Eski başbakan biz yaparsan böyle yaparız diye övündü. Diyarbakır da ki bayrağı indiren şahıs vurulsaydı. Vuran ve oradaki komutanlar hakkında soruşturma açılırdı. Lice de ki terörist heykelini indirenler hakkında soruşturma açılmadı mı? İşte işin vahameti bunlardan kaynaklanıyor. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!

Yaşasın Atatürk milliyetçiliği!

Yaşasın Türk milleti!

Yaşasın Atatürk’ün askerleri!

Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!  02 – 09 – 2014 Mustafa KOÇAL



  • Çarşamba 15 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 11 ° / 0 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 13 ° / 0 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

29.01.2020

  • İMSAK 06:47
  • GÜNEŞ 08:13
  • ÖĞLE 13:26
  • İKİNDİ 16:06
  • AKŞAM 18:30
  • YATSI 19:51
  • BIST 100

    120.395%0,50
  • DOLAR

    5,9547% 0,23
  • EURO

    6,5493% -0,01
  • GRAM ALTIN

    300,69% 0,30
  • ÇEYREK ALTIN

    496,1385% 0,30