Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


ÜLKENİN ÜÇ KURUMU NE HALE GELDİ

ÜLKENİN ÜÇ KURUMU NE HALE GELDİ


Ülkenin önemli üç kurum vardır. Ordu, emniyet ve yargı bu kurumların görevi ayrı ayrıdır. Ordunun görevi sınırlarımızı korumaktır. Emniyet vatandaşın canını ve malını korumakla mükelleftir. Yargı adaleti temin etmektir. Bu gün bu üç kurumumuz bölüm bölüm bölünmüştür. % 92 ile ülkenin en güveniliri ordu idi. şimdi bu güven % 70'şe gerilemiştir. Başta AKP ve AKP'liler orduya güvenmemişlerdir. Dünyanın sayılı ordularından olan ordumuz. Dişleri ve tırnakları sökülmüş aslan durumuna düşürülmüştür. Ergenekon ve balyoz davaları ile ordu ya güven güvensizliği getirmiştir. İyi ki bu generaller ile harbe girmemişiz diyen. Bakan orduya güvenlerinin olmadığını açıkça beyan etmiştir. Bu Ergenekon ve balyoz davaları için. Ben bu davaların savcısıyım diyen. Dönemin başbakanı da orduya güvenmediğini dile getirmiştir. Genelkurmay başkanı dahil kuvvet komutanları ve ordu personelinden yüzlerce personel yargılanmıştır. Yargılanma esnasında tutukluluklarının kaldırılması yönünde oy kullanan özel yetkili hâkimler görevlerinde alınmış ücra yerler tayin edilmiştir. Bu özel yetkili hâkimlerde birisi tutukluluklarının kaldırılması yönünde oy kullandım diye. Bana selam vermiyorlar. Hâkim arkadaşlar benimle konuşmuyor” diye dert yanmıştır. O dava esnasında sanıkları aleyhine verilen her karara iktidardan alkış tutanlar vardı. Bu davaların başsavcısına dönemin başbakanın özel zırhlı arabasını ve koruma vermişti. Bu davaları yürüten savcı ve hâkimler el üstünde tutuluyordu. Bu davalardan yüzlerce sanık çeşitli cezalara çarptırıldı. Şimdi bu iki davada çöktü delillerin sahte olduğuna karar verildi. Taraf gazetesine bavulla götürülen belgelerin sahte olduğuna karar verildi. Gölcük karargâhında döşeme altında buluna belgelerinde başkaları tarafından konulduğu beyan edildi.

Şimdi önemli bir konu var. Bu belgeleri döşeme altına koyanlar. Taraf gazetesine bavulla sahte belgeleri götüren kişiler neden bulunmuyor? Buları bulmak iktidarın görevidir. Amma bulunması iktidarın işine gelmez. Çünkü o zaman bunları yapanlar iktidar tarafından makbul kişiler sayılıyordu. Bir teğmenin telefonuna sahte numaralar yüklendi. Bu ispat edildi. Emniyetten yanlışlık olmuş pardon denildi. O telefona sahte numaraları yükleyen hakkında işlem dahi yapılmadı. O gariban teğmene buna rağmen ceza verildi. Allahtan sonra anayasa mahkemesi tarafından cezası kaldırıldı. Bu mahkemeleri eleştirenlere de ülke bağırsakların temizliyor” diye cevap verildi. Biriside ordunun içersindeki Karuzatlar temizleniyor” demişti. Bu davalara bakan savcılar ve Hâkimler ayrıştırılmıştı. İlhan Cihaner ne için başka bir savcı tarafından tutuklandı? Gülen cemaatini bitirmekle suçlandığı için tutuklandı. O zaman yargı cemaatin savcıları ve hâkimleri. Devletin savcıları ve hâkimleri diye ikiye bölünmüştü. Gülen cemaatine karşı olanlar tutuklanıyordu. İyide o zaman bunları o makamlara iktidar getirmedi mi? Ne oluyordu? Hep bir kaleye gol atılıyordu. Gülen cemaati devamlı gol atıyordu. İktidarda gol pasları veriyordu. Bir gün geldi gol atanlara pasverenlerin kalesine gol atıverdi. Gülen cemaatinin savcıları 17 Aralık operasyonunu yaptırdı. Pasverenlerle gol atanlar kapıştı. İş döndü iktidarla cemaatle davasına.

Bugün bu kavga devam ediyor. Bu yüzden polis kolejleri ve polis okulları kapatıldı. Şimdi iktidar kendisine göre bir emniyet teşkilatı oluşturmaya çalışıyor. Senelerce bu ülke için hizmet etmiş dirsek çürütüp belli bakamlara gelmiş olan emniyet amirleri. Hiç alakası olmayan yerlere atanıyor. Veya tutuklanıyor. İşte böyle bir olaydan sonra mahkeme tutuklananların serbest bırakılmasına kara veriyor. Başbakan nasıl serbest bırakırlar cezalarını çekecekler” diye çıkış yapıyor. Diğer bir mahkeme acele olarak, o serbest bırakan mahkemenin kararını hükümsüz addediyor. Ve serbest bırakılanları serbest bırakmıyor. O birinci mahkemenin hâkimleri tutuklanıyor.

Polislere haftada bir operasyon yapılıyor. Gözaltına alınıyor. Tır'ların durdurulmasında görev yapan savcılar ve jandarma komutanı tutulandı. Polisler tutuklanıyor. Hâkimler savcılar tutuklanıyor. Ordu tırnakları ve dişleri sokulmuş aslan durumuna getirilmiş. Bu yüzden sınırlarımız kalbura dönmüş. Bu ülkeyi kim koruyacak? Orduya güven kalmamış. Emniyet birbirine düşürülmüş. Vatandaşın can ve mal güvenliğini kim koruyacak? Yargı parçalanmış. Adaleti kim sağlayacak? Ülke böyle bir çıkmaza girmiş durumda. Cumhurbaşkanı ve iktidar kendi çıkarları için çalışıyor. Ülkeyi ve vatandaşı düşünen kalmadı. Ülkede asayişsizlik almış başını gidiyor. Sokaklarda dolaşmaya korkanların sayısı her gün artıyor. Ortam her gün biraz daha geriliyor. Bindik alamete gidiyoruz kıyamete Allah sonumuzu hayır eyleye. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!  10 – 05 – 2015. Mustafa KOÇAL



  • Çarşamba 15 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 11 ° / 0 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 13 ° / 0 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

29.01.2020

  • İMSAK 06:47
  • GÜNEŞ 08:13
  • ÖĞLE 13:26
  • İKİNDİ 16:06
  • AKŞAM 18:30
  • YATSI 19:51
  • BIST 100

    120.395%0,50
  • DOLAR

    5,9547% 0,23
  • EURO

    6,5493% -0,01
  • GRAM ALTIN

    300,69% 0,30
  • ÇEYREK ALTIN

    496,1385% 0,30