Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


ÜLKENİN ÇİVİSİ ÇIKTI

ÜLKENİN ÇİVİSİ ÇIKTI


Ülkede nereye bakarsan bak çivisi çıkmış. Millete zulüm ediliyor.  Cumhurbaşkanı ülkenin kaymakamları ile toplantı yapıyor. ?Bazen mevzuatları görmezlikten geleceksiniz. Kendi inisiyatifinizi kullanacaksınız? diyor. Kamu görevlilerinin yetkileri kanunlarla belirlenmiştir. Kamu görevi yapan kişi mevzuatın dışına çıkmadan görevini ifa etmek mecburiyetindedir. Kanunla belirlenen yetkisinin dışına çıkarsa suç işlemiş sayılır. Kaymakam mevzuatı bırakıp kendi kafasına göre bir iş yaptığında. Bu yaptığı işten büyük bir zarar ortaya çıkarsa sorumlu kim olacaktır? Mevzuata göre kendisi hakkında işlem yapılır. Bana böyle söylendi. Bende bana söylenene göre hareket ettim, diyebilir. Mesuliyetli işlerde şifahen verilen Emire itibar edilmez. Kamu görevlisinin böyle bir durum karşısında yazılı emir istemesi kanuni hakkıdır. Benim başıma böyle bir olay geldi. Uçaklarda kullanılan dışı fiber içersi toz sigortalar kullanılıyordu. Bu sigortalar ABD geliyordu. Bir ara bu sigortaların stokları bitmiş. Sigorta istiyorum gelmiyor. Cihazları parça beklere ayırmam gerekiyor. Uçuşları engellemeyelim diye. Bu sigortalara dışarıdan tel bağlayıp böyle kullanmaya başladık. Yağmurlu bir hava uçaklar Ankara da gösteri yapmak için. Mürtet hava üssüne gidiyordu. Uçağın birisini burun kısmına yıldırım isabet ediyor. redom diye tabir edilen burun kısmı kopuyor. Pilot atlıyor. Pilot ifadesinde redom anide koptu diyor. Uçak üzerinde en son kimler çalıştı diye uçağın formuna bakıyorlar. Radarcılar çalışmış diye beni çağırdılar. En son senin personelin çalışmış. O redom denilen ön kısımda bizim radar cihazları vardır. Redom kilitlenmemiş olabilir diye. Benim ifademi aldılar. Böyle bir şeyin olması mümkün değil dedim. Neden dediler?  Yerine oturmadan redom kapanmaz dedim. Birde buranın üzerinde vida ile kilitleme mekanizması vardır. Kilitler kapatılmamış olabilir dediler. Böyle bir şeyin olduğunu farz edelim. Hava fileleri bastırıyor. O hava filelerine karşı kilidin açılması imkânsız dedim. Mahkemede anlatırsın derdini dediler. Bir gün sonra uçağın parçalarını toplamaya ekip gönderiliyordu. Bu ekibe iki arkadaşımı verdim. Kilit mekanizmasını bulun. Bulduğunuzda hiç dokunmayın. Ekiptekileri çağırın onlara mekanizmanın kilitli olduğunu gösterin tutanak hazırlayın dedim. Mekanizmanın kilitli olduğunu gördüler. Bizi mahkemeye vermekten vazgeçtiler. Yukarıda sigortalara tel bağladım söyledim ya. Hemen uçakların üzerindeki cihazlarda telli olan uçakların formuna kırmızıçizgiyi çektirdim. Sigortaları söktürdüm. Filoya bakımdan bildiriyorlar şu kadar uçak parça beklere ayrılmıştır diyorlar. Hemen beni çağırdılar. Ne oldu birden bu kadar uçak parça bekler oldu dediler. Durumu anlattım. Ben sizin uçuşunuzu engellememek için böyle yaptım dedim. Yine devam etsin öyle uçalım dediler. Düşen uçakta mahkemeden döndüm. Bu uçakların birinde yangın çıkar ise. Ve benim cihazımda telli sigorta görüldüğü an beni hemen mahkemeye verirsiniz dedim. Biliyoruz mahkemeye vermeyiz dediler. Yazılı emir verin. Hemen şimdi kırmızıçizgiyi kaldırayım dedim. Veremediler 4-5 gün içerisinde ABD´den sigortalar geldi. Bunu neden anlattım kaymakamlara mevzuatı görmezlikten gelin diyorlar. Bana verilen şifahi emri yerine getirseydim. Uçakta bir yangın çıktığında doğru mahkemeye gönderirlerdi.

Nerede kanun? Nerde adalet?  Adalet olmuş olsa. Cumhurbaşkanına siz kamu görevlilerini kanunsuz iş yapmaya yönlendiremezsiniz diyebilirler. Bülent Arınç Melih Gökçek için parselleyip birilerin verdi. Konuşursam yanar dedi. Bu söylem hattı zatında bir ihbardır. Hemen hukukun devreye girmesi gerekir. Gel bakalım neler olmuş? Nereler parsellenip kimlere verilmiş denilmesi gerekirdi. Ülkede demokrasinin ve hukukun işletilmediğinin göstergesidir. Hüseyin Çelik şimdi çıkmış ?barış sürecinde doğuda buralara silah depolanırken kamu görevlileri eli ayağı bağlı oturuyorlardı? diyor. Bu kişi AKP içersinde yetkili bir kişi idi. Şimdi adama sormazlar mı? Bunları biliyordun da gereğini neden yapmadın? Demezler mi? Buda bir ihbar niteliğinde söylemdir. Adalet çalışıyor olsa. Gel bakalım bildiklerin anlat. Bu kadar şehit verildi, denmez mi? Fakat cumhurbaşkanı için birisi bir şey söylesin hakaretten hemen hakkında soruşturma açılıyor.

Çalışan kadınlar fuhuş´a destek oluyor diyen. Bir vakıf başkanı için. Soruşturma açılmıyor. Bu vakıf başkanın bütün çalışan kadınları zan altında bırakıyor. Bu çalışan kadınların hakkını koruyacak olan savcılardır. Kamu çalışanlarını koruyacak olan. Yine kamuda görevli olanlardır. Bu zata hiç kimse bir şey demiyor. Çalışanlardan kadınlardan hiç biriside korkularından suç duyurunda bulunamıyor. Yukarıda kendi başımdan geçen olayı anlattım. Bunu anlatmamın tek nedeni kamuda çalışanlara örnek olmasıdır. Ülkenin neresine bakarsanız bakın çivisi çıkmış. Kimse ne hak arayabiliyor. Nede mağdur olan kamu görevlilerine sahip çıkabiliyorlar. Allah sonumuzu hayır eylesin. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 28 ? 01- 2016 Mustafa KOÇAL  



  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli
  • Cumartesi 15 °C / 6 °C Güneşli
  • Pazar 15 °C / 7 °C Parçalı bulutlu

Balıkesir

15.11.2019

  • İMSAK 06:19
  • GÜNEŞ 07:45
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:37
  • AKŞAM 18:01
  • YATSI 19:22
  • BIST 100

    103.781%-1,00
  • DOLAR

    5,7540% 0,08
  • EURO

    6,3451% 0,06
  • GRAM ALTIN

    271,86% 0,65
  • ÇEYREK ALTIN

    448,569% 0,65