Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


ÜLKEYE YAPACAKLARINI YAPTILAR

ÜLKEYE YAPACAKLARINI YAPTILAR


15 senedir ülkeye yapacaklarını yaptılar. Şimdi itiraf üzerine itiraf ediyorlar. İstanbul´a ihanet ettik. İyi güzelde bu ihanet edişiniz 15 sene sonra mı aklınıza geldi? 5 senede göremediniz? 10 senede de demi göremediniz? Şimdi tehlike çanları çalmaya başlayınca mı aklınız başınıza geldi? Senelerce cemaat ile kol kola can ciğer idiniz? Uyarlılara kulak asmadınız. Uyaranları nerede ise linç edecektiniz.

Sen kim oluyorsun da muhterem hoca efendiye hakaret ediyorsunuz diye. AKP milletvekilleri mecliste hocayı eleştirenin üzerine yürümeye kalmadı mı? O zaman beraber olmak çok tatlı idi. Al gülüm ver gülüm idi. Seçimlerde söylediğiniz ve TV´lerde söylediğiniz slogana ne oldu? Beraber yürüdük bu yollarda. Beraber ıslandık yağan yağmurda. Diye slogan atıyordunuz? Ne oldu beraber yürüdüğünüz yollar mı bitti? Beraber ıslandığınız yağmurlar yağmaz mı oldu?

Şu Ergenekon davasının savcılığı ne oldu? Mahkemeye getirdiğiniz gizli tanıklara ödediğiniz paralar işe yaramadı. Gülen, ABD ortaklığı ile milli ordumuza kumpas kuruldu. Atatürkçü ve cumhuriyetçi generaller, subaylar, rektörler yargılanırken. Ülke bağırsaklarını temizliyor diyordunuz. Sonuç istediğiniz gibi bitti. Çünkü tasfiye edilenlerin yerlerine cemaati adamları yerleştirildi. Anayasa mahkemesi delillerin sahte olduğunu ortaya çıkardı. Anacak yargılananlar sevindi.

Bunlara ödenen tazminatlar milletin vergilerin´ den ödendi. Kimin yüzünden? Bu davalara müdahil olan iktidarın yüzündendir. O zamana kadar bir kanun vardı.  Yanlış ve haksız karar veren hâkimler bunun bedelini kendi ceplerinden ödüyordu. İktidar bu kanunun değiştirdi. Böyle durumlarda hâkimlerin ödeyeceği tazminatları devletin ödemesi şeklide değiştirdi. Bu davalardan yargılanan herkes berat etti.

Bu Ergenekon davaları ABD gülen ortaklığının ürünüdür. Şimdi soruyorum! Bu ortaklığı iktidar biliyordu. O zaman bu ortaklığın işlemesine iktidar destek vermeyip. Böyle bir şeye izin veremeyiz deselerdi? Bu gün FETÖ olayı olmazdı. El birliği ile dünyada belli bir yeri olan orduyu. Dişleri ve tırnakları sökülmüş aslana çevrilmemiş olurdu. Güçlü bir ordumuz olurdu. Sonuç ne oldu? 15 Temmuzu bu ülkenin başına kendi atadıkları adamlar bela etti. Bizi kandırdılar diyerek olayın üzerini örttüler.

Sonrada Allah ve millet bizi af etsin diyerek milletin himmetine sığındılar. Sorsunlar balkım bu millet bu olayları af ediyor mu? PKK ile masaya oturdular. Birkaç anlaşma yaptılar bu anlaşmalar netice vermedi. Yapılan anlaşmaya göre PKK sınır dışına çıkacaktı. Çıkmadılar! Çıkmadıklarını biliyorduk. Millette infial uyandırmasın diye açıklama yapmadık diyen. Ahmet Davutoğlu idi. Yine kandırıldılar. Cemaat kandırdı veya aldattı. PKK kandırdı. ABD kandırdı. Barzani kandır. Bunlar iktidarı kandırıyor. İktidar da hiçbir şey olmamış gibi milleti kandırıyor. Her şeyi bitirdiler.

Hiçbir sorun yokmuş gibi seçim propagandası yapmaya başladılar. 16 Nisan da öyle vaatlerde bulundular ki? Sanki ülkeyi uçuracaklardı.  Terör bitecekti! Bitmedi! Ekonomi uçacaktı uçmadı. Uçan enflasyon oldu. İşsizlik oldu. Geçim sıkıntısı oldu. Asayiş sağlanamadı. Orduyu istedikleri düzeye getirdiler. Yargıyı istedikleri çizgiye çektiler. Kanun hükmünde kararname ile istediklerini yaptılar. Şimdi ülkenin bütün sorunları bitti. ABD de tutuklu olan Rarrab kaldı. Şimdiye kadar hiçbir Türk vatandaşı ile bu kadar ilgilenmediler. Askerin başına çuval geçirildi ses çıkaran olmadı.

ABD ye iki defa Nota verildi. Nota kişiler ile ilgili olarak verilmez. Devletin menfaati olacak konularda verilir. Birde samimiyet olay var.15 senedir İstanbul´a ihanet ettiklerini yeni gördüler. 15 senedir Atatürk ve cumhuriyetle uğraştılar. 15 sene şehirleri betonlaştırdılar yeşili ve ormanları bitirdiler. 15 sene sonra şehirlere yapılan ihanetin farkına vardılar. 15 sendir Atatürk´ü keşfedememişler şimdi keşfettiler. Atatürk de bizim. Cumhuriyette bizim dediler.

Şimdi Atatürk kelimesi ağızlarından düşmüyor. Atatürk kimsenin tek elinde değildir demeye başladılar. Atatürk hiç kimsenin tek elinde değildir. Olması da mümkün değildir. Türk milletinin manevi değeridir. Peki, şimdiye kadar Atatürk ismini ağızlarına almayanlar şimdi Atatürkçülüklerinde samimidir. Önemli olan samimiyettir. Samimi olsalardı. Anayasadan laiklik çıkarılsın diyen. Ve Atatürk´ün resmi üniformalı resmini mecliste aslı olduğu yerden indirten meclis başkanı kahraman değil miydi? Neden? Kahraman yine meclis başkanı seçildi?

Demek ki samimiyete riayet edilmedi. Millet bu sefer kanmadı. Herkesin ağzında bu konu konuşuluyor. Bahçeli ile birlikte bu günlere geldiler. Yapacaklarınızı yaptınız. Bizi kandırdılar, aldattılar dediniz. Yaptıklarınız için. Allahtan ve milletten af dilediniz. Biz bu kadar yaptık bundan fazlasını yapamıyoruz. Biz görevi bırakıyoruz diye istifa edebiliyor musunuz? İşte o zaman bu millet sizi af eder. Biz istediğimiz hedeflere daha ulaşamadık yola devam edeceğiz diyorsanız. Bu millet sizi asla af etmeyecektir. Çünkü iş çığırından çıktı zulüm mertebesine geldi. Bundan sonrası milletin iradesine kalmıştır. Tabi milletin iradesinin tecelli etmesine izin verilirse. Saygılarımla.

Türkiye laiktir laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!  21-11- 2017 Mustafa KOÇAL



  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Cumartesi 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

21.11.2019

  • İMSAK 06:25
  • GÜNEŞ 07:52
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:34
  • AKŞAM 17:57
  • YATSI 19:18
  • BIST 100

    106.785%0,00
  • DOLAR

    5,7076% 0,18
  • EURO

    6,3290% 0,31
  • GRAM ALTIN

    269,91% 0,04
  • ÇEYREK ALTIN

    445,3515% 0,04