Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


VATANDAŞLA İNATLAŞMAK

VATANDAŞLA İNATLAŞMAK


İktidar son zamanlara kadar, biz milletin istediklerini yapıyoruz diyordu. Fakat son zamanlarda bu söylem tamamen unutuldu. Demek oluyor ki? Kendileri gibi düşünenlerin istedikleri yapılıyormuş. Son günlerden iki örnek ile başlayalım. Birincisi şeker fabrikalarının satılığa çıkarılması ile gündemde yer alan bu fabrikaların satılmasına tepkiler başladı. Ülkenin her bölgesinden şeker fabrikalarımıza dokunmayın tepkileri başladı.

Bu söylemler protestoya dönüştü. Ülkenin birçok yerinde bu protestolar yapıldı. Çeşitli söylemler dile getirildi. Pancar üreticileri seslerini duyurmak için gösteriler yaptı. Hayvancılıkla uğraşanlar hayvanlarımıza yem olarak verdiğimiz pancar küspesi yok ediliyor diye seslerini duyurmaya çalıştı. Şeker fabrikalarında çalışanlar seslerini duyurmaya çalıştı. Nişasta bazlı şeker kullanmayanlar. İsyan etti. Uzmanlar nişasta bazlı şekerin zararlarını açıkladılar. Şeker pancarının ne gibi özellikleri olduğunu bende araştırdım. Sayfamda yazdım. 5-6 çeşit vitamin çeşidi var. 3-4 çeşit mineral var. Ayrıca etanol diye bir madde var. Bundan benzin dahi üretilebiliniyor. Birçok hastalığa ilaç olabildiği belirtiliyor.

Bu kadar çok yönlü bir ürün yok edilmeye çalışılıyor. Ayrıca atığı küspe olarak hayvanlara yem olara veriliyor. Açıkçası çok faydalı bir üründür. İşte vatandaşın bu şeker fabrikalarının satışına gösterdikleri tepkinin nedeni çok yönlü kullanımı olan bir bitki olduğu içindir. Bu tepkiler daha satış başlamadan gündemde idi. Bazı yöneticiler tepki gösterenlerin gazını almak için. Son kararı cumhurbaşkanı verecek dediler. Her nedense cumhurbaşkanın bu fabrikaların satışı ile tek kelime söylemedi. 1 milyon 600 bin imza toplandı.

Bu imzaları atanlar şeker fabrikaları satılması diye verilmiş imzalardı. 15 çuvala dolduruldu başbakanlığa teslim edildi. Ne bu kadar imza dikkate alındı. Nede milyonlarca vatandaşın tepkileri dikkate alındı. İktidar dediğim dedik. Çaldığım düdük dedi. Ve şeker fabrikalarının satışını başlattı. Birere ikişer satılıyor. Bu olay bir nevi vatandaşla inatlaşmaktır. Neden bu yolu tercih ettiklerini?  Sonradan erken seçim kararı almalarından anladık. Meğer ekonomi kötü olduğu için seçim kararı alınmış. Şeker fabrikalarının satışında ısrar etmelerinin sebebi ekonomide dolay olduğu anlaşıldı. İktidarın biz milletin dediğini yapıyoruz söylemi havada kalmış oldu.

İkinci olay İstanbul da ve Malatya da ki tarihi üniversitelerin bölünme olayı. Akademisyenler öğrenciler ayaklandı. Veliler hatta hastanede yatan hastalar dahi üniversitemize dokunma diye slogan atarak sokaklara döküldü. İktidar bunların tepkilerine bile kulak asmadı. Bu üniversitelerin bölünme olayını meclise getirdi. Her şey Kanun hükmünde kararname ile hallediliyor. OHAL ne için ilan edildi? Terörle mücadele edilmesine hız kazandırmak için ilan edildi. Meclisten kanunun çıkmasını beklememek için.

KHK çıkarılıyor hemen kanun yürürlüğe giriyor. Grev KHK ile önleniyor. Pekiyi bu tarihi üniversitelerin bölünmesi neden KHK ile yapılmadı? Top meclise atıldı. Meclis karar verdi diyecekler. Meclisten Bahçeli ile birlikte çıkaracaklar. Üniversitemize dokunmayın diyen. Milyonlar var. Neden? Bu milyonların tepkileri dikkate alınmıyor? Hani milletin istediği yapılıyordu? Bunlar bu ülkenin vatandaşı değil mi? Tepki gösterenler iktidar gibi düşünmüyor olanlar. Birde bu gösteri yapanlara polis müdahalesi yapılıyor.

Bu milletle inatlaşmaktır. Bu tepkiler oya dönüştüğünde iktidarın aleyhine olacağı alenen bellidir. Hem şeker fabrikalarının satışı, hem de bu üniversitelerin bölünme olayı. İktidarın aleyhine olacağı aşikârdır. Buna rağmen bunlarda ısrar ediliyor ise. Bunun bir anlamı olmalıdır. Bana göre iktidarı bırakmak olabilir. Biz bırakmadık millet iradesi öyle istedi diyebilmek için. Bu olaylardan geri adım atılmamış olabilir. Milletle inatlaşmanın faturasının ağır olacağını bildikleri halde, bu olaylarda ısrar ediliyorsa bu olayı böylede yorumlamak mümkündür. Bu olayların neticesi sandığa yansıdığı takdirde iktidarın el değiştireceği olağan olur.

Yarın bu inatlaşmalar sokağa yansır ise. Ve polis işin içerisine girerse olaylar büyüyebilir. O zamda seçimin iptali gündeme gelebilir. Hiçbir zaman millet ile inatlaşma olmaz. Bu inatlaşmanın ne getireceği ne götüreceği seçimlerde ortaya çıkacaktır. Seçimden benim bir endişem var. Biliyorsunuz iktidar ile Bahçeli seçim ittifakı yaptı.

Bu ittifak ile meclise 26 maddelik bir ittifak kanunu getirdiler. Bu ittifak kanununa göre. Seçim pusulalarına ve zarflara vurulan yüksek seçim kurulu mührü kaldırıldı. Pekiyi sandık neticelerini gösteren sandık tutanaklarına mühür vurulacak mı? Vurulmayacak mı? Bunun hakkında bir açıklama yok. Sandık neticelerini gösteren tutanaklara mutlaka mühür vurulmalıdır. Referandumdaki olay gibi bir olay bu seçimlerde de yaşanabilinir. Saygılarımla.

Türkiye laiktir laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere! Ne mutlu laikim diyenlere! Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 28-04-2018 Mustafa KOÇAL       

 



  • Pazartesi 16 ° / 7 ° Bulutlu
  • Salı 17 ° / 10 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 15 ° / 6 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

18.11.2019

  • İMSAK 06:22
  • GÜNEŞ 07:48
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:35
  • AKŞAM 17:59
  • YATSI 19:20
  • BIST 100

    105.380%0,00
  • DOLAR

    5,7499% 0,12
  • EURO

    6,3603% 0,16
  • GRAM ALTIN

    270,98% -0,31
  • ÇEYREK ALTIN

    447,117% -0,31