YALAN, GERÇEĞE SÜRÜLEN YALDIZ BOYADIR, ER-GEÇ ANLAŞILIR!...
YALAN, GERÇEĞE SÜRÜLEN YALDIZ BOYADIR, ER-GEÇ ANLAŞILIR!...
Tarih: 31.12.2016 15:33:01
Orhan ORGARUN (Uzaktan Gelen yakın Sesler)

  Gerçek ve doğruluk evrenseldir!..

   Doğruluk, diğer tüm faaliyetleri ayakta tutan orta direktir!.. Doğruların susabileceği, fakat yıkılmayacağı genel kanıdır, kesindir. “Süfli kardan vakarlı zarar iyidir!..” (Bugün yaklaşık 600 milyon küsür insan taptığı doğruluktur!..) Evet, Budistler, doğruluğu “din” haline getirmişlerdir. Budizm´in esasları, “dünyadaki gerçek” olduğudur:

A-) Hayatın esası elem ve ızdıraptır,

      B-) Bu elem ve ızdırapların sebebi ihtiraslardır.

C-) Bu elem ve ızdıraplardan kurtulmak gerekir,

D-) Bu elem ve ızdıraplardan kurtulmanın yolu vardır. Ancak şu “8 ilkeye uyularak elem ve ızdıraplardan kurtulmak mümkündür:

1-) Doğru inanç: insanın kılavuzunun gerçek olduğuna inanmak, hep gerçeğin yanında, batılın uzağında olmak.

2-) Doğru tutum: her zaman sakin olmak, hiç bir canlıya zarar vermemek, zarar vererek değil, hizmet ederek yaşamak.

3-) Doğru söz: Hiç yalan söylememek, kimseye iftira etmemek, kimseye kaba ve kötü dil kullanmamak, nezaketli olmak.

4-) Doğru hareket: hiç çalmamak, hiç öldürmemek, sonradan pişmanlık duyacak ya da utanılacak bir şey yapmamak.

5-) Doğru iş: Koplazanlık, sahtecilik, çalınmış eşyayı alıp satmak, başkasının malına el koymak gibi kötü işleri hiçbir zaman yapmamak, her işinde dürüst davranmak.

6-) Doğru çaba: Her zaman iyinin arkasından koşmak, kötü olan her şeyden uzak durmak.

7-) Doğru görüş: Her zaman soğukkanlı olmak, sevinç ya da kederin düşünceyi bulandırmasına, düşünceden ağır basmasına yer vermemek.

8-) Doğru dalma: Öz gerçeğin kendisini ve güzelliğini sezi yoluyla içinde duymak ve görmek ile karşısında kendinden geçercesine sessiz bir heyecana dalarak tam iş huzuruna ermek… Bu, öbür yedi kurala uyulursa elde edilebilir…

    Bu sebeple olacak ki, batılılar, doğruluğu namus saymaktadır.

Namus: Doğruluk, namussuzlukta yalancılıktır! Bugün batılıların birinci özellikleri doğruluklarıdır. Doğal olarakta bugünkü uygarlık düzeylerini ve teknik ilerlemelerini de doğrudan doğruya, bu doğru oluşlarına borçludurlar. Doğruluk, yaptıklarını çekinmeden söylence, yalan söylememe; hile, desise, dolap çevirmeyi düşünmeme, hayatlarının her ayrıntısına kadar işletmiştir! Bu bir güven de yaratmakta, herkes üzerindeki görevi hakkı ile yapmaktadır, sorumluluk duygusunu taşımaktadır. Bu davranışlardır ki, başarı ve toplum hayatının düzenine olan güvenlik, ancak doğruluk üzerine kurulmuştur ve meyvelerine de kavuşulmuştur. Yirminci asrın harika tekniğinin temelindeki en büyük harç, işte bu harika iş gören doğruluktur. Gerçekten güzel ne olabilir? Öyleyse doğruluk hem vicdan, hem de davranış sorunudur. Doğruluk ilkesine tam uyarak yaşan bir toplum düşünelim; o zaman neler olmaz: Önce suçlar azalacağından, güvenlik kuvvetlerinin, yargı organlarının pek o kadar işi kalmaz; herkes güven duyacağından her işte ilerleme, verimlilik, düzen olur, zamanlarını, emeklerini iyi ve olumlu konulara yönelteceklerinden insanlık kat kat daha yüksek hayat düzeylerine erişecektir. Nitekim Finlandiya, İsveç, İsviçre, Almanya, Japonya,, Singapur gibi ulusların durumu budur. Toplumsal adalet, ekonomik adalet ve düzenle fazlaya satarak pahalılık yaratanlar, kalitesiz mal üretenler, hileli iş yapanlar, bu çıkarları uğruna topluma düşmanlık ederken, hep doğruluk kuralını çiğnediklerinden bu kötülükleri yapmaktadırlar. Toplum hayatının ayarlayıcısı, ruhu, ölçüsü, sigortası hep doğruluktur. Kuran–51/10: “Yalancılar kahrolsun!” 22/38: “Allah, haini ve nankörü sevmez.”

    Matta İncili, V.37´de “sözünde evet evet, hayır hayır olsun. Bunlardan fazlası şerli kimselerdir! denilir. Batı ulusları, yalnız bu türlü kutsal buyruklara uyduklarından değil fakat toplum hayatının zorunlu kıldığı şartlar sayesinde ve eğitimle kültürün etlisi ile doğrulara oranla daha pek az yalan söylemektedirler. Doğru olmayıp oralarda hemen hemen düşünülememektedir. Çünkü düzen öylesine sağlamdır ki, yalancı düzenini kokain ağına takılmakta gecikmez, cezasını bulur. Doğruluk güvence altındadır, sahipsiz bırakılmıştır; yalana da yer bırakılmamıştır. Çark işler ve yalanı çabucak yakalar… Zaten yalan, gerçeğe sürülen yaldız boyadır, er-geç anlaşılır!

    Yemini çok edenlerin çok yalan söyledikleri anlaşılmaktadır. Mutlak doğruluk, kayıtsız-şartsız doğru olmaktır. İnsanların çoğu ise karakter bakımından mutlak doğruluk yiğitlerinden yoksun olduğu için, toplumdaki kötülüklerin önüne geçilememektedir. Resmi dairelerde memurlar, ailelerde eşler, çarşılarda esnaf, yalanı başarı aracı sayar ve ulusu soysuzlaştırır. Pazarlık bile gerçekte satıcının doğruluktan başlanmadığını ortaya koyar… Yeni yetişenler, ailede, okulda, çarşıda, pazarda, gezide, kısaca sokulabildikleri her yerde bir yalan havası ile karşılaştıkları için, farkında olarak ya da olmayarak gevşekten korkar ve tiksinirler. Oysa ki John Locke´n dediği gibi, “Hakikat aşkı için hakikatı sevme, kendisinden bütün öteki faziletleri fışkırdığı tek kaynaktır!”. Burada Kur´an – 2/224-225; 16/91-92; 68/10´da YALAN YEMİNİ adi çıkarına alet edene şiddetle çatılır: “Allah´ı yeminlerinize alet etmeyin! Yanılmaların dışında, kalplerimizin irtikâp ettiği yeminle sorumlusunuz. Yeminlerinizi bozmayın! Allah´ı üzersiniz. Şahit tuttuğunuz halde nasıl da bozarsınız? Yeminlerinizi aranızda hileye alet edipte bozmayın! Her çok yemin edeni ve değersizi tanıma!”

    “Doğruluk” ve ayrıntılarından “Dürüstlük-Mertlik” – “Güvenilir olma” ile olumsuzlukları “Dalkavukluk-ili yüzlülük- hile – yalan yemin – yalana şahitlik” için Kur´an, evrende ve hayatta HEP DOĞRULUK ÖN GÖRÜR: 11/112; “Sen, emrolduğun gibi, beraberindekilerle dosdoğru ol! “9/119: “Allah´tan korkun, imanda ve sözünde doğru olanlarla beraber olun!. 33/35; “Doğru erkeklere ve doğru kadınlara Allah büyük ödül hazırlamıştır.” 46/113-14: “Rabbimiz Allah´tır deyip dosdoğru gidenler… Onlara bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır; cennetliktirler…” 42/15: “Sen onları tevhide çağır ve emrolduğun gibi sehat üzerine doğru git! Aranızda adaleti yerine getirmekle emrolundum de.” 33/70: “Ey iman edenler! Allahtan korkun ve doğru söz söyleyin! 5/89: “Bilerek yaptığınız yeminlerden sorumlusunuz! Zorunlulukla bozulana kefaret gerekir. Yeminlerinizi bozmaktan sakının!” 16/94: “Yeminlerinizi aranızda fesada bir vesile edinmeyin ki sonra sağlam basmışken ayağınız kayar da Allah yolundan saptığınız için dünyada kötü azaba tadarsınız, ahrette de size büyük azap olur!.” 49/12: “Kötü zan´ın birçoğundan sakının! Çünkü zan´ın bir kısmı günahtır… Ayıpları araştırmayın! Birbirinizi çekiştirmeyin! Hiç, sizden biriniz ölü kardeşinizin etini yemek ister mi? Bundan tiksindiniz. O halde Allah´tan korkun!” 3/76: “Kim ahdini ve emaneti yerine getirirse Allah sever! Yeminini dünyalık için bozanın cezası ağırdır.”

    Görülüyor ki doğruluk, bütün dini amellerin direğidir…

    DOĞRULUĞU bir de HZ.MUHAMMET´TEN dinleyelim: “En güzel amel doğruluk, en çirkini de yalancılıktır! Yalan yere yapılan yemin, beldeleri harap eder! Hak ve hakikatın kökü cennette, batılın kökü cehennemdedir. Yalan cehennem amelidir. Cennete giremez. İnsanların en kötüsü birine ayrı, diğerine ayrı görünen ikiyüzlü insanlardır! Tehlikenin doğruluk için olduğunu görseniz bile, doğruyu ayırınız! Çünkü doğrulukta kurtuluş ve selamet vardır. Şüphelendiğin bir şeyden uzaklaş! Şüphe vermeyene sarıl! Doğruluk sükût ve huzurdur… Gerçekten yalan, nifak-fesat kapılarından biridir! Doğruluk rahmetin, yalan azaptır; doğruluk aydınlık, yalan karanlık; doğruluk mis gibi kokar, yalan tiksindirici koku yayar. İnsan yalan söylediğinde, melek söyleyenlere yazıklar olsun! Her duyduğunu söylemek, günah olarak yeter… Benim için 6 konu söz verin. Size cenneti garanti edeyim:

          1-) Konuştuğunuzda yalan söylemeyin

          2-) Vaadde bulunduğunuzda yerine getirin!

          3-) Bir şey emanet edildiğinde hainlik etmeyin!

          4-) Namusunuzu koruyun!

          5-) Gözlerinizi haram şeylerden çevirin!

          6-) Ellerinizi dinen caiz olmayan şeylere sürmeyin!

     Birine zarar veren hainlik eden, hile yapan, iftira eden bizden değildir! Hakkından fazla kar yapan kul ne fenadır!”

    Hikmet ehli-fikir ve gönül adamlarının, DOĞRULUK ÖĞÜTLERİ dikkate değer:

    “İnsanın doğruluğu faziletin en açık delilidir! (“Hz.Ebubekir) “Bir adamın önüne, görünüşüne, namazına, niyazına bakıp aldanmayın; aklına, ameline ve doğruluğuna bakınız!” (Hz. Ömer). “Açık kalp ile konuşan düşman, içinden pazarlıklı dosttan iyidir!” (Hz. Ali). “Hırsızlara, alçak ve rezil adamlara acıkmak, zayıflara vurmaktır! Doğruların üzerindeki nur bedenleri yok olsa da kıyamet gününe kadar alır! “(Mevlana Celalettin). “Doğruluk her türlü koşullarda meyve verir…” (Sehiller). “İnsanlar ve toplumlar, her şeyden önce doğru bir düşünüşe sahip olmalıdırlar; zihniyeti zayıf-çürük-sapık olan bir topluluğun tüm çalışmaları boşa gider…” (MUSTAFA KEMAL ATATÜRK). “Bir yalancıya inanır görünmekte yalan söylemek demektir…” (Arthur Schimitzler). “İlk ve kötü yalan, kişinin kendisini aldatmasıdır! Bundan sonraki tüm günahlar kolayca işlenebilir…” (J.Bailey). “Her doğru söz saygıya değer; her doğru sözü söyleyeni yüceltme insanlık şerefidir…” (Hasan Ali Yücel). “Yalancının cezası; kendisine inanılmaması değil, onun kimseye inanmamasıdır!. (Bernand Shaw).

v  “Haykıran susuşlar vardır ki ancak Allah işitir.”

v  “Her zenginlik bir düşman yaratır, fikir zenginliği hepsinden daha çok düşman yaratır”

v  “Başkasında kendi özgürlüğünden daha yeniş gördüğü özgürlüğü alkışlayabilen insan gerçekten özgür insandır.”

     “Düşünen Bir Topluma” İthaf Olunur…

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İSLAM´I NASIL YIKABİLİRİZ? (15 Aralık 2017 - Cuma)
10 ARALIK İNSAN HAKLARI GÜNÜ… (10 Aralık 2017 - Pazar)
İSLAMDA KADIN HAKLARI… (08 Aralık 2017 - Cuma)
PARANIN KOKUSU YOKTUR … (04 Aralık 2017 - Pazartesi)
SAYGIYA LÂYIK OLAN DÖRTLER (01 Aralık 2017 - Cuma)
VELÂDET (MEVLİD) KANDİLİ… (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
YAŞADIĞIMIZ TÜM ÇÖZÜMSÜZLÜK… (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
KASIM AYININ SON GÜNLERİNDE (25 Kasım 2017 - Cumartesi)
ÖĞRETMENE SAYGI GÜNÜ… (24 Kasım 2017 - Cuma)
MİLLET-DEVLET VE İNSAN HAKLARI… (23 Kasım 2017 - Perşembe)
“ABD DOLARIDIR, ABD DOLARIDIR“ … (21 Kasım 2017 - Salı)
İKİ ŞAİR İKİ ŞİİR … (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
HEM EVET, HEM DE HAYIR CEPHESİ… (18 Kasım 2017 - Cumartesi)
BAŞBAKANLIK KURUMU… (12 Kasım 2017 - Pazar)
FETÖ NE YAPTI? (04 Kasım 2017 - Cumartesi)
HAZRETİ ÖMER B. HATTAB (r.a) … (03 Kasım 2017 - Cuma)
Atatürk ne yaptı ? (27 Ekim 2017 - Cuma)
NE ÇABUK UNUTTUNUZ YAŞANAN VAHŞETİ? (26 Ekim 2017 - Perşembe)
BİZİM DEVLET GELENEĞİMİZ BU ! (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
DEMOKRASİ İÇİN (08 Ekim 2017 - Pazar)
4. EKİM DÜNYA HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ… (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
AYDINLAR TOPLUMSAL UMUDUN KAYNAKLARIDIR… (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
TÜRK MİLLETİ DİNDAR OLMALIDIR… (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
ASLA O YARIN O OLMAYACAK… (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
HANİ DİLE KOLAY 94 YIL DENİR YA (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
TÜRKİYE NASIL GÜÇLÜ OLUR! (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
AKP HÜKUMETİ NE YAPMAK İSTİYOR… (21 Ocak 2017 - Cumartesi)
ORHAN UMUTLUDUR YARININDAN… (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
BU HESABI YAPMAK ZORUNDAYIZ (06 Ocak 2017 - Cuma)
BU YURDUMU YİYENLER VAR… (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
DEVLETİ ELE GEÇİRME PLANININ DETAYLARI (29 Aralık 2016 - Perşembe)
VATAN HAİNLİĞİNDEN VAZGEÇİN… (27 Aralık 2016 - Salı)
KİMİ KİMDEN AYIRIRSIN… (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
NE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜRSEN O OLURSUN… (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
NİYE?! NİYE?! NİYE?! (14 Aralık 2016 - Çarşamba)
DOLAR GELİR… (10 Aralık 2016 - Cumartesi)
DÖVİZ İLE CENNET ARAMAK… (09 Aralık 2016 - Cuma)
HABERİN VAR MI? (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BU KADAR KARAMSAR OLMAMAK LAZIM… (01 Aralık 2016 - Perşembe)
TERÖRÜN ESAS ADI SEVR´DİR, MONDROS´TUR… (28 Kasım 2016 - Pazartesi)
MİLLET OLMANIN GEREKLERİ VARDIR... (23 Kasım 2016 - Çarşamba)
Hal ve gidiş umut verici değil (27 Ekim 2016 - Perşembe)
YENİ BİR ATATÜRK BULAMAYIZ... (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
´DEVLET MALI DENİZ (07 Haziran 2016 - Salı)
MİLLİ GÜÇLERLE ATATÜRK´TE BULUŞALIM… (02 Haziran 2016 - Perşembe)
Emaneti Ehline Vermek (2) (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
Emaneti Ehline Vermek (1) (27 Mayıs 2016 - Cuma)
AYAĞINIZI DENK ALIN, BURASI KİMİN ÜLKESİ? (19 Mayıs 2016 - Perşembe)
KARAKARDANADAM, E.. Rİ.. YE.. CEK.. SİN. (16 Mayıs 2016 - Pazartesi)
Sen ey! (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
1 MAYIS EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ… (01 Mayıs 2016 - Pazar)
DEMOKRASİ İLE BASIN.. (30 Nisan 2016 - Cumartesi)
AVRUPANIN TARİH AMACI (23 Nisan 2016 - Cumartesi)
KORKMA, ÇÖZÜM VAR! (22 Nisan 2016 - Cuma)
Şehit.. (20 Şubat 2016 - Cumartesi)
Vatanımıza Sahip Çıkalım… (19 Şubat 2016 - Cuma)
EDEB YA SÖZÜM ONA ÜSDATLAR… (05 Şubat 2016 - Cuma)
ZULÜM, ZALİM… (09 Ocak 2016 - Cumartesi)
İŞTE EY MİLLET ve İDARECİLER! (05 Ocak 2016 - Salı)
TÜRKİYENİN SİYASİ SİTEMİ TIKANMIŞTIR… (17 Aralık 2015 - Perşembe)
RUSYANIN ÖZEL POLİTİKASI (15 Aralık 2015 - Salı)
SICAK PARA… (14 Aralık 2015 - Pazartesi)
CHP´YE NASIL SAHİP ÇIKABİLİRİZ? (10 Aralık 2015 - Perşembe)
YAŞAMIN ANLAMI… (12 Kasım 2015 - Perşembe)
HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ DIŞLANIRSA… (09 Kasım 2015 - Pazartesi)
HALKIN EKMEĞİ (15 Ekim 2015 - Perşembe)
BANDIRMANIN KALBİ, SON KURŞUN ANITI… (17 Eylül 2015 - Perşembe)
TARİHİN OBJESİNE UYGUNLUK DERECESİ (14 Eylül 2015 - Pazartesi)
TERÖRÜ LANETLİYORUZ (11 Eylül 2015 - Cuma)
23 NİSAN 1923 CUMA GÜNÜ (10 Eylül 2015 - Perşembe)
ŞEHİTLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM. (07 Eylül 2015 - Pazartesi)
ASKER KOMUTANI GÖRECEK BAŞINDA… (03 Eylül 2015 - Perşembe)
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI VE İMAN… (30 Ağustos 2015 - Pazar)
YENİDEN MANEVİYATA DÖNÜŞ… (21 Ağustos 2015 - Cuma)
VATANDAŞIN DEVLETE HİTABESİ … (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
RAMAZANIN ARDINDAN… (04 Ağustos 2015 - Salı)
RAMAZAN BAYRAMI… (17 Temmuz 2015 - Cuma)
BAYRAM SEVİNÇ GÜNÜ DEMEKTİR… (16 Temmuz 2015 - Perşembe)
KADİR GECESİ VE FAZİLETİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
DOLU DOLU GEÇEN 99 YILDAN ARTA 9 ŞEY. (10 Temmuz 2015 - Cuma)
ZAMAN VE ZAMANIN DEĞERİ… (09 Temmuz 2015 - Perşembe)
TARİH: 4 TEMMUZ, 2003 (ÇUVAL OLAYI)… (26 Haziran 2015 - Cuma)
İSLAMIN UYUŞTURUCUYA BAKIŞI… (21 Haziran 2015 - Pazar)
MÜSLÜMANLARIN BAYRAMI OLAN CUMA GÜNÜ… (18 Haziran 2015 - Perşembe)
VERGİ (16 Haziran 2015 - Salı)
MİLLİ İRADE… (10 Haziran 2015 - Çarşamba)
ADAMCIKLAŞMAYANLARA ÇOK ÇOK SELAM OLSUN!.. (08 Haziran 2015 - Pazartesi)
TÜRKİYE HARİTASINDA HATAY VE İSKENDERUN!.. (06 Haziran 2015 - Cumartesi)
FAŞİZM BARIŞI DÜŞÜNMEZ, SAVAŞÇIDIR!... (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
İLK PUTA TAPAN KAVİM! (02 Haziran 2015 - Salı)
HER ÜLKENİN BİR SEMBOLÜ VARDIR… (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
TARAFINI BELLİ ETMEK (18 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Peygamber Ocağı. (15 Mayıs 2015 - Cuma)
TÜRKLÜK ve VATANDAŞLIK… (14 Mayıs 2015 - Perşembe)
VATAN-BAYRAK-İSTİKLAL VE MEHMETÇİK… (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
VATANDAŞ OLARAK İNSAN… (12 Mayıs 2015 - Salı)
Trafik Kuralları… (02 Mayıs 2015 - Cumartesi)
DÖVİZ İLE CENNET ARAMAK… (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
Reklam

/resimler/2017-11/13/0916421674863.jpg

/resimler/2017-11/25/1502214546021.jpg

/resimler/2017-12/9/0919525572697.gif

/resimler/2017-12/4/1259056175366.jpg

/resimler/2017-12/13/0938306259148.jpg

/resimler/2017-12/13/0945295486108.jpg

/resimler/2017-11/28/1017556312309.jpg

avşa adası otelleri

bandırma web tasarım

erdek otelleri

 

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Balikesir için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:30 08:14 13:14 15:38 17:56 19:28
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar