Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


YARGIYA GÜVEN KALMADI

YARGIYA GÜVEN KALMADI


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

 Herkesin bir gün ihtiyaç duyabileceği suçlunun, suçsuzun, haklının, haksızın belirlenmesinde en etkin rol yargıdadır. İnsanların yargıya güveni olmadığı bir ülkede kargaşa yaşanır. Sorunların yargı yolu ile çözüme kavuşacağına inanılmayan ülkelerde mafyalar türer. İşleri kendileri halledemeyenler mafyalar vasıtası ile işlerini hallederler. Ülkemizde yargıya güven kalmamıştır. Güvensizliğin kaynağı iktidardır. Yargıyı kendi menfaati doğrultusunda yönlendirmekte dedirler.

Dokunulmazlıkların kaldırılma olayında “biz bu yargıya güvenmiyoruz” dediler. 2010 referandumunda yargıyı dizayn etmek için yetki aldılar. Fakat bununla da yetinmediler. Yargı paketleri çıkardılar. Son olarak HSYK için değişiklikler yaptılar. Yargı karalarını uygulamayan iktidarın kendisi olmuştur. Seydişehir alüminyum tesislerinin satışını mahkeme iptal etti. Ve tesislerin iadesi karırı alınmış olmasına rağmen alınan kararı iktidar uygulamadı. Çıkardıkları yargı paketinin içersine bir madde koydular. Seydişehir alüminyum tesislerinin geri iade edilmesi mümkün değildir şeklinde bir kanunu çıkardılar. Mahkeme böyle bir kanun çıkarılamaz diyerek. O kanun maddesini iptal etti. Yinede bu tesis Cengiz inşaat şirketi tarafından iade edilmedi. Ayni şekilde mahkeme Balıkesir SEKA kâğıt fabrikasının satışını da iptal etti. Geri iade edilmesine karar verilmiş olmasına rağmen. SEKA’nın iadesi de uygulanmadı.

İktidar Twiteri yasakladı. Anayasa mahkemesi bu yasağı da kaldırdı. Anayasa mahkemesinin bu kararına “uyacaklarını” başbakan dile getirdi.  “Bu karara uyacağız. Fakat bu karara saygı duymuyoruz” diyen bir vatandaş değil. Bu ülkenin başbakanı bunu söylüyor. Anayasa mahkemesi en yüksek mahkeme olmasına rağmen bu mahkemenin verdiği karara saygı duymayan iktidardır. İktidar ülkenin en yüksek mahkemesinin kararına saygı duymazsa vatandaş nasıl saygı duysun? İktidar bir zamanda başörtüsü konusunda yine mahkemenin verdiği kararı eleştirmişti. Kendi lehlerine verilen kararı alkışlıyorlar. Aleyhlerine olan karara saygı duymuyorlar. Bu anayasa mahkemesi değimliydi AKP’yi kapatmayan. Partinin kapatılması için açılan mahkemede partiyi kapatmayıp, laiklik karşıtı odaklanmadan dolayı. Hazine yardımının % 50’nin kesilmesi kararı veren mahkemenin bu kararına saygı göstereceksiniz. Twiter yasağının kaldırılmasına saygı duymayacaksınız. Neden? Çünkü milletin haber alma özgürlüğünün kısıtlanma isteği iktidarın kendisinden gelmişti. Mahkemenin bu kararına kerhen uyacaklarını söylediler. 

İktidarın güvenmediği ve kararlarını uygulamayan bir yargıya vatandaş nasıl güvensin? Hele şu anda kime güveneceğimizi şaşırdık. Çünkü kurumlar öyle bir ayrıştırmaya uğradı ki. Akıllara durgunluk verecek duruma geldi. Emniyet, cemaatin polisi, devletin polisi, olarak ayrıştırıldı mı? Yolda araba ile gidiyorsunuz. Polis çevirdi! Ehliyet, ruhsat dedi. Verdiniz, bir eksik buldu veya 15 KM önce hatalı solmama yaptınız dedi. İçinizden acaba cemaatçimi, devletçimi diye aklınızdan geçer mi, geçmez mi? Veya birisi ile münakaşa ettiniz. Münakaşa ettiğiniz. Bu kişi sizin hakkınızda şikâyetçi olmuş. Savcı ve hâkim için ayni şeyleri düşünür müsünüz?  Hele polis devletçi misiniz? Yoksa cemaatçi misiniz? Derse, nasıl cevap vereceksiniz?  Ben böyle bir durumla karşılaştım. Harp okulu öğrencilerinin darbeye teşebbüs ettiklerinde, jetler Ankara üzerinde alçak uçuş yaptı. Hemen giyindim hava kuvvetlerine gitmek için yola çıktım. Bir askeri araç geldi. Ona bindim ulusa geldim. Askerler yolu kesmişler. Arabadan indim. Asker silahı bana çevirdi. Ne taraftansın dedi. Oradaki askerin ne taraftan olduğunu bilemezsin. Ordu ne tarafta ise o taraftanım dedim. Poliste size böyle bir soru yöneltebilir.  Yargıda, savcılar ve hâkimlerde cemaatçi veya devletçi olmak üzere ayrıştırıldılar. Vatandaşlar bizden olanlar, bizden olmayanlar diye ayrıştırıldı. Laik olanlar anti laik olanlar olarak ayrıştırıldı. Atatürkçü olanlar, Atatürkçü olmayanlar, gibi aklınıza ne gelirse ayrıştırıldılar. Daha fazlasına gerek yok. Çünkü daha neler ileri sürülerek ayrıştırıldığımızı biliyorsunuz. Fakat bunlarla karşı karşıya gelme olasılığınız çok azdır.  Amma polise, savcıya ve hâkime her an işiniz düşebilir. Hele birde fişlendi iseniz işiniz çıkmaza girer. Böyle bir ülkede yaşar duruma geldik. Onun için etliye, tuzluya fazla karışmamak gerekir. Amma karışmadan da durup pısırık olmamamız gerekiyor. Vatandaşların yargıya güvenini sağlayacak olan iktidardır. İktidarın güvenmediği yargıya vatandaşın güvenmesi beklenemez. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk’ün askerleri! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! O8 – 04 – 2014 Mustafa KOÇAL

 

 

 

 



  • Cuma 16 °C / 10 °C Güneşli
  • Cumartesi 15 °C / 6 °C Güneşli
  • Pazar 15 °C / 7 °C Parçalı bulutlu

Balıkesir

15.11.2019

  • İMSAK 06:19
  • GÜNEŞ 07:45
  • ÖĞLE 12:58
  • İKİNDİ 15:37
  • AKŞAM 18:01
  • YATSI 19:22
  • BIST 100

    103.781%-1,00
  • DOLAR

    5,7539% 0,08
  • EURO

    6,3440% 0,04
  • GRAM ALTIN

    271,86% 0,65
  • ÇEYREK ALTIN

    448,569% 0,65