Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


YASAMA YÜRÜTME YARGI

YASAMA YÜRÜTME YARGI


 

Bu yasama, yürütme, yargı kimde imiş? AKP de imiş! Kim diyor bunu? AKP´nin Diyarbakır milletvekili Ensaroğlu. Bunun bu söylemine karşılık olarak da. Adalet bakanı Bekir Bey dili sürçmüştür diyor. Biri övünerek hepsi bizde diyor. Diğeri de suçu açık etme diyor. Dili sürçmüştür diyor. El insaf üç kelimenin söylenmesinde dil sürçmesi mi olur? Hadi bir kelime olsa ne ise dili sürçmüştür diye bilirsiniz. Fakat Ensaroğlu dilinin sürçmediğini zaten söylüyor. Bunu söylemekle ne demek istemiştir? Bizi kimse sorgulayamaz! Kimse hesap soramaz! Kimse denetleyemez demek istediği açıktır. Durup dururken bunu neden söylemiş olsun ki? Bütün kurumları ele geçirmenin rahatlığı içersinde olduklarını belirtiyor. Gün gelir bu günleri çok ararlar. Bu devir böyle devam etmez. Yasama, yürütme ve yargının ele geçirilmesi neticesinde. Artık bu kurumlara milletin güveni kalmamıştır. Düşündüklerini gerçekleştirebilmek için. Bütün kurumlar ele geçirilmiştir. Bu yöndeki çalışmaların bir tek amacı vardır. Oda başkanlık sistemine ulaşabilmeleridir. Bu başkanlık sistemine geçilmesinin tek bir nedeni vardır. Türksüz ve Atatürksüz bir anayasanın yapılmasıdır. Bunu her söylemlerinde ima ediyorlar. Bu kurumları ele geçirmek demek millet iradesini de ele geçirmek değildir. AKP´nin düşüncesini uygulayabilmesini önleyecek olan millet iradesi olacaktır.

Bu gün ülkenin geldiği noktanın nedeni? AKP´nin yanlış politikasından kaynaklanmıştır. Hem iş politikada, hem dış politikada yapılan yanlışlıklardır. Dış politikada komşularımızla sıfır sorun politikası uygulayacakların ilan ettiler. Fakat tam tersi uygulandı. Neticesinde de bütün komşularımızla sorunlu bir ülke haline geldik. Böylelikler yalnızlığa itilen bir ülke durumuna geldik. Sebebi ise gayet açık ve nettir. Başka ülkelerin iç işlerine karışmaktır. Libya da bunu yaşadık. Libya´nın iç işlerine karıştık. Ekonomimiz yetersiz olmasına rağmen Libya´nın muhaliflerine para yardımı yaptık. Kaybeden Türkiye oldu. Libya da iş yapan şirketlerimiz. Muhalifler tarafından Libya´dan sınır dışı edildiler. Şirketler alacaklarını dahi alamadı. Hatta bildiri yayınlayarak, Türk gemilerinin ve uçaklarının sınırları içersine girmeleri halinde müdahale edeceklerini ilan ettiler. Mısırda yine ayni hatayı yaptık. Mısırla dostluğumuzu bozduk. Suriye´nin içişlerine karıştık böylelikle Suriye batağına saplandık.  Suriye ile dost bir ülke idik. Şimdi düşman bir ülke durumuna geldik. Bu yüzden Suriye´nin kuzeyinde ve komşumuz olan. Dünyanın en acımasız terör örgütü olan IŞİD devletinin kurulmasına sebep olduk. Çünkü Esat ile mücadele etmek için gelen bu terör örgütüne hem sınırlarımız açtık. Hem de yardım ettik. Şimdide bir numaralı düşmanlarımızdan birisi olan IŞİD ile mücadele ediyoruz. Bu IŞİD terör örgütünün canlı bombacıları çok canımızı yaktı. Bunun nedeni dış politikadaki yanlışlarımızdandır. İçeride yapılan yanılış politikalarda aynen dış politikadaki yanlışlıklardır. Terör örgütü PKK ile masaya oturulmuştur. Hâlbuki terör örgütü ile masaya oturarak sorunu çözme yerine. Sorunu devlet sorunu olarak görüp sorunu mecliste çözmeye çalışmış olsalardı. Bu durumlar olmazdı. Bunun üzerine birde barış süreci başlatarak yanlışlığa bir yanlışlık daha eklemiş oldular. Çünkü üç sene gibi bir zaman içerisinde terörle mücadeleyi askıya aldılar. Bunu fırsat bile PKK terör örgütü güney doğu Anadolu kırsalına hâkim oldu. Ondan sonrada bu günkü durumlar oluşturuldu. Buralara bombalar döşenirken. Tüneller açılırken. Hendekler oluşturulurken. Evlere terörist yerleşirken iktidarın haberi olmadı mı? Oldu da görmezlikten mi gelindi? Söylemlere bakıldığında haberleri olmuş. Mesela açılımdan sorulu Beşir Atalay´a söylendiğinde ? haberimiz var endişe edilecek bir şey yok? demesi. Haberlerinin olduğunun göstergesidir. Bülent Arınç´ın ? cumhurbaşkanına söylendi? dediğine göre haberleri varmış. Bunlarda iç politika yanlışlarıdır. İşte bütün yanlışlıkları örtbas etmek için. Sonradan terörle mücadeleye başladılar. Başladılar amma ceremesi çok ağır oldu. 7 Haziran seçiminden bu güne kadar 400 yakın şehit verdik. Ülkenin işte bu gün bu duruma gelmesinin sebebi yanlış politikalardır. Ben bilirim! Ben yaparım! Diye düşünmemin eseridir. Demokrasinin uygulandığı bir ülkede bu olaylar olmaz. Yasamanın, yürütmenin ve yargının tek ele geçmesi ülkenin lehine olamaz. Bilakis ülkenin aleyhine olur. Bununla övünmek ülkenin lehine değildir. Hele birde başkanlık sistemine geçildiğinde bu günleri mumla arayacağız. Ve ülkenin vatandaşları birçok guruplara ayrıştırılacaktır. Yargının mutlaka bağımsız olması gerekir. Yargısı bağımsız olmayan bir ülkede huzur olmaz. Huzurun olmadığı yerde refah da olmaz. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE? 11- 04 ? 2016 Mustafa KOÇAL 



  • Cumartesi 14 ° / 2 ° Parçalı bulutlu
  • Pazar 14 ° / 3 ° Fırtına
  • Pazartesi 16 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

07.12.2019

  • İMSAK 06:39
  • GÜNEŞ 08:08
  • ÖĞLE 13:05
  • İKİNDİ 15:30
  • AKŞAM 17:51
  • YATSI 19:15
  • BIST 100

    108.869%0,19
  • DOLAR

    5,7886% 0,66
  • EURO

    6,4034% 0,20
  • GRAM ALTIN

    271,56% -0,49
  • ÇEYREK ALTIN

    448,074% -0,49