Taylan Özgür KÖŞKER (Güne Özel Hikayeler)


YAŞASIN EDEBİYAT

YAŞASIN EDEBİYAT


Tam yazmaya başlarsın, kulağın kaşınır. Ya bir sinek uçuşur ya da bir kelebek. Bir kuş gizli bir dala konar. Ya da bir apartmanın girişine.

                Müzik seni daha bir daldırır derinlere. Batıp çıkar gibi bir suyun içine. Kanadını daldırıp çıkan bir kuş gibi.

                Anılar aklına gelir birer birer.  Gidersin uzaklara.

                Tüm dünyayı, gökyüzünü avuçlarının içine alasın gelir.

                Bir şiir gibi…

                Kimsecik gibi…

                Irmağın türküsünü söylersin. Dağların türküsünü söylersin. Yaprakların, ağaçların, dalların… Rüzgârların, denizlerin, okyanusların…

                Yağmurların, karların…

                Bulutların türküsünü söylersin.

                Bir küçük kuş havalanır.

                Kanatları yeşil.

                Sırtı kahverengi.

                Ayakları ipincecik.

                İnceden öter, en hüzünlü sesiyle.

                Bir kuş havalanır.

                Bir şiir gibi uçar gider…

                Kanatları pır pır eder…

Dün akşam bir güzelliği başlattık. Güneş doğdu yine içime. Onca karanlığa karşın güzellikler yine üstün geldi. Yazının, doğanın, müziğin, sözcüklerin, cümle çiçeklerin güzelliği…

Kaya ile başlattık bunu. Yirmi yıl önce kardeşimle yaptığımız gibi. Yaşar Kemal’in Yılanı Öldürseler romanını bir kanepenin üzerinde uzanarak birbirimize okumuştuk. O iki sapsarı kanepe hala gözlerimin önündedir.

Yılanı Öldürseler, İnce Memed’den sonra okuduğum ikinci Yaşar Kemal romanıydı. Öylesine bizdendi ki… Yanardöner arılar, mavi, sarıca bal arıları, kelebekler, Anavarza kayalıkları, Akçasaz, Toros Dağları, kengerler, çakırdikeni, kocaman örümcek ağları, yağmurcuk kuşları…

İşte o iyi insanla Yaşar Kemal’in elimizde bulunan kitaplarını her hafta sonu birlikte okumaya karar verdik. Bu, onun düşüncesiydi.

Demirciler Çarşısı Cinayeti kitabı elimdeydi. Yani Akçasaz’ın Ağaları 1 …

Girişini okumaya başlamadan önce yüzüm yeniden bir ışıdı. Işığın şırlayışı dediği bu olsa gerek. Kitap, 2001 yılında imzalanmıştı. Evet, Yaşar Kemal’in imzalı bir kitabıydı. İstiklal Caddesi’nde bulunan Yapı Kredi Yayınlarında imza günü yapmışlar Mehmed Uzun’la. İşte o zaman kitabı da imzalatmış Kaya.

Nasıl bir andır o benim sevincim. Bir de onun sevincini düşünün. Yaptıkları kısa söyleşiyi… Kitap imzalamak için gelen yüzlerce, binlerce insanı. O tertemiz anları…

Ve okumaya koyuldu Kaya, ben de dinledim.

“O iyi insanlar, o güzel atlara bindiler, çekip gittiler.

Derviş Bey bir ağıt tutturmuştu. Yıllanmış, ağır, uzak bir ağıt. Uzun yıllar önce yaşadığı büyülü düşü yeniden yaşayabilmek için durmadan söylüyordu: “O iyi, o iyi insanlar…”

Hışım gibi bir yağmur yağıyordu. Yağan yağmur sapsarıydı. Ne bir gök gürültüsü, ne bir şimşek ışığı, durmadan, bozulmadan, biteviye yukardan aşağı düşen, kesintisiz sular, aydınlık, koygun sarı yağmur. ”

Siz de dostlarınızla bunu yapın. Öyle iyi geliyor ki. Hani Neşet Ertaş’ın konserlerinde söylediği gibi:

“ Oynarken tüm dertleriniz sarı bir yaprak gibi dökülsün…”

İşte onun gibi oluyor.

Yaşasın Yaşar Kemal.

Yaşasın dostluk ve kardeşlik.

Yaşasın Edebiyat.

Yaşasın Sait Faik.

Yaşasın Orhan Veli.

Yaşasın tüm iyi insanların kardeşliği…

                                      15 Mart 2021 (Günlüklerden)



  • Pazartesi 17.3 ° / 10.4 ° kırık bulutlar
  • Salı 15.8 ° / 7.5 ° Hafif yağmur
  • Çarşamba 11.2 ° / 4.7 ° bulutlu bulutlar

Balıkesir

06.12.2021

  • İMSAK 06:38
  • GÜNEŞ 08:08
  • ÖĞLE 13:04
  • İKİNDİ 15:30
  • AKŞAM 17:51
  • YATSI 19:15
  • BIST 100

    1.927%0,89
  • DOLAR

    13,7846% 0,48
  • EURO

    15,5880% 0,33
  • GRAM ALTIN

    789,21% 0,34
  • Ç. ALTIN

    1302,1965% 0,34