Ozan ERTUĞRUL


Yayıncılığa başlamak isteyenlere tavsiyeler

Ne yazdığınızı unutmayacaksınız zira arşiv unutmaz.


Teknolojinin gelişimi ile kitle iletişim araçları da herkesi yayıncı kimliğine kavuşturdu. Her yaştan ve eğitim seviyesinden vatandaş fikirlerini rahatça kitlelere ulaştırabiliyor. Hatta ülkemizde bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların sayısı nüfus ortalamamızın büyük çoğunluğunu oluşturduğu için herkesin her konuda fikri var ve bunu cesurca göstermekten çekinmiyorlar.

Ancak sıradan bir vatandaşın sosyal medya yazması ile bir gazetede, dergide veya internetten yayın yapan bir internet sitesinde fikir yazısı yazmanın sorumluluğu başkadır. Eğer böyle bir mecrada fikirlerinizi açıklamak niyetindeyseniz yayıncı sorumluluğunu hissetmeniz gerekiyor.

Nedir bu yayıncı sorumluluğu? Öncelikle yazdığınız konu hakkında gerçekten bilgi sahibi olmanız gerekir ve bu bilgiyi en sade şekilde, her okuyanın anlayabileceği bir tarzda yazmanız gerekir. Bu konuda en sık yapılan yanlış: uzun ve kavramların birbirine sokularak kurulmaya çalışılan cümlelerdir. Böylece yazan kişi okuyucuya kendini bilgili gösterme çabasındadır ancak daha çok gülünç duruma düştüğünden habersizdir. Yazı yazarken hitap ettiğiniz kitleyi göz önünde bulundurmanız gerekir. Eğer akademik bir dergide bilimsel bir yayın hazırlıyorsanız kavramlar ve teknik terimler kullanabilirsiniz. Ancak herkesin rahatlıkça ulaşabileceği bir sosyal medya paylaşımında bu görüşlerinizi açıklıyorsanız sade ve anlaşılır bir dil kullanmanız gerekir.  

Türkçeye ve dil bilgisi kurallarına hâkim olmak zorunluluğu da yayıncının başka bir sorumluluğudur. Eğer bir yazı yazma cesaretini kendinizde buluyorsanız bir zahmet Türkçenin yazım kurallarına da dikkat etmeniz gerekiyor. Elbette gözden kaçan ufak tefek hatalar olabilir, ben de defalarca okumama rağmen bazen hatalar yapabiliyorum. Ancak ilkokul seviyesinde bir öğrencinin bile yapmayacağı hataları bir yazıda görmek gerçekten çok üzücü.

Örneğin; herkez- herkes… Ortalama bir okuyucunun yapmaması gereken bir hatayı sayfalar dolusu ahkâm kesilen bir yazıda görmek, o yazıyı (doğru fikirler bile olsa) ciddiye almama engel oluyor. Tüm –de ve –da eklerini ayıran mı dersiniz, -ki eklerini ayıran mı dersiniz. Nokta, virgül hak getire… Başlayıp bitmeyen cümleler, anlatım bozuklukları, aynı yazı içinde taban tabana zıt fikirler…

Daha da kötüsü nedir biliyor musunuz? Yazıyı okuduğunu iddia edip, yazının altına methiyeler düzenler… Yazıyı okumaz, okusa da anlamaz insanlar, sosyal medya kullanmanın rahatlığı ile yazıyı kolayca beğenip altına bir tebrik bırakabiliyor. Yazan kişi de doğru yolda ilerlediğini zannedip aynı hatalarla yazmaya devam ediyor.

Bir de ne yazdığınızı unutmayın! Güncel tabir ile “Bakın burası çok önemli!”  Elbette fikirler zaman içinde değişebilir, konulara farklı bakış açılarıyla yaklaşımlar olabilir. Ancak siyasi rüzgâr nereden esiyorsa o yöne yanlayıp, o rüzgârda yelkenlerini şişiremeyince yeniden fikir değişiyorsa bunun adına döneklik, fırıldaklık gibi pek çok tabir kullanabiliriz.

Ne yazdığınızı unutmayacaksınız zira arşiv unutmaz.



  • Pazartesi 16 ° / 6 ° Bulutlu
  • Salı 13 ° / 3 ° Sağanak
  • Çarşamba 16 ° / 2 ° Bulutlu

Balıkesir

09.12.2019

  • İMSAK 06:40
  • GÜNEŞ 08:10
  • ÖĞLE 13:05
  • İKİNDİ 15:30
  • AKŞAM 17:51
  • YATSI 19:15
  • BIST 100

    108.786%-0,08
  • DOLAR

    5,8094% 0,39
  • EURO

    6,4290% 0,43
  • GRAM ALTIN

    272,78% 0,36
  • ÇEYREK ALTIN

    450,087% 0,36