Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


YEMİNİN BİR ANLAMI VAR MI?

YEMİNİN BİR ANLAMI VAR MI?


Elbette yeminin bir anlamı var. Allahın ismini veya sıfatlarını zikrederek sözünü kuvvetlendirmektir. Milletvekilleri milletvekillik görevine başlarken yemin ederler. Cumhurbaşkanı da cumhurbaşkanlığı görevine başlarken yenin eder. Milletvekilleri halkın refah ve mutluluğu için çalışacağıma diye yemin ederler. Yenimin tamamını almadım. Bu milletvekillerinin bazılarına bakanlık görevi verilir. Tarafsız olacaklarını da beyan ederler. Kanun gereği seçimlerden üç ay önce adalet bakanı, içişleri bakanı ve ulaştırma bakanları görevden alınır. Yerlerine bağımsız kişilere bu görevler bırakılır. Bu üç bakanın müşavirleri bakanların yerine göreve getirilirse bunun bağımsızlığı düşünülebilinir mi? Ve bu bağımsız olması gereken bakanlardan birisi kalkıyor. Milletvekili maaşı ile geçinmek zor” diyor. Ey bakan bey sen müşavirdin milletvekillerinden fazla maaş mı alıyordun? Şimdi bakan maaşını beğenmiyorsun.

İçişleri bakanı iç güvenlik yasası görüşülürken cumhurbaşkanına örtülü ödenek harcama yetkisi verilmesini öneriyor. Bu eski müşavir bakanının emri ile mi bu teklifi getirdi? Seçimden sonra hükümet kurulana kadar görev yapacak olan bu şahıslar. Kendi inisiyatifi ile mi hareket ediyorlar? Yoksa bakanlarının emri ile mi hareket ediyorlar? Bunların bağımsız olması mümkün değildir. Bunlarda yemin ederek göreve başladılar. Yaptıkları yemine sadık kalarak mı görev yapacaklar? Bu bakanlar göreve geldikten sonra bunlar yapılıyor. Demek ki daha önceden bakanların kafasında maaşların yetmediği varmış ki. Bakanlar yerlerine gelenlere bunu söyletiyorlar. İçişleri bakanı cumhurbaşkanına örtülü ödenek harcaması kanununun çıkarılmasını teklif ediyor. Bu meseleler daha önceden belirlemişler demektir.

İktidarların görevi vatandaşının malını, canını, korumak, refah ve mutluluğunu sağlamaktır. Bunun için Türk milleti önünde ant içmişler ve söz vermişlerdir. Geldiğimiz noktada vatandaşın ne mal güvenliği. Nede can güvenliği vardır. Hele bu iç güvenlik yasasının yürürlüğe girmesinden sonra işler daha da zorlaşacaktır. Polis mahkeme kararı olmadan valinin emri ile bir şahsı 48 saat gözaltında tutabilecektir. Evinde, iş yerinde ve arabasında arma yapabilecektir. Makul şüpheden gözaltına alınabilinecektir. Gerekli görülürse mallarına el konulabilinecektir. Bankadaki hesaplarına el konulacaktır. Bu gün ülkemizde mutlu bir azınlık vardır. Bu dönemde parasız mutluluk olmuyor. Para her şeyin önüne geçmiş durumda. Paran varsa yaşarsın. Paran yoksa ölüme mahkûm oldun demektir. Bu gün bu maddi imkânsızlıklar yüzünden bir sürü ocaklar sönüyor. Canlar gidiyor!

İktidarların görevi ülkenin milli varlıklarını korumak. Ülkenin de mali dengeleri sağlamaktır. Devletin hazinesini millet çıkarına kullanmaktır. Geldiğimiz noktada milli varlıklarımız talan edilmiştir. Zengin daha zengin fakir daha çok fakirleşmiştir. Devlet malı hoyratça kullanılmakta dadır. Üç uçak var iken. Teknoloji ile donatılmış yeni uçak alınmıştır. Son model arabalar filo halinde bakan ve yöneticilerin emrindedir. Zengin ülkelerin saraylarını geride bırakacak. Bir saray haline getirilebilmek için. Hiçbir tasarruf gözetilmeden harcama yapılmakta dadır. Elinde her türlü imkân olan kişilere yeni harcama imkânı sağlanmakta dadır. 2015 senesi bütçesinden 395 milyon TL ödenek ayrılan cumhurbaşkanına. Örtülü ödenek harcaması yapmasına imkân sağlayan kanun çıkarılmıştır. Başbakanlığı döneminde örtülü ödenekten ödeme rekoru kıran cumhurbaşkanımız. Şimdi örtülü ödenekten harcama yetkisi ile de taçlandırılmıştır. Cumhuriyet döneminde böyle bir harcama yetkisi hiçbir cumhurbaşkanına nasip olmamıştır.

İslamiyet de israf haramdır. Azı karar çoğu zarardır. Amma bu gün iktidar yaptığı harcamalar ile boğazına kadar israfa batmıştır. O mutlu azınlığın verdiği bir yemek. Fakir bir aileye bir ay yeter. İslamiyet de sadelik makbuldür. Gösterişe, şaşa ya ve şatafata İslamiyet'e ye yoktur. Böyle olmasına rağmen ibadetimizden, giyimimize, kullandığımız eşyalara kadar hepsi buram buram gösterişe yöneldiğimizi göstermekte dedir. Sosyal bir devlet olmamıza rağmen soysallığın yanından dahi geçilmiyor. Ben görmedim. Gören bir arkadaşım anlattı. Paketle çay dağıtıyorlarmış. Kime dersiniz. Partiye üye olana bir paket çay veriyorlarmış. Bu soysallık mıdır?  Yoksa sadaka kültürünü aşılamak mıdır?

CHP genel başkanı Kılıçtaroğlu iktidar olduklarında dini bayramlarda emeklerle ikramiye vereceğin noterden tasdikli olan bir belge ile beyan etti.  İktidar böyle bir şey olmaz diye küplere bindi. Mütevazı bir yaşam sürdüren iktidar bunu pekâlâ yapabilir. AKP tonlarca kömür, makarna, çay, yağ, baklagilleri dağıtıyor. Bunu ihtiyaç sahiplerine de vermiyor. Partisine kayıtlı olanlar veriyor. Veya kaydolana veriyor. Kimin parası ile veriyor. Milletin parası ile değil mi? Kılıçtaroğlu kaçak elektrik parasını dağıtım şirketinde alır vatandaşa verirse bu vatandaş için bir kazançtır. Telefon faturasından aylık ödeme altında alınan parayı kaldırır veya makul bir seviyeye getirir bu bir kazançtır. Ben bunu AKP den başka her iktidarın yapabileceğine inanıyorum. Vatandaşın refah ve mutluluğunu sağlayacağı içinde ettiği yeminin anlamı yerine gelmiş olur. Bugün ettikleri yemin hiçbir anlam taşımıyor. Saygılarımla.



  • Perşembe 14 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 18 ° / 6 ° Bulutlu
  • Cumartesi 18 ° / 6 ° Bulutlu

Balıkesir

21.11.2019

  • İMSAK 06:25
  • GÜNEŞ 07:52
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:34
  • AKŞAM 17:57
  • YATSI 19:18
  • BIST 100

    106.785%0,00
  • DOLAR

    5,7076% 0,18
  • EURO

    6,3290% 0,31
  • GRAM ALTIN

    269,91% 0,04
  • ÇEYREK ALTIN

    445,3515% 0,04