Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


YETTİ ARTIK

YETTİ ARTIK


Aylardır verdiğimiz şehitlerin sayısını unuttuk. Canımıza tak dedi. Fakat yetkililerden insanların gönlünü ferahlatacak bir açıklama gelmiyor. Her gün şehitlerin cenaze törenlerindeki manzarayı görüp de. Üzülmemek, gözyaşı dökmemek mümkün değil. O dul kalan eşlerin feryatları insanın yüreğini dağlıyor. Anne babanın hıçkırıkları insanın yüreğine oturuyor. Daha babasının ne olduğundan habersiz çocuğun o tabuta bakışı bırakın insanı taşı bile gözyaşlarına boğar. Doğudaki manzaralar insanın ruhunu karatıyor. Nasıl olurda bu kadar direnebiliyorlar.

Artık ne yapılması gerekiyorsa yapılsın. Polis, jandarma ve ordu bütün gücü ile oraya sevk edilmelidir. Gerekiyorsa seferberlik ilan edilip bu pislikler oralardan temizlenmelidir. Gönüllü olarak gideceklerden bir gurup kurulsun hepimiz gönüllü olarak gitmeye hazırız. Her gün ölmektense bir defa ölelim amma gözümüz arkada kalmasın. Doğudaki operasyonları protesto ediyorlar.

Bizde o hendekleri  barikatları kuranları ve onarı destekleyenleri protesto ederiz. Buda bizim hakkımızdır. Türkiye partisi olacağız diye yola çıkanlar. Şimdi nerenin partisi olduklarını ortaya koydular. 7 Haziranda HDP´ ye oy verenler. Şimdi nereye oy verdiklerini anlamışlardır her halde. Kızgınlıkla verilen oylar böylece nerelere gittiğini herkesin görmüş olması gerekli ise. Şimdi her halde görmüşlerdir.

Öyle bir olaylar yaşanıyor ki. Millet bu olaylar oluyor ki. Ülkenin bir tarafı kan gölüne dönmüş. Her taraf harabeliğe dönmüş durumda. Oralarda yaşayan vatandaşlar. Canlarını kurtarmak için. Doğup büyüdükleri toprakları dahi terk ediyorlar. Bir tarafta bu olaylar olurken. Ülkenin diğer tarafında endişe ile birlikte hüzün yaşanıyor. Şehit cenazelerinde gözyaşı sel gibi akıyor. Yürekleri acı ile yanıyor. Şehit yakınlarının feryatları insanları kulaklarında çınlıyor.

Ağıtlar insanların yüreklerini parçalıyor. 7 den 70´şe yaşlısı, genci, kadını, erkeği gözyaşı döküyor. Yürekleri acı ile kavruluyor. Şehit yakınlarının çocuklarının tabutuna sarılmaları, insanın içersine oturuyor. İnsanın ağzından çıkacak kelime boğazlarına düğümleniyor. Bu millet bunları hiçte hak etmiyor. Şehit yakınları devlete sitem ediyor. Bu bombalar döşenirken. Hendekler kazılırken devle nerede idi diye yöneticiler soruyor. Var mı bu ailelerin bu sorusuna cevap verebilecek. Veremezler çünkü bu soruyu sormakta haklılar. Senelerce doğuyu bölmeye çalışan bu örgüt bitme noktasına gelmişti.

AKP iktidara geldiğinde durum böyle idi. Bu gün geldiğimiz nokta AKP´nin politikası yüzündendir. Ülkenin şu anki sorunu her şeyin üstünde olması gerekiyor. Doğuda resmen sokak savaşı yaşanıyor. Ne istila edilmiş toprakların kurtarılması kurtuluş savaşında olduğu gibi. Nede dışarıdan ülkemiz topraklarını almaya çalışan birileri ile savaş yapılıyor. Türkiye cumhuriyeti kimliği taşıyan senelerdir ayni topraklar üzerinde birlikte yaşadığımız. Etnik bir gurupla sokak savaşı yapıyoruz. Hâlbuki bu Kürtler ile Türkler birbirine kaynaşmış iki ırktır. Birbirlerinden kız alışlar. Kız vermişlerdir. Ortak iş yeri çalıştırmaktadırlar. Batıda işyeri komşuluğu, apartmanlarda altlı üstlü veya yan yana komşuluk yapmaktadırlar. Dış güçlerin oyunu ile bu günkü durum yaratılmıştır. Bilhassa Avrupa ülkelerinin oyununa alet olmaktadırlar.

Bu oyunu bozmaya çalışan hiçbir aklıselim kalkıp da siz ne yapıyorsunuz demiyor. Daha kışkırtıcılık yapıyor. Sonucun ne olacağı da belirsizdir. Kürtler şimdi özeklik istemeye başladılar. Nereye kadar bu olay gidecek? Nasıl? Bu sorun çözülecek belli değil. Ülkenin böyle bir sorunu ortada dururken iktidar bu sorunun çözülmesi için gayret sarf etmiyor. Yeni anayasa ve başkanlık sisteminin getirilmesi için zaman harcıyor. Anayasa konusu 2002 den beri gündemlerinde olmasına rağmen. Ve anayasanın 120 civarında maddesini değiştirilmişken. Her seçim döneminde anayasa değişikliğini gündeme getirirler. Fakat ciddi şekilde anayasanın komple değiştirilmesine çalışmazlar. Anayasa uzlaşma komisyonu kurdular. bu komisyonu kendileri dağıttı. Şimdi yine tutturdular yeni anayasa diye. Amaçları başkanlık sistemini getirmektir.

Bu başkanlık sisteminden bir vazgeçiyorlar. Aradan epey bir zaman geçtikten sonra bu anayasa ile olmuyor. Yeni anayasaya ihtiyaç var diyorlar. Bunu anlatmaya gerek yok. Çünkü bu konuda olanların hepsine sizlerde vakıfsınız. Şimdi bu yeni anayasa ile ne amaçladıkları önemlidir. Bu yapılacak anayasada Türk kelimesi anayasadan çıkarılacak. Böylelikle Türk kelimesinin yerini Türkiye kelimesi kullanılacak. Başkanlık sistemine geçilecek. Parlamenter sistem kalkacak. Tek kişinin yönettiği bir ülke olunacak. Başkanlık sisteminin ikinci bir getireceği olay daha var. Eyalet sistemine geçilecek. Bu eyalet sistemi ülkenin bölünmesi anlamına gelecektir. Beklide Kürt sorununu böyle çözmeyi düşünüyor olabilirler.

Tayyip Erdoğan başkanlık sistemine karşı idi. Fakat Osmanlı varlığını 30 eyalete ile sürdürmüştür diyordu. 1980´li senelerinde böyle düşünüyordu. O zaman eyalet sistemini düşünüyordu. Fakat başkanlık sistemini düşünmüyordu. Şimdi ikisini birlikte düşünüyor. Muhtarlarla yaptığı son toplantısında hem yeni anayasa hem de başkanlık sistemine muhtarları motife etmeye çalıştı. Bizim derdimiz ne anayasa nede başkanlık sistemi. Bizim tek derdimiz ülkenin gençlerinin şehit olmasının acısıdır. Şehit cenazelerinde kelimeler boğazıma düğümleniyor. Gayri ihtiyari gözlerimden yaşalar akmaya başlıyor. O şehit ailelerinin feryadını yüreğimi dağlıyor. Gel gelelim bazı katı yüreklilerin bunlar hiç umurunda olmaması bizi bir kat daha üzüntüye sevk ediyor. Başkanlık sistemi hiç umurumda bile değil. Yetti artık bu şehit haberleri duymak. Saygılarımla.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! 24 -12 ? 2015 Mustafa KOÇAL      



  • Pazartesi 16 ° / 7 ° Bulutlu
  • Salı 17 ° / 10 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 15 ° / 6 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

18.11.2019

  • İMSAK 06:22
  • GÜNEŞ 07:48
  • ÖĞLE 12:59
  • İKİNDİ 15:35
  • AKŞAM 17:59
  • YATSI 19:20
  • BIST 100

    105.380%0,00
  • DOLAR

    5,7526% 0,17
  • EURO

    6,3645% 0,22
  • GRAM ALTIN

    271,01% 0,05
  • ÇEYREK ALTIN

    447,1665% 0,05