Mustafa KOÇAL (BALIKESİR RÜZGARI)


YOLSUZLUKLA MÜCADELE

YOLSUZLUKLA MÜCADELE


Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

AKP iktidarı iyi ki yolsuzlukla mücadele edeceğini ileri sürmüş. Yoksa yolsuzlukla mücadele etmeselmiş. Bizim cebimizdeki nafakamızı dahi götüreceklermiş. Ben siyasetin rant için yapıldığını 1999 senesinden beri söyleyen birisiyim. Bunu defalarca bu köşemde dile getirdim. 1999 senesinde seçimler vardı. Bir arkadaşımı ziyarete gittim.

Arkadaşımın yanında bir misafiri var. Selam verdim. Konuşmanız özel ise ben müsaade istiyorum dedim. Arkadaşım ve misafiri yok buyurun dediler. Siyaset konuşuyorlarmış. Hiç söze girmedim. Misafir olan kişi konuşmaya başladı. “Ben refah partisi genel merkezine gittim. Seçimlerde beni birinci sıradan aday gösterin. Partiye 25 milyon bağış yapayın dedim. 

Bana bizim birinci sıra adayımız belli. Onu ikinci sıraya ikna edebilirsek, biz sizi ararız dediler” dedi. O zaman ben şu soruyu sordum. Pekiyi diyelim ki, isteğinize tamam dediler? 25 milyon partiye bağış yapacaksınız. Seçimde de 25 milyon harcarsınız. Milletvekilliği yaptığınız dönem içersinde 500- 600 milyon bir gelir düşünüyor olmalısınız ki. 50 milyon harcamayı gözden çıkarıyorsunuz dedim. Aldığım cevap “ ben o kadar bir gelir sağlamayacak olduktan sonra 50 milyonu neden harcayayım” dedi.

Bu cevap üzerine size söyleyecek hiçbir sözüm yok dedim. Ben 1960 senesinden bu yana siyasetin içindeyim. Orduda görev yaparken de yasak olmasına rağmen adalet partisinin bütün faaliyetlerini yakından takip ederdim. Devalı partiye giderdim. Seçim geldiğinde yönetim kurulu toplanırdı. Kimi aday gösterelim diye istişare ederlerdi. Belirledikleri isme giderler onu ikna etmeye çalışırlardı. Şimdi olay tam tersine cebine parayı koyan ben aday olacağım diyor. Siyaset millete hizmet için değil. Rant için yapılmakta dadır.

Bu günlerde yaşadığımız olaylar bunun bir göstergesidir. Parti değiştirenlerin ne için parti değiştirdiğini, ne için olduğunu zannediyorsunuz?  Bu gün iktidar partisine geçenlerin tek amacı kişisel menfaat içindir. 17 Aralıkta yapılan operasyonun depremini atlatmaya çalışan iktidar. İkinci büyük bir operasyon ile tekrar sarsıldı.

Fakat ilk operasyondan sonra iktidar demokrasilerde görülmeyen bir yönetmenlik değişikliği yaptı. Operasyonlar bağlı olduğu bakanlığın haberi olmadan yapılamayacak. Onun için ikinci operasyonun yapılması için. Savcının emniyete gönderdiği dosya işleme konmadı.

Valilikten gelen yeni İstanbul emniyet müdürü operasyona izin vermedi. İkinci operasyonun yapılmasını isteyen savcıdan dosya derhal alındı başka bir savcıya verildi. Değiştirilen yönetmelik HSYK tarafında 13’çe 5 oylama neticesine göre kabul edilmedi. Bu ikinci operasyon neden yapılmadı. Çünkü işin içesin de çok önemli isimler olduğu için.

Bu yapılmayan operasyon muhalefeti kapsayan bir operasyon olsaydı. Sizlere soruyorum! Yapılır mıydı? Ayni gerekçelerle yapılmaz mıydı? Bu yapılmayan operasyon 100 milyara dayanan bir operasyon olduğu iddia ediliyor.

Adamın birisi balıkçıdan balık alıyormuş. Balığı eline almış balığın kıçını koklamaya başlamış. Balıkçı “beyefendi balık baştan kokar. Sen balığın kıçını kokluyorsun” demiş. “Bende biliyorum balık baştan kokar. Koku balığın kıçına kadar geldi mi diye bakıyorum” demiş. Bu günkü yolsuzluk şimdilik başlarda kokuyor. Birde bunun alt tabakada olanları vardır. Başbakan dış güçler diyor.

İyide halk bankası müdürünün evine o paraları ayakkabı kutusunda dış güçler mi koydu? Bakanın oğlunun evine o para kasalarını ve paraları dış güçler mi koydu? Halk bankasının kazancını çekemeyenlerin iş deniyor. Banka ile müdürün evindeki paraların ne alakası var. Fakat başbakan bir yerde haklı, dış güçler diyor ya, her halde İranlı zarrafı kastetmiştir.

Çünkü bu kişi elini kolunu sallıya sallıya bakanların makam odasına girebilen bir kişidir. Şu kişiyi buradan atın demiş. İçişleri bakanı derhal o kişiyi oradan başka yere sürmüş. Birde şikâyet eden kişiye o iş tamam diye bilgi vermiş. Bu kişi İranlı bir kişidir. Birde başbakan “bu barış sürecine karşı yapılmış bir operasyon” sözünü etti. Bu olayda o kadar enteresan söylemler oldu ki.

İçişleri bakanı oğlunun evinde bulunan para kasaları için “kapatılan iş yerlerinin para kasaları” dedi. Hiç konuşmasaydı daha iyi idi. Çünkü konuştukça halk daha çok bu olayın doğruluğuna inanmaya başladı. İş yargıya intikal etti. Göreceksiniz oğlum yargıda aklanacak deseydi. Bu kadar tepki görmezdi. Bu pilav daha tankerlerce su götürür. İnsanların üzerine TOMA’ların sıktığı su kadar su götürür. Saygılarımla.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Atatürk milliyetçiliği! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Atatürk sevdalıları!

  NE MUTLU TRKÜM DİYENE!  

27 – 12 -2013 Mustafa KOÇAL

 



  • Çarşamba 15 ° / 5 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 11 ° / 0 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 13 ° / 0 ° Parçalı bulutlu

Balıkesir

29.01.2020

  • İMSAK 06:47
  • GÜNEŞ 08:13
  • ÖĞLE 13:26
  • İKİNDİ 16:06
  • AKŞAM 18:30
  • YATSI 19:51
  • BIST 100

    120.592%0,66
  • DOLAR

    5,9524% 0,19
  • EURO

    6,5480% -0,03
  • GRAM ALTIN

    300,64% 0,28
  • ÇEYREK ALTIN

    496,056% 0,28