"Eğitimde Fişleme ve Dayatmaya Hayır!"
Konu: MEB'in Ramazan Etkinlikleri Genelgesi ve "Oruç Çetelesi" Uygulaması Hakkında
Değerli Basın Mensupları ve Kamuoyu,
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 81 ile gönderilen "Maarifin Kalbinde Ramazan" temalı genelge ve ardından bazı okullarda hayata geçirilen "Ramazan/Oruç Çetelesi" uygulamaları, laik ve bilimsel eğitim ilkesini açıkça ihlal etmektedir. Henüz soyut düşünme yetisi tam gelişmemiş anaokulu ve ilkokul düzeyindeki çocuklara yönelik hazırlanan bu çizelgeler, pedagojik bir facia ve açık bir fişleme girişimidir.
1. "Oruç Çetelesi" Masum Bir Takip Çizelgesi Değildir
Öğrencilere dağıtılan; "Oruç tuttum mu?", "Namaz kıldım mı?", "Kaç sayfa Kuran okudum?" gibi soruların yer aldığı çeteleler, çocukların en mahrem alanı olan inanç ve ibadet dünyasını kayıt altına almaktadır. Bu durum:
• Akran Baskısına Yol Açar: Oruç tutmayan veya farklı bir inanca sahip olan çocukların kendilerini dışlanmış, suçlu veya eksik hissetmesine neden olur.
• Fişleme Riskini Doğurur: İbadetlerin öğretmenler veya idareciler tarafından takip edilmesi, okullarda "makbul öğrenci" ve "öteki" ayrımını derinleştirir.
2. Anayasa ve Laiklik İlkesine Aykırılık
Anayasa'nın 24. maddesi gereğince hiç kimse ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Okullar, her türlü dini görüşün dışında, tarafsız ve bilimsel merkezler olmalıdır. Kamusal eğitimin dini bir ajanda ile şekillendirilmesi, demokratik ve hukuk devletinin temel kolonlarını sarsmaktadır.
3. Pedagojik Riskler ve Psikolojik Etkiler
Uzmanlar, küçük yaştaki çocukların bu tür yoğun dini ritüeller ve "takip sistemleri" ile karşı karşıya bırakılmasının; kaygı bozukluklarına, sosyal fobiye ve suçluluk duygusuna yol açabileceği konusunda uyarmaktadır. Okul, çocuk için güvenli bir alan olmaktan çıkıp bir "denetim mekanizmasına" dönüşmektedir.
Öğretmenlerin görev tanımı istismar edilmektedir. Öğretmenler gerçek görevlerinden koparılıp birer ibadet denetçisi haline getirilmek istenmektedir.
4. Gerçek Sorunlar Gölgelenmektedir
Milli Eğitim Bakanlığı; okullardaki temizlik sorunu, öğretmenlerin ekonomik sıkıntıları, atama bekleyen binlerce genç ve çocukların okullarda bir öğün ücretsiz yemeğe ulaşamaması gibi yapısal sorunları çözmek yerine, eğitimi ideolojik tartışmaların odağına itmektedir.
Sonuç Olarak; çocukların çocukluğunu yaşaması gerektiğine inanıyoruz. İnanç vicdani bir meseledir ve okulun görevi ibadet takibi yapmak değil, her çocuğa eşit, laik ve kaliteli eğitim sunmaktır. "Ramazan Çetelesi" uygulamalarından derhal vazgeçilmeli, okullar inanç üzerinden ayrıştırılmamalıdır.
Eğitimde laiklikten ve bilimden taviz vermeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
EĞİTİMDEN SORUMLU BAŞKAN YARDIMCISI
HASRET SEZER