Atatürk, Bandırma'da

Atatürk, Bandırma

Belediye Başkanı Pekel: Atatürk, sonsuza dek gönlümüzde yaşayacak”






Atatürk' ün Bandırma'ya ilk gelişinin 87. yıldönümü törenlerle kutlandı.

İlk tören, eski iskelede gerçekleşti. Burada, denizden gelerek, iskeleye yanaşan römorkörden çıkan iki öğrenci tarafından bayrağımız, Ata'nın Bandırma'ya gelişini temsilen Kaymakam Ali Mantı'ya teslim edildi. Saygı duruşunun ardından, çelenk sunma ve kutlama töreni için Cumhuriyet alanına geçildi. Atatürk anıtına çelenklerin sunulmasından sonra saygı duruşu gerçekleşip, İstiklâl Marşı söylendi.

Günün anlam ve önemini dile getiren konuşmayı Belediye Başkanı Sedat Pekel yaptı. Pekel, Atatürk'ün, ulusuna önder olarak, yalnızca ulusunun huzur ve mutluluğu için çalışan bir devlet adamı olarak Türkiye Cumhuriyeti'ni kurup, bizlere emânet ettiğine dikkati çekerken, Atatürk, ulusal birliğimizin, ülkenin bağımsızlığının ve çağdaşlaşmanın simgesidir. Atatürk devrimleri ile yönünü çağdaş uygarlığa çeviren Türkiye, yolundan sapmadan, güvenilir adımlarla geleceğe doğru yürümektedir. Türk Ulusunun kurtarıcısı, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, eşsiz devlet adamı ve büyük devrimci Atatürk, sonsuza dek gönlümüzde yaşayacak, ilke ve devrimleri, ülkemizin geleceğine yön vermeyi sürdürecektir” dedi.

Kutlama törenine Kaymakam Ali Mantı, Belediye Başkanı Sedat Pekel, 6. Ana Jet Üssü ve Garnizon Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral M. Uğur Balkış,  Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Bilgin Pişkin ve İlçe Emniyet Müdürü Yusuf Aki'nin yanı sıra daire müdür ve âmirleri, siyasi parti ilçe başkanı ve temsilcileri, sivil toplum örgütleri temsilcileri, askerler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Törene Balıkesir Milletvekilleri M. Cemal Öztaylan, Namık Havutça, Tülây Pabuççu ve Haluk Ahmet Gümüş de birer kutlama mesajı gönderdi.

Belediye Başkan Sedat Pekel`in konuşma metni;

Büyük ATATÜRK'ün Bandırma'ya ilk kez gelişinin 87. yıldönümünde O'nun yüreklerimizdeki sonsuz sevgisinin asla tükenmeyeceğini, her gün yeniden tazeleneceğini bir kez daha haykırıyoruz.


İşte yüreğindeki bu sonsuz sevgiyi bir şairimiz dizelerine şöyle yansıtıyor:
Bugün yaşıyorsam güler yüzle emin,
Tertemiz gökler altında ümitli, memnun ve rahat,
Gecem gündüzüm hürse…
Damarlarımda kanım,
Tenler içinde canım korkusuz yürürse,
Keyfimce gülüyor, keyfimce ağlıyorsam,
Dün yokken bugün varsam,
Sendendir,
Sendendir Atatürk…
Şairin çok yalın bir biçimde anlattığı bu sevgi ve büyük kurtarıcımıza duyduğumuz minnet, böyle özel günlerde bizi biraz daha kendimize getirmeli. Günlük yaşamın koşuşturmaları içinde unuttuğumuz bazı önemli noktaları yeniden hatırlamalıyız.
Bugün bizler için çok doğal olan özgür bir ülkede onurlu ve mutlu bir yaşam, hiç de kolay elde edilmemiştir. İşgal edilen vatan toprakları ve ulusumuzun yaşadığı büyük acılar, zulüm, kan ve gözyaşı Kurtuluş Savaşındaki zaferle son bulmuştur. Bu zaferde şüphesiz en önemli aktör, Mustafa Kemal ATATÜRK'tür.
O, ulusuna önder olmuş, sadece ulusunun huzur ve mutluluğu için çalışmış, bugün her birimizin vatandaşı olmaktan gurur duyduğumuz Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarak bizlere emanet etmiştir.
Yokluklara rağmen, yedi düvele karşı Bağımsızlık Savaşı'nı kazanmış olan Atatürk'e göre yeni Cumhuriyet'in önünde asıl kazanılması gereken başka önemli bir savaş daha vardı; Yeni bir devlet, yeni bir toplum yaratma savaşı… O, bu zorlu savaşı da kazanmıştı…
Atatürk, yalnız bir asker, ileri görüşlü bir devlet adamı değil, aynı zamanda büyük bir devrimci ve düşünce adamıdır.
O`nun, ülkemizin kurtuluşu ve çağdaşlaşmasında oynadığı rol, tarihin akışına yön verecek büyüklüktedir. Atatürk Ulusumuza olduğu kadar insanlığa da mal olmuştur. Çağdaşlaşma çabaları, tarihin en büyük aydınlanma hareketlerinden birini yaratmıştır.
Atatürk'ün ana çizgisinde Cumhuriyetçilik, laiklik, barışçılık, akıl ve bilim vardır. Atatürkçü düşünce bu ana çizgiye ters düşmeyen bütün düşüncelere açıktır.
Atatürkçü düşünce; siyasal, hukuksal, ekonomik ve kültürel alanda çağdaş bir Türkiye'yi amaçlamaktadır.
Atatürk`ün yıllar önce açıkladığı düşünceleri, dinamik yapısıyla güncelliğini korumakta ve çağdaşlık yürüyüşünde yolumuzu aydınlatmaktadır.
Atatürk, ulusal birliğimizin, ülkenin bağımsızlığının ve çağdaşlaşmasının simgesidir. Atatürk devrimleri ile yönünü çağdaş uygarlığa çeviren Türkiye, yolundan sapmadan emin adımlarla geleceğe doğru yürümektedir.
Türk Ulusu`nun kurtarıcısı, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti`nin kurucusu, eşsiz devlet adamı ve büyük devrimci Atatürk, sonsuza kadar gönlümüzde yaşayacak, ilke ve devrimleri ülkemizin geleceğine yön vermeyi sürdürecektir.
Sevgili Bandırmalılar,
Cumhuriyetin kuruluşundan sonra ATATÜRK, halkın içinde bulunduğu durumu, başlatılan kalkınma hamlesinin sonuçlarını ve devrimlerin getirdiği yenilikleri yerinde görmek amacıyla ülkemizin her yanını dolaşmış, halkıyla hep iç içe olmuştur. Ülkenin hemen tüm kentlerine konuk olmuştur.
Bu geziler kapsamında Atatürk, Bandırma'ya üç kez gelmiştir. Atatürk'ün Bandırma'ya ilk gelişi 8 Ekim 1925 tarihinde gerçekleşmiştir. Daha sonra ikinci kez 13 Haziran 1926 tarihinde, üçüncü kez de 20 Ocak 1933 tarihinde Bandırma'yı onurlandırmıştır.
8 Ekim 1925 tarihinde Mudanya'dan Ertuğrul yatı ile hareket eden Atatürk, saat 13;00'de Bandırma'ya gelmiştir. Henüz inşa halinde olan eski iskeleden karaya çıkarak, sahilde coşkuyla kendisini bekleyen Bandırmalılarla kucaklaşmıştır.
Bandırma'nın o gün yaşadığı coşkuyu, sevinci bir düşünün. Bu çok özel konuğunu en güzel biçimde ağırlayabilmek için bütün bir kent sahile akmıştı. Herkeste inanılmaz bir heyecan, gurur vardı.
O yıllarda küçük bir çocuk olan İlhan GEÇER o günle ilgili gözlemlerini şöyle anlatıyor:
Yediden yetmişe herkes sokaklara döküldü. Gazi Paşa'yı getirecek gemi uzaktan görününce heyecan ve sabırsızlık son haddini bulmuştu. Az sonra Mustafa Kemal Paşa rıhtıma indi. Kendisini karşılamaya gelenlerin hatırını soruyor, ağır adımlarla şehre yürüyordu. Biz öğrenciler iskele dışında yer almıştık.”
Atatürk bir yandan Bandırma'lılarla sohbet ederken bir yandan da şehri dikkatle inceliyordu. Kurtuluş Savaşı'nda iki yılı aşkın bir süre işgal altında kalan Bandırma'nın,  yangın sonrasından izler taşıyan halini gördükten sonra, Bandırma'lılara şöyle seslenmiştir:
Milletimiz çalışkandır. Bu fazileti taşıyan Bandırma'lıların şehirlerini imar edeceklerinden, halen barut ve is kokan bu beldeyi mamur hale getireceklerinden asla şüphe etmiyorum.”
Evet Yüce ATATÜRK ulusuna güvenmekte yine haklıydı. Kurtuluş Savaşını da yine bu güvenle kazanmıştı. Devrimleri ve kurduğu Cumhuriyetle ulusumuzu aydınlık bir gelecek bekliyordu.

Bandırma da bu aydınlık gelecekte bugün gururla yer alıyor. ATATÜRK'ün kendine gösterdiği güveni boşa çıkarmayan Bandırma, karanlık günleri aşarak bugünün çağdaş kent kimliğine ulaşmıştır. Bu kimliğe katkı sunan eski-yeni tüm yöneticilerimize şükran ve minnetlerimi sunuyorum.
Bizler de Bandırma'yı çok daha ilerilere taşıyacak proje ve yatırımlarla, bu sürecin önemli bir parçası olmaya kararlıyız. Bu güzel kentin gelişimi ve siz saygıdeğer hemşehrilerimizin mutluluğu için var gücümüzle çalışıyoruz. Geleceğimiz çok daha güzel olacak.
Bu duygu ve düşüncelerle yüce ATATÜRK'ü, biz Bandırmalılar için özel bir anlam taşıyan böyle özel bir günde sevgi, minnet ve şükranla anıyor, O'nun ilkelerine ve Cumhuriyete bağlılığımızı bir kez daha haykırıyor, hepinize en içten saygı ve sevgilerimi sunuyorum.


Sedat PEKEL
Belediye Başkanı







Fahri
9.10.2012 14:41:38
"ATATÜRK’ün kendine gösterdiği güveni boşa çıkarmayan Bandırma, karanlık günleri aşarak bugünün çağdaş kent kimliğine ulaşmıştır." Pasa hayatta olsa Bandirma`yi yerle bir eder gercekten bir cagdas kent kurdururdu. Sy Pekel gitti gezdigi yerlerde cagdas kent gördü ise bu söylediklerini nasil söyleyebiliyor insan akli almiyor.