Tarih: 16.06.2015 08:56

Bandırma KESK Bileşenlerinin `15-16 Haziran işçi Direnişinin 45. Yılı Kutlu Olsun!` Açıklaması.

Facebook Twitter Linked-in

Türkiye`de işçi sınıfı mücadelesi içinde önemli bir yeri olan 15?16 Haziran direnişinin üzerinden 45 yıl geçti. Aradan geçen süreye rağmen, 15?16 Haziran direnişinin bugün emekçilerin mücadelesi açısından hâlâ canlı bir örnek olarak hatırlanması, direnişin tarihsel anlamını, emekçiler açısından ne kadar büyük bir önem taşıdığını göstermektedir.  

   15-16 Haziran direnişini emekçiler ve sendikalar açısından anlamlı kılan, onun yarattığı değerlerin giderek artan bir şekilde vurgulanmasının temel nedeni, Türkiye tarihinde böylesi bir eylemin pek çok yönden ilk olmasıdır. 15?16 Haziran direnişini günümüz açısından da önemli kılan bir diğer etken ise işçilerin fiili ve birleşik mücadelesinin karşısında hiçbir engelin duramayacağıdır. 

   15?16 Haziran direnişi, sadece yarattığı sonuçlar üzerinden değil, özellikle sendikalarını ve haklarını korumak için birleşen işçilerin birleşince neler yapabileceğini dosta düşmana göstermesi açısından da önemlidir. Direnişle birlikte, farklı sendikalara üye on binlerce işçinin, ortak bir hedef için ortaya koyduğu mücadeleci tutum, cesaret ve kararlılık, aradan geçen 45 yıla karşın hâlâ hafızalardadır. Bu durumun benzer bir örneğini Bursa ve Kocaeli başta olmak üzere, Türkiye`nin belli başlı sanayi merkezlerinde hakları için direnişe geçen metal işçileri göstermiştir. Metal işçileri patronların her türlü bölme girişimine rağmen aralarındaki birliği sürdürmüş, taleplerinin önemli bir bölümünü fiili mücadele ile kazanmışlardır. 

   15-16 Haziran direnişinin başarılı olmasını sağlayan temel neden, işyerine dayanan sendikal örgütlenme anlayışı, işyeri çalışmasının yaygınlığı ve işyeri temsilciliklerinin mücadelenin her aşamasında aktif olarak yer alması olmuştur. Bugün de yapılması gerekenin aşağı yukarı benzer olduğu, siyasi iktidardan bağımsız ve fiili mücadele anlayışını benimseyen bir sendikal hareket yaratılması gerektiği açıktır. Kamu emekçilerinin toplu sözleşme görüşmelerinin yaklaştığı dikkate alındığında, özellikle son yıllardaki ekonomik ve demokratik hak kayıplarına karşı yapılması gereken karşımıza çıkarılan her türlü yasal ve fiili engelin emekçilerin birleşik mücadelesi ile aşılmasıdır. 

   15-16 Haziran direnişi, işçi ve emekçilerin yandaş sendikal anlayışın yaptığı gibi "masa başında", hükümet ya da patronlarla kol kola girip emekçileri mağdur ederek değil; emekçilerin ortak talepler etrafında birleşerek mücadele etmesi gerektiği gerçeğinin anlaşılması açısından bugün de bizler için öğretici bir deneyim olmayı sürdürmektedir.  

                                                                       Mustafa  KOCATAŞ

                                                             KESK Bandırma Dönem sözcüsü

 

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —