Tarih: 15.12.2015 01:11

Gündemde Basın özgürlüğü vardı.

Facebook Twitter Linked-in

 

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC)-Konrad Adenauer Stiftung işbirliğiyle İstanbul´da, TGC il temsilcilerinin katıldığı seminer Taksim Nippon Otel´de yapıldı.

TGC Başkanı Turgay Olcayto´nun moderatörlüğünde, gerçekleşen seminerde, Radikal Gazetesi Yazarı Altan Öymen, TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, Milliyet Gazetesi yazarı Belma Akçura, TGC Hukuk Danışmanı Gökhan Küçük, konuştu.

/resimler/2015-12/15/0113230569773.jpg

Gazeteci-Yazar Altan Öymen:

?Gazeteciliğin bu kadar itilip kakıldığı bir dönem yaşamadım?

Gazeteci-Yazar Altan Öymen, gazeteciliğin sıkıntılı ama iyi çok iyi yanları bulunan bir meslek olduğuna dikkat çekti. Öymen, İstanbul´da, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti(TGC)-Konrad Adenauer Stiftung(KAS) tarafından TGC il temsilcileri için düzenlenen 39. Medya Eğitim Semineri´nde, ?Geçmişi bilmek, geleceği anlamak? konulu konuşmasında, 12 Aralık 1950´de, Ankara Ulus Gazetesi´nde stajyer muhabir olarak başladığı meslekte 65 yılı geride bıraktığını vurgularken, şu değerlendirmelerde bulundu:

?Eski yıllarda gazeteciler, siyasetçiler ve toplumun gözünde saygın kişiler olarak kabul edilirdi. O dönemlerde de gazeteciler, cezaevlerine gönderilirdi ama bugünkü gibi doğrudan tutuklanmazlardı. Yani, gazetecilere tutuklama değil, cezayı çekme uygulanırdı. Tutuklanan gazeteciler, bugünkü gibi evlerinden, sabahın köründe alınmazlar, hücrelere ve tecrit odalarına kapatılmazlar, o yılların ünlü oteli Hilton´dan esinlenerek, dışarıdaki kişilerin ?Hilton´ olarak andıkları bölümlere konulurlardı. Türk medyasına, 1980 askeri darbesi döneminde bile bu kadar baskı yoktu. 65 yıllık meslek yaşamımda, gazeteciliğin, bugünkü kadar itilip kakıldığını, sindirilmek istendiğini görmedim. Bu ortam, nasıl mı değişir? Bu siyasal iktidar gitmeden, gazeteciler için bu olumsuz ortam ve koşulların değişeceğini sanmıyorum.?

/resimler/2015-12/15/0113593695513.jpg

   ÖYMEN İÇİN PASTA

İstanbul´daki seminerin yapıldığı 12 Aralık´ta, Ankara Ulus Gazetesi´nde stajyer muhabir olarak göreve başlamasının yıldönümü nedeniyle Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Öymen´e jest yaptı. Seminerin gerçekleştirildiği İstanbul Taksim´deki Nippon Otel´de hazırlatılan pastayı Öymen, kendi elleriyle keserek, meslektaşlarına ikram etti.

/resimler/2015-12/15/0116016822867.jpg

TGC Başkanı Turgay Olcayto:

"Haberin özgürlüğü için susmayacağız"

"Adliye ve cezaevleri, gazetecilerin ikinci adresi oldu"

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti(TGC) Başkanı Turgay Olcayto, cemiyetin il temsilcileriyle İstanbul´da yaptıkları toplantıda, "Ülkemizde basın özgürlüğü ve kendini ifade hakkı yerlerde sürünüyor. Adliye ve cezaevleri, gazetecilerin ikinci adresi oldu. Ancak haberin özgürlüğü için susmayacağız" dedi.

Basın özgürlüğü bulunmayan ülkelerde demokrasinin yeşerip gelişemeyeceğine dikkat çeken Olcayto, şunları söyledi:

"İl temsilcileri toplantılarımızı yılda bir kez gerçekleştirmeyi geleneksel duruma getirdik. Bu toplantılarımızı keşke altı ayda bir yapabilsek.  Ancak, medyadaki koşulların hızla değişmesi, buna olanak sağlamıyor. Dün akşam, Sedat Simavi 2015 Yılı Ödül Töreni^´ni gerçekleştirdik. Simavi, cemiyetimizin de kurucusu, çok özel bir kişidir. Türk basınına uzun yıllar hizmetinin yanı sıra dergi yöneticisi ve karikatüristtir, aynı zamanda. Sedat Simavi, tek parti döneminde, demokrasiye geçiş sürecinde, devlet güdümündeki gazeteciliğe karşı çıkmıştır. Onunla gurur duyuyoruz. Simavi, genç gazetecilere, ´Kalemine efendi kal, uşak olma. Mecbur kalırsan kır, sakın satma´ öğüdünü vermiştir. Türk medyasının bugünkü durumuna bakınca, konunun traji komikliği ortada. Tablo, çok kötü. Halktan gizlenen çok şey var. Bugün, Türkiye´de gazetecilerin ikinci adresi, adliyeler ve cezaevleri oldu. Hâlen 31 gazeteci tutuklu. Türkiye´de gazetecilik yaptırmak istemiyorlar. Bırakın, gazetecilik yaptırmak istememeyi, meslek kuruluşu bile kurdurmak istemiyorlar. Ancak, haberin özgürlüğü için susmayacağız."

Bugün, ülkemizdeki gazeteciliğin, yazılanı değil, yazılmayanları araştırma sorumluluğunu da üstlenmesi gerektiğine işaret eden Olcayto, şu değerlendirmede bulundu:

"Bugün, ülkemizde, hükümet yanlısı gazeteler, neredeyse aynı manşetle çıkıyorlar. Ülkeyi yönetenler, çok sesli toplumdan, tek sesli toplum yaratmak istiyorlar. Tek tip ve kendilerinden olan gazeteci yaratmayı hedefliyorlar. Ancak, yılmayacağız, korkmayacağız. Mücadelemiz sürecek."

/resimler/2015-12/15/0118279169708.jpg

TGC Genel Sekreteri Güneş:

?Gazetecilerin dayanışmaya ihtiyacı var?

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti(TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş, ?Medyada yayın yasakları, hayatın parçası durumuna geldi? dedi. TGC il temsilcileri için İstanbul´da düzenlenen ?39. Medya Eğitim Semineri?nde, ?Gazetecilikte Dayanışma? konusunda düşüncelerini açıklayan Güneş, yayın yasaklarının, halkın doğruları ve gerçekleri öğrenme hakkı adına aleyhine, siyasi iktidarın ise lehine işlediğine dikkat çekerken, şunları söyledi:

?İktidar, başta Anadolu Ajansı ve TRT olmak üzere birçok kurumun haberlerini, basın danışmanları aracılığıyla kontrol edip, kamuoyuna öyle yansıtıyor. Cumhurbaşkanlığı uçağında da durum aynı. Oradan da haberler, basın danışmanı ayarlı şekilde kamuoyuna iletiliyor.?

Gazeteciliği korumanın yolunun, muhabiri koruyup, sahip çıkmaktan geçtiğine işaret eden Güneş, şöyle konuştu:

?Bugün, gazeteciler olarak her zamankinden fazla dayanışmaya ihtiyacımız var. Son dönemlerde 100´e yakın arkadaşımız gözaltına alındı. 31 arkadaşımız hâlen cezaevinde. Artık yabancı gazeteciler bile gözaltına alınıyor. Cumhurbaşkanına hakaret, terör propagandası yapmak, şiddeti teşvik etmek ve devlet sırrını açığa vurmak gibi suçlamalar icat edildi. Bugünkü siyasal iktidar, gazeteciye devlet memuru gözüyle bakıyor. Türkiye, basın özgürlüğünde, dünyada 149. sıraya indi.?

Bugün, 7 binin üzerinde gazetecinin işsiz olduğunu vurgulayan Güneş, TGC´nin, 4 binin üzerinde üyesiyle mücadelesini sürdürdüğünü sözlerine ekledi. Önder BALIKÇI

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —