Havutça'dan, Sansür ve Otosansür yasası yorumu

Havutça

Bu yasa sadece SANSÜR yasası değil aynı zamanda OTOSANSÜR yasasıdır.

Basın kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun 13 Ekim 2022 tarihinde TBMM ‘de kabul edildi.

Kamuoyunda haklı olarak “SANSÜR” yasası olarak nitelendi.

Günümüzde herkesin hemen her gün saatlerce iletişim kurduğu sosyal medya için çok ciddi yaptırımlar getiriyordu. Çünkü, Hakikaten de herkesin her gün sosyal medya (Twitter, ınstagram, Facebook, YouTube ..vs) aracılığı ile haber, bilgi, düşünce, kanaat, eleştiri, siyaset, hukuk hatta düğün, nişan, ölüm hayata dair her ne varsa insanların iletişim kurduğu düşünce ve kanaatlerini paylaştığı, bazen de başkasının paylaştığı bilgiyi paylaştığı internet çağının en büyük iletişim devrimi. Dünyayı kocaman bir köye hatta bir odaya dönüştüren bir platformdan bahsediyoruz.

Öyle ki Twitter konuşma odalarında adeta koca bir mitinge dönüşebilen on bin’lerce kişiyle sohbet edilebilinen, insanların dünya liderlerini, politikacıları, edebiyat ve sanat, dünyasından insanlarla doğrudan iletişim içine bile girebildikleri bir alan internet ve sosyal medya.

Durum böyle olunca yasa daha aylar öncesinden toplumda büyük bir endişe, korku ve baskı yarattı doğal olarak. İnsanlar Endişelerinde haklı çünkü, Şu durumda bile binlerce kişinin paylaşımları nedeniyle soruşturma ve kovuşturmaya uğradığı gerçeği karşısında son çıkan düzenleme ile sosyal medya soruşturma ve kovuşturmalarının önümüzdeki günlerde çok fazla artacağını tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok.

Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir. Ne diyor yasanın 29. MADDE ‘si “26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa 217 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma;

MADDE 217/A- (1) “Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikıyla, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”

(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemesi hâlinde, birinci fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.”

“Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikıyla, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kişi” şeklindeki düzenlemede yer alan bu kavramlar, kişiye, duruma, zamana, yere göre değişebilen soyut kavramlardır. Endişe, korku, panik durumu nedir? Panik hangi durumlarda var kabul edilebilir? Bu durumu kim ve nasıl tespit edebilecek? Ceza Hukuk sisteminde suçun kanunilik ilkesi gereği, hürriyeti bağlayıcı suç tanımlarının, kişisel takdirden ve muğlâklıktan uzak, sınırları belirlenmiş ve tanımı yapılmış, objektif olması zorunluluğu vardır. Toplumda Korku, panik, endişe durumu hangi hallerde vardır? Gerçeğe aykırı bilgi nedir? Kamu Düzeni ne zaman ve nasıl bozulur? Bütün bu sorular karşılıksız kalmaktadır. Türkiye sınır tanımayan gazetecilerin 2017 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke arasında 155. sırada yer almaktadır. Gazeteciler özelinde "Dünyanın en büyük cezaevi" olarak anılmaktadır. Sınır tanımayan gazeteciler bu ithamın nedenini baskıcı kanunlar, geniş ve muğlâk yasal düzenlemeler olarak tespit etmektedir. HUKUK Devletlerinde, Kanun yapım tekniğinde kişilerin özgürlüklerini soyut, yoruma açık, sınırları çok net tanımlanmayan, belirsiz ifadeler ve kavramlar ile “HÜRRİYET” i bağlayıcı ceza tayini “TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN” kullanımını doğrudan tehdit eder. Kişiler düşünce ve kanaatlerini soruşturma endişesi ile açıklamaya korkar hale gelir, bunun sonucu OTOSANSÜR’dür, gazeteci kamu adına gerçeği arama, yolsuzlukların üzerine gitmekten çekinir hale gelir ki; Bu durumda, toplumsal denetim zayıflar, yolsuzluk ve yasaklar İşte o zaman toplumu, devleti tehdit eder. İşte bu nedenlerle bu yasa sadece SANSÜR yasası değil aynı zamanda OTOSANSÜR yasasıdır.

Yasanın bu meşhur 29. Maddesi 1 Nisan 2023 tarihinde yürürlüğe girecektir, sanırım topluma 1 Nisan şakası yapacaklar. Şaka bir yana Bu kanun başta Anayasamızın 2, 12 ve 13, 24, 25. maddelerine, AİHS 9 ve 10. Maddelerine aykırılık teşkil etmektedir.

Bu maddeler düşünce ve ifade özgürlüklerini, temel haklar olarak güvence altına almıştır. Bu yasa bir SANSÜR ve OTO SANSÜR yasasıdır. Anayasaya, taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine açıkça aykırı olan bu düzenleme için Anayasa Mahkemesine dava açılarak “TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN” müphem ifadeler ile cezalandırılmasının önüne geçilmelidir. Yirmi yıldır Türkiye’yi yöneten bu iktidarın tarihimizin en büyük yolsuzluk, rüşvet ve kaçakçılık olaylarının yaşandığı ve halkın yaşam pahalılığı ve yoksullukla mücadelede AĞIR bir bunalım yaşadığı bir seçim sürecinde toplumu susturmak, adına bu yasayı getirdiğini herkes biliyor.

İktidar yarattığı korku iklimi ile zaten RTÜK eliyle uyguladığı SANSÜR’ü şimdi de bu yasa İle OTOSANSÜR olarak yansımasını hedeflemektedir.

Yasaklar, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele edeceğini söyleyerek iktidar olanlar, sonunda “Yasakların İktidarı” oldular.

Ne diyor şair Cemal Süreyya “Tek Yasak Özgürlüğün geldiği gün, O gün ölmek yasak!”

Av. Namık Havutça 24ve 26. Dönem CHP Balıkesir Milletvekili Adalet ve Anayasa Uzlş. Komisyonu üyesi