Tarih: 13.11.2013 09:54

KOCAMAN'DAN ÖZEN'E YANIT

Facebook Twitter Linked-in

Adalet ve Kalkınma Partisi(AKP) Bandırma Belediye Başkan aday adaylarından, inşaat mühendisi Aydın Özen’in, kendisinin hazırlayarak, dönemin Belediye Başkanı Cemal Öztaylan’ın uygulamaya başladığı  sahil bandı ve balıkçı barınağı projesine Bandırma Ticaret Odası’nın karşı çıktığı iddiasına Osman Kocaman’dan yanıt geldi. Konuyla ilgili düşüncelerini aldığımız dönemin Ticaret Odası Başkanı Osman Kocaman ile söyleşimizi aşağıda sunuyoruz:

-     Bandırma’ya balıkçı barınağı yapılmasına ilk zamandan beri karşı çıktım, bu mesleğin içinden gelen biri olarak. Bandırma’nın çevresinde balıkçılık yapan köylerin tamamında balıkçı barınağı vardır ve var olan liman, biraz  iyileştirmeyle bu sandallara yeter. Bundan 17-18 yıl öncesindeki Bandırma’nın imkanlarına bakarsanız, ilçemizin yolları, hastanesi, fakültesi yokken, öncelikli bir ihtiyacı hiç değildi. O dönemde Bandırma’nın balıkhane ihtiyacı vardı ve sayın Cemal Öztaylan’ın belediye başkanlığı döneminde şu anda hizmet veren balık hali, kabzımal ve perakendecilerden toplanan paralarla ve belediyenin altyapı ve çevre düzenlemesi desteğiyle yapıldı. Beyefendi, bizleri vizyonsuzlukla suçlamış. Aslında balıkçı barınakları, kentlerin kıyıyla bağlantısını keser. Şu an yapılmış olan barınağın boş durumuna bakarsanız, ne demek istediğimi anlarsınız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Yenikapı’daki balık halini ve barınağı şimdi Gürpınar’a taşıyor. Yani şehrin göbeğinde, böyle değerli alanlarda kimse balıkçı hali istemiyor ve haklılar.

-     Bandırma’nın balıkhane ihtiyacı vardı ama barınağın olduğu yerde balıkhane yaparsan, o bölgenin önünü tümüyle kesersin. Onlarca kamyon trafiği, sabahlara kadar gürültü, balık kokusu, canlandırılması gereken ve Bandırma’nın denizle irtibatını sağlayacak yegane yerde balıkhane yapılmamalıydı. Evet, çok yakınlığı dolayısıyla bizim işimize yarayacaktı ama karşı çıktık. Bandırma’ya kötülük olurdu. Ayrıca sadece biz karşı çıktık diye de yapılmamış değil! Maddi imkansızlıklar da, belediyenin böyle bir yatırıma girmesini mümkün kılmazdı.

-     Niye karşı çıkayım? Hatta biz, firma olarak, sahil bandı projesinin devamı olabilecek bir projeyi hazırlayıp, belediyeye bedelsiz sunduk. Şehir Restaurant’tan sonra başlayacak ve balıkçı barınağını yat marinasına çevirecek, devamında çay bahçeleri, lokantalar, yat çekek yeri, mağazalar ve 4 yıldızlı oteli bile olup, Livatya’yı da içine alan bir projeydi. Yani Bandırma’nın köhne kalmış o yöresini bir cazibe ve çekim merkezi yapacak bir projeydi. “Buyrun, bu projeyi ihaleye çıkarın” diye dönemin Belediye Başkanı sayın Recep Eraydın’a teslim ettik.

-     Hayır, istemedik. Zaten istesen de kim durdurabilir? İhalesi yapılmış inşaat devam etti, yıllarca. Biliyorsunuz, ayrıca balıkçı barınakları, DLH tarafından yapılıp, Tarım Bakanlığı’na tahsis edilir. Yani bu işleri bilen biri, ne belediyeye iptal talebi yazar, ne de Bandırma Belediyesi, iptal ettirme yetkisine sahiptir. Zaten balıkçı barınağının bu tahsis durumu, projenin ilerlemesine engel oldu.

-     İstanbul’da binlerce yat var ve hepsinin kışı marinalarda geçirmeye, dönem dönem karaya çıkmaya, bakıma vs. ihtiyacı var. Bu hizmetler İstanbul’da, talep yoğunluğu nedeniyle güçlükle ve çok pahalıya yapılıyor. Son derece emek yoğun bir sektör ve kentimizin esnafına ve bilhassa küçük sanayisine büyük katkı yapar. Ayrıca yelken sporunun da bölgemizde gelişmesine katkı sağlar. Bunun neresi yanlış? İnşallah, belediye başkan adayları, Bandırmalıyı  denizle buluşturacak bu projeyi gündemlerine alırlar. Belki Bakanlıktan izin alınıp bu barınak, marinaya dönüşür ve bir tarafında da, çok istenirse küçük balıkçıya da yer tahsis edilebilir.

-     Onu Aydın Bey’e sorun. Ben de bilmiyorum. Ayrıca kendisini o dönemden de hiç hatırlamıyorum. Keşke bu konudaki düşüncelerini o dönemde bizimle paylaşsaydı! 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —