TÜRKİYE PARSEL PARSEL SATIŞTA!..

TÜRKİYE PARSEL PARSEL SATIŞTA!..

TMMOB Ziraat Mühendisleri odası Genel başkanı Dr. Turhan Tuncer;İktidar, yalnızca 2B arazilerini değil, Hazineye ait tarım arazilerini de satışa çıkardı...``




 
TMMOB Ziraat Mühendisleri odası Genel başkanı Dr. Turhan Tuncer;İktidar, yalnızca 2B arazilerini değil, Hazineye ait tarım arazilerini de satışa çıkardı...``

TMMOB Ziraat mühendisleri odası genel başkanı Dr.Turhan Tuncer yazılı bir açıklama ile 2 B ve Haineye ait arazilerin satışına ilişkin bir açıklama yaptı.

Dr.Turhan Tuncer açıklamasında; AKP iktidarı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun Tasarısı‘nı 1 Şubat 2012 tarihinde TBMM Başkanlığına sunmuştur.
Adıyla çelişir biçimde "orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi" ile "yeni orman alanlarının oluşturulması" işlemlerinin geçiştirildiği tasarı, başta "2B arazileri" olmak üzere Hazineye ait tarım arazilerinin üzerindekilere satılmasının önünü açarak, arazi işgalciliğini özendirmektedir.
Tasarıyla yapılmak istenen düzenlemeler ile bunların yol açabileceği olumsuzluklar özetle şöyle sıralanabilir:

1) "2B arazileri" rastgele satılabilecek; kamu yararı gözetilmeyecektir:

•- Tasarının 13. maddesiyle, 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun yürürlükten kaldırmaktadır. Buna karşılık Tasarı, "orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi" kapsamında hangi iş ve işlemlerin nasıl yapılacağını hiçbir biçimde düzenlememektedir. Bu içeriğiyle Tasarı, Anayasanın "Orman Köylüsünün Korunması" başlıklı 170. maddesine karşı hileli bir yaklaşımla hazırlanmıştır.

•- Anayasanın 170. maddesine göre "bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerler" yalnızca "...orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için" orman sınırları dışına çıkarılabilecek; çıkarılan yerler ise "Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsis" edilebilecektir. Bu anayasal kurala göre uygulama yalnızca orman içindeki köyler halkını kapsamalıdır. Oysa Tasarıyla, Anayasanın bu kuralına aykırı olarak "devlet ormanları bitişiğindeki köyler halkını" da kapsayacak düzenlemeler yapılmıştır. Ayrıca bu yerler "devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkına" devredilebilecektir. Açıktır ki bu, düzenleme Anayasanın söz konusu maddesine ters düşmektedir.
•- Tasarının "Tanımlar" başlığı altında yer verilen 2. maddesinin "f" bendinde; "2B arazileri" de "gecekondu veya kentsel dönüşüm projeleri uygulanacak alanlar" arasında sayılmış; üstelik bu projeleri yapabilecekler arasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın yanı sıra TOKİ ile ilgili büyükşehir ve öteki belediyeler de yer verilmiştir. Böylece, siyasal iktidara, özellikle henüz yapılaşmamış ve tarımsal amaçlarla da kullanılmayan yaklaşık 3 milyon dönüm "2B arazisinde" yeni rant alanları yaratma olanağı sağlanmıştır.

•- Tasarının 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; "2B arazilerini" satın almaya "hak sahibi" sayılabilmek için; i) 31.12.2011 tarihinden önce "kullanıcısı veya üzerindeki muhtesadın sahibi olarak gösterilen kişilerden" olmak, ii) "süresi içinde başvurmak"; iii) idarece belirlenecek satış bedeline itiraz etmemek, iv) satış işlemini dava konusu etmemek koşulları getirilmiştir. Anayasa Mahkemesi‘nin bu konuda daha önce aldığı kararlarla çelişen bu düzenlemeyle "2B arazileri", herkese satılabilecektir. Üstelik maddenin 2. fıkrasıyla da Tasarının yasalaşmasından sonra da "hak sahibi" olunabilecektir.
•- Tasarının yasalaşması durumunda, 6831 sayılı Orman Kanunu 2. maddesine göre yapılacak işlemlere karşı yapılacak itirazlar ile açılacak davalar bu yasanın uygulanmasını durduramayacaktır. Açıktır ki, böylesi bir düzenleme Anayasanın 2. maddesindeki "Cumhuriyetin Nitelikleri" arasında sayılan "demokratik" ve "hukuk devleti" ile bağdaşmamaktadır.

•- Tasarının "Yeni Orman Alanlarının Tesisi, Devlet Ormanları İçinde veya Bitişiğinde Bulunan Köyler Halkının Desteklenmesi, Gelirler, Harcamalar ve Muafiyetler" başlığı altındaki 10. maddesinde "yeni orman alanlarının oluşturulmasına" yönelik hiçbir düzenleme yapılmamıştır. "2B arazilerinin" satışından elde edilecek gelirlerin ise % 90‘ını aşamayacak kısmı "Devlet Ormanları İçinde veya Bitişiğinde Bulunan Köyler Halkının Desteklenmesi" amacıyla kullanılabilecektir. Tasarıda bu amaçla kullanılabilecek gelirin alt sınırının değil de üst sınırın belirlenmiş olması, siyasal iktidara, söz konusu gelirlerden "gerektiğinde" hiç kaynak ayırmama ya da göstermelik düzeyde bir kaynak aktarma olanağı sağlamaktadır.

2) Hazineye ait tarım arazilerinin "kiracıları" bu arazileri satın alabilecek!

Tasarının 13. maddesine göre; Hazine arazilerini, Tasarının yasalaşıp yürürlüğe girdiği tarihten önceki en az üç yıl boyunca kiralayanlar, kira sözleşmeleri süren kiracılar ya da tarımsal amaçlarla kullandıkları belirlenenler, satış bedelini itirazsız kabul ettiklerinde "hak sahibi" sayılabilecek ve bu arazileri satın alabilecektir. Böylece, özellikle Ege ve Akdeniz Bölgelerinde geniş Hazine arazilerini kiralayarak zeytin başta olmak üzere tarımsal amaçlarla kullananlar bu arazileri, rayiç bedellerinin % 70‘ini ödeyerek satın alabilecektir. Ancak, Tasarıda, ne amaçla ve nasıl tarım yaptıkları ve yapacakları, çok daha önemlisi, satıştan sonra da tarım yapıp yapmayacakları vb konularda hiçbir düzenleme yapılmamıştır.

Görüldüğü gibi AKP iktidarı 2B arazilerinin yanı sıra Hazineye ait tarım arazilerini de keyfince satmak ve elde edeceği kaynağı dilediği yerde kullanmak istemektedir. Bunun için anayasa aykırı düzenlemeler dahi yapmaktan çekinmeyen hükümet, "orman köylüsünü kalkındırmak" ya da "yeni ormanlar oluşturmak" gibi söylemlerle de kamuoyu yanıltmaya çalışmaktadır. Saptamalara göre; 470 bin hektar "2B arazisinin" yalnızca % 4,7‘si yapılaşmış, % 33,2‘si de tarımsal amaçlarla kullanılmaktadır. Başka bir deyişle; 300 bin hektar arazi herhangi bir amaçla kullanılmamaktadır. Siyasal iktidarın temel amacı bu arazileri yerli ve yabancı yatırımcılara satmak, yapılaşmış yerlerdeki plansız yapıları ve özellikle de kara parayı aklamaktır!

Tasarının yasalaşması halinde henüz "orman niteliğini" yitirmemiş yerler de orman sayılmayabilecek ve buralara orman içi ve bitişiğindeki köylerde ve mahallelerde yaşayanlar yerleştirilebilecektir. Anayasanın 169 ve 170. maddelerine tümüyle aykırı olan bu tasarı, "devlet ormanı" sayılan yerlerin işgalini yaygınlaştıracaktır.

Ormanlar hepimizindir! "Devlet ormanı" sayılan yerlerin bireysel mülkiyete konu edilmeleri, kamu ve toplum yararının unutulmasına yol açacaktır. Söz konusu tasarının yasalaşması halinde sadece 2B arazileri değil, bir anlamda ülkenin geleceği de satışa sunulacaktır! Bu nedenle Tasarı derhal geri çekilmeli; "sığ", "sorunlu" ve "günübirlik" yaklaşımlar yerine, ileriye dönük ortak kentsel ve kırsal gereksinimler için kamu yararı temelinde politikalar üretilmelidir.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası olarak, ormanlarımız ve diğer tüm doğal varlıklarımızın sınırsız ve kuralsız kullanımı ile sömürülmesine; üretici - köylü yaşamının daha da zorlaştırılmasına yönelik uygulamalara karşı mücadelemize kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna duyururuz.

Saygılarımızla Dr. Turhan TUNCER
(Yönetim Kurulu adına) Başkan