ABD'nin Küba, Grönland, Venezuela ve diğer halklara yönelik tehditleri ve en son da İsrail ile birlikte İran’a başlattığı (totaliter ve baskıcı molla rejimine yönelik eleştiriler saklı kalarak)vahşi saldırı göz önüne alındığında, bu durum insanlığın "güçlünün haklı olduğu" uçurumuna doğru gidişi karşısında bütün insanlık ve bütün devletler hiç kimse güvende değil.
Bu, emperyalist saldırı vahşet ve açgözlülük karşısında adil bir barışı teşvik etmek ve uluslararası hukuku savunmak için küresel bir adalet ve birlik dalgası kurmak gerekiyor.
Netanyahu-Trump'ın hakimiyetindeki bu kanlı emperyalist işbirliği, Uluslararası Hukuk ve Barışı sağlaması gereken ve varlık sebebi bu olan BM'nin yerini almayı hedefliyor .
Trump ve Netanyahu savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım nedeniyle ömür boyu hapis cezasından kurtulmak için uluslararası hukuk sistemini yok etmeyi amaçlıyor.
Bugün dünya barışını tesis etmenin yegane yolu Uluslararası yargılama ve yaptırım yetkisi ve gücü bulunan etkin bir Birleşmiş Milletler oluşturmaktan geçer. Aksi halde uluslararası düzen gücü gücüne yetene vahşi ve saldırgan bir süreç kaçınılmaz olacaktır. Uzun süredir de Trump ve Netanyahu bu süreci uygulamaya koymuştur.
Mesele şu ki bu vahşete karşı uluslararası barış güçlerinin bir birlik oluşturma iradesi ortaya koymalıdır. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ,Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Temel ilkelerini inançlar, ırklar, uluslar üstü bir kimlik ile İNSAN odaklı bir anlayış ortaya koyan ilkeler ve haklar etrafında kenetlenmeye ihtiyaç vardır. Geç kalmadan hemen.03.03.2026Av.Namık HAVUTÇA
