KORO:
(Kadınlı, erkekli kapkara giyinmiş kara sakallı, kadınların kara kafalarınsa kara gözlükler, kara insanlar)
KORKU GELİYOR KORKU,
BİZ KORKUYORUZ.
KARANLIKTIR BİZİ YAŞAYAN.
HAM HUM ŞARALOP
YİYECEK-YUTACAK SİZİ BİZİM KARANLIĞIMIZ. ÖLÜMÜ SEVECEK ÇOCUKLARIMIZ.
KORKU GELİYOR KORKUUU!
Günün en yorgun saati ikindiler
Geceye taşır yorgunlukları.
Yenilir karanlığa aydınlık, karanlık çöküverir yorgun insanların üstüne kirli bir yorgan gibi
Kent yeniden doğuma yatıyor.
Kapkara-sakallı insanlardan öne çıkan bir BAS.
SORUN VE DİNLEYİN.
BENİM ADIM KORKU.
BEN ÖLÜMÜN ADIYIM
GÖRDÜM DİYENİN, DUYDUM DİYENİN, BİLİYORUM DİYENİN AZRAİLİYİM BEN, BEN KORKUYUM,
ÖLÜM ve KILIÇTIR BENİM ADALETİM.
Bir kentte yağmur hiç bu kadar güzel yağmadı.
Serçeler şaşkın, ıhlamur sevinçli.
Denizin tuzlu tadını kentin dar sokaklarına taşıyan sarhoş lodostan sonra bir sıcak, bir dingin yağmur.
Mavi kokan bir yağmur.
Akşam yağmur sularında ıhlamur kokulu kızların gülücükleri
KORO:
Bariton/maestro
İNANMIYORUM İNANDIĞINIZA OLMAK İSTEMİYORUM SİZİN GİBİ KÖR, BAĞNAZ, ÖLÜM KOKULU,
SİZİN GİBİ, SİZİN GİBİ YAŞAMAK İSTEMİYORUM.
BEN BENİM, BENİM DÜNYAM VAR,
İSTEMİYORUM SİZİN GİBİ OLMAYI
BEN İNSANIM EY KORKU ZEBANİLERİ
ZEBANİLER
ZEBANİ…
İkindiye doğru
Güneş, dağılan bulutlara biniyor.
Bahar kokulu sıcaklık.
İnsanlar yakalarında karanfil, gözlerinde güneş, kentin meydanına doğru akıyorlar.
Genç kızlar ellerinde ak mendil,
Çingene çocukların çaldığı oyun havalarına kaptırmışlar kendilerini.
KORO:
(Karanfil, gelincik ve güllerle bezenmiş, ak mı ak gibiler pırıl pırıl parlayan insanlar)
TENOR:
BİZ İNSANIZ.
ADIMIZ AYRI, DİLİMİZ AYRI, DİNİMİZ AYRI OLSA DA.
DUYGU YÜKLÜ AKLIMIZ.
SEVGİ FIŞKIRIR YÜREĞİMİZDEN
DUYANIZ, GÖRENİZ, BİLENİZ…
VE YATARANIZ.
GÖMERİZ KORKULARI KARANLIĞA, YENİDEN DOĞARIZ HER AYDINLIKTA. HER SABAH. HER SABAH.
YENİDEN DOĞARIZ,
DOĞARIZ,
DOĞ…
AYDINLIKLARA…
