Başkanlık sistemi gelecek ülke uçacak denilerek. Milletten oy istendi. Ne tekim millette istediklerini verdi. Fakat aradan seneler su gibi aktı gitti. Bir türlü işler rayına oturmadı. Ülkenin ekonomisi bozuldu.
Ekonomi bozulunca işsizlik artı zam üzerine zamlar yapıldı. Enflasyon rayından çıktı. Ülke kanun hükmünde kararname ile yönetilir oldu. Millet parlamenter sistemi arar oldu. Ülkenin birçok sorunu oluştu. Meclisin itibarı kayboldu. Ülke meseleleri mecliste konuşulması gerekirken basın aracılığı ile konuşulur duruma geldi.
Milletin temsilcisi olan milletvekilleri konuşamaz duruma geldi. Millet ve ülke menfaatine olacak meselelere tek kişinin karar vermesi ile. Millet ve ülke menfaati gözetilmez oldu. İsteseniz de istemeseniz de bu böyle olacak denilerek. Ülkede millet menfaati gözetilmez oldu. Başkanlık sistemi geldi. Ayrımcılık hat safhaya çıktı. Ülkenin tarihinde olmaya şeyler oldu. Seçimlerde trafolara kediler girdi. Seçim iktidarın istediği gibi çıkmayınca seçim yenilendi. Dışa bağımlılık arttı.
Tarım ve hayvancılık bitme noktasına geldi. 2006 senesinde millilik ve yerlilik rafa kaldırılarak yerli tohum yasaklandı. Ülke GDO’lu tohumlara mahkûm edildi. Bu GDO’lu tohum ülkede kanserin patlamasına sebep oldu. Ülke dışarıdan saman ithal etmeye başladı. Tarım ürünleri A dan Z ye dışarıdan ithal edilmeye başlandı. Ayrımcılık hat safhaya geldi dedim. Son mahalli seçimlerde büyük şehirlerin belediyelerini kaybeden iktidar bu belediyelerin çalışmalarını engellemek için. Kendi meclis üyelerini yönlendirerek bu belediyelerin başarısız olması yönünde çalışmalarını önerildi.
Bunu da açık açık söylediler. Bu hattı zatında. Belediyeleri cezalandırmak değildir. Milleti cezalandırmaktır. Ülke uçacak millete huzura kavuşacak denildi. Fakat söylendiği gibi olmadı. İşsizlik arttı. Yoksulluk artı. Millet evine ekmek götüremez durma geldi. Millet açız diye feryat etmeye başladı. Birde hiç hesapta olmayan korona virüs olayı çıkınca durum daha da kötüye gitti. Bu korona virüs olayına hazırlıksız yakalandık diyenler var. Böyle bir durum söz konusu olamaz.
Bir devlet her türlü olumsuzluklara her zaman hazır olması gerekir. Bu virüs olayında kenetlenip birlik içerisinde bu işin üstesinden gelmemiz gerekirdi. Fakat öyle olmadı. Ülke kutuplaşmaya doğru sürükleniyor. Benim belediyem, senin belediyen diye ayrımcılık baş gösterdi. Bu durumdan en çok zarar gören millet oluyor. En basit bir olay dahi çözüme kavuşturulamadı. Ne idi mesele? Maske durumu değil mi? Devlet maske ile uğraşmaz. Kurumlarını devreye sokar. İşin takipçisi olur. Bu iş belediyelerin işi olmalıydı. Belediyeler kendi birimlerini devreye sokardı.
Bu maske olayı da bu duruma gelmezdi. Maskeyi parasız biz vereceğiz dediler. Para ile maske satışını yasakladılar. Vatandaş maske bulmakta zorlandı. Eczanelere verdiler olmadı. Şimdi eczanelerde ve marketlerde para ile satılacak. Bu maske olayını da bir şirkete vermişler. 18 kuruş maliyeti olan maske bir liraya satılacak. Bir maske üzerinden hareket ediliyor. Bir ailede üç kişi olduğunu kabul edelim. Bir maske bir günden fazla kullanılmaz. Ne oldu? Üç kişilik aile aya 90 lira maske parası verecek. Ülkenin soruları birlik beraberlik içerisinde çözüme kavuşur.
Bir maske olayının bir ülkede günlerce konuşulması olacak iş değil. Bunun sebebi de ayrımcılık yüzündendir. Ülkenin bu dönemde en çok birlik beraberliğe ihtiyacı olduğu bir dönemdir. Bu durum bir toplumun sorunu değildir. Yediden yetmişe herkesin sorundur. Onun için siyasetin konuşulacağı bir zaman değildir. Siyaseti bir kenara bırakıp el ele verilerek sonun üzerine gidilmelidir. Kim vatandaşa yardım ediyorsa. Devlet tarafından desteklenmelidir. Bazı belediyeler devlet tarafından yalnız bırakılmıştır. Fakat böyle olmasına rağmen bu belediyeler vatandaşa yardım etmek için her yolu deniyor. Başarılıda oluyorlar. Şimdi gündeme birde darbe getirildi.
Bu ülkede darbe diye bir şey olmaz. Darbe dönemleri çok geride kalmıştır. Saygılarımla.
Türkiye laiktir laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyenlere Ne mutlu vardığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
10-05-2020 Mustafa KOÇAL



