
Güneş, çiçeklerini öpüyor bademin,
günaydın küçük kentim.
X X X
Gece, çınarları örtüyor,
serçeler sevişsin diye.
X X X
Yağmur, önce çınarları örtüyor,
koca çınarların yeşil yeşil koksun diye.
X X X
Sessiz kumsalın yorgun sarısında,
dalgacıklarla dans ediyor serçeler.
X X X
Akşamüstü “elveda” diyor kızıl güneş,
yorgun güne, denizi öptü öpecek!
X X X
Söz düştü poyraza, uçup gidiyor,
kulaktan kulağa, dilden dile.
X X X
Benim darmadağınık, terk edilmiş yoksul kentim.
X X X
Bu kentte her sokak denize düşer abi!
X X X
Rıhtımdayım, peşimde yalnızlık!




