ÇOK ÇOK ESKİDEN ERDEK’TE
KEMAN SESİ VARDI.
ÇOK ÇOK ESKİDEN
ERDEK’te
ÜZÜMÜN KARDEŞLİĞİ VARDI.
ÇOK ÇOK ESKİDEN
ERDEK’te
İstavritin tavası
Sardalyanın ızgarası
Lüferin fırınlısı
Palamudun lakerdası vardı.
ÇOK ÇOK ESKİDEN
ERDEK’te
Çilingir sofrasında
Şarabın muhabbeti vardı.
ÇOK ÇOK ESKİDEN ERDEK’te
Kiraz seyranı vardı
Aşk kokardı bahçeler…
ÇOK ÇOK ESKİDEN ERDEK’te
Kız çocukları başını örtmezdi
Savrulurdu saçları
Poyrazda
ÇOK ÇOK ESKİDEN ERDEK’te
Meyve bahçeleri vardı
Elmalık, eriklik, kirazlık, dutluk, bağlık…
Anılarda kaldı.
ÇOK ÇOK ESKİDEN
ERDEK’in ADI
YEŞİL ERKET’ti.
Şimdi
BETON ERDEK oldu.
ÇOK ÇOK ESKİDEN ERDEK’te
Balık
Şarapla rakıyla uğurlanırdı
ÇOK ÇOK ESKİDEN ERDEK
Aydın insanların aydınlık kentiydi
Nereden çıktı bu karanlık yobaz sürüsü?
ÇOK ÇOK ESKİDEN
ERDEK’te
Bayramlar coşkuyla kutlanırdı.
Bayramlarımızı, sevinçlerimizi kararttı yobaz sürüsü.
EY ERDEKLİ,
gelecek güzel günlerin,
seyranların mimarı
sana inanıyor,
sana güveniyorum.
