CaNeMrE


DİRENİŞ VE MÜCADELE BİZİM GENLERİMİZDE VARDIR CHP NEDİR?

DİRENİŞ VE MÜCADELE BİZİM GENLERİMİZDE VARDIR CHP NEDİR?


Kurtuluş Savaşı öncesi; 30 Ekim 1918’de ağır bir Mondros, 11 Kasım 1918’de 1.Dünya Savaşı sonunda, Osmanlı İmparatorluğu’nun varlığı son buluyor, ardından emperyalizm topraklarımız işgal ederken, Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak, emperyalizme; “geldikleri gibi giderler” diyerek, Samsun’da “özgürlük ve bağımsızlık ateşini” yakarak, köleliğe, tutsaklığa, mandacılığa, himayeciliğe hayır diyerek, mücadeleyi başlatıyordu. 

Ardından; 19 Mayıs 1920’de TBMM’de “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” kurularak, emperyalizm ile mücadeleye başlanmasının startı, kurucusu ve başkanı ATATÜRK ile veriliyordu. Önemli bir oluşumdu bu cemiyet.

1920’de TBMM’ de Kurtuluş Savaşı için kurularak, yurt savunması için hayata geçen “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti,” Atatürk ile birlikte Cemiyet, 9 Eylül 1923’te “Halk Fırkası” 1924’te “Cumhuriyet Halk Fırkası”, 1935’te “Cumhuriyet Halk Partisi” adını alarak, devleti inşa, imar eden parti olmuştur. 

1927 yılında Atatürk ileCumhuriyet Halk Fırkası; Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Laiklik CHP’nin dört temel ilkesi olarak benimsenmiş olup, 1935 yılında Devletçilik ve Devrimcilik ilkeleri de eklenerek Partinin ilkeleri altıya çıkarılmıştır. Ardından, partinin amblemi olan 6 ok bu ilkeleri simgelemektedir. 

Doktrinler, normlar, ilkeler, Cumhuriyet Halk Partisinin de ilkeleri olup bu ilkeler Türkiye Cumhuriyeti’nin inşasında, imarında kullanılarak, çağdaş, modern, laik hukuk devletinin, demokrasinin, sağlıktan, eğitime, adaletten, hukuk düzenine kadar ülkeyi inşa eden  ilkelerdir. 

Emperyalizme karşı direnen, mücadele eden, bağımsızlık ve özgürlük misyonunu benimsemiş, yaşlısı, genci, çoluğu çocuğu, kadını, erkeği kısaca, Türk Halkı kanıyla, canıyla, Çanakkale’de, İnönü’de, Gelibolu’da, Başkomutanlık Meydan Muharebesinde savaşarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, büyük mücadeleler sonunda olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlar askerlerdir. Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. 1923’te Cumhuriyetin ilan edilmesiyle TBMM, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü Cumhurbaşkanı seçtikten sonra onurlu asker üniformasını çıkararak, sivil hayatta; 1923’ten itibaren “Halk Fırkası” ile ülkemizi inşa etmiştir.

Son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanarak, hapse atılmasından sonra insanlar sokaklarda ve meydanlarda yapılanlara isyan ederek, hak aramaya ve seslerini çıkarmaya başladılar. 

Bu eylemlerde, partili partisiz vatandaşlar tek adam sistemine karşı yüksek enflasyon, fakirlik, çaresizlik, adaletsizlik, başta olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisinin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun aday olması sonrası tutuklanması ile birkaç gündür yapılanları içlerine sindiremeyerek, hak aramak için Anayasanın 34. Maddesine göre tepkiler, eylemler, yürüyüşler yapması doğaldır. Anayasal haktır.

 

Bugün mevzu İmamoğlu’na yapılanlar değil, Türk halkının daha baskıcı ve otoriter bir yönetime evrilmesi çabalarının bizleri getirdiği durumdur. 

 

Bugün içinde bulunduğumuz sistem 2018’de Parlamenter Sistemden tek adamın iki dudağı arasında olan Partili Başkanlık Sistemine geçerek, insanların kişi hak ve özgürlüklerini erozyona uğrattığı gibi, Anayasamızın 34. Maddesi gereğinde eylem ve yürüyüş hakkımızı bile engellerken, totaliter rejime doğru evrilen bir rejim bizim genlerimizde olan, özgürlük, bağımsızlık aşkımıza tamamen aykırıdır. Kuruluş felsefesine aykırıdır. Çünkü tüm kazanımlar, artık baskı altındadır.

Yaşananlar çağdaş, bağımsız, demokratik hukuk devletinin erozyona uğratılarak, CHP adayı Ekrem İmamoğlu ’nun Cumhurbaşkanlık yolunda, engellenmesi, mevcut sistemin devam ettirilmesi için yapılan ve kurgulanan olaylardır.

Artık, bugün şunu net olarak görüyoruz. 14 Mayıs 1950’de tek başına iktidar olarak Demokrat Partinin on yıl iktidar olmasıyla başlayan, geçmiş yetmiş beş yıl içinde, her on yılda bir gerçekleşen darbeler ile ülkenin enerjisi boşa harcanmış, 1980’den sonra da “Türkçülük” yerine “Ilımlı İslam Sentezi” senaryosu devreye girerek, o günden bu yana Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyet, hızla erozyona uğratılarak, bugünlere gelinmiştir. Bugün BOP Projesi devam etmektedir. Bu projeyi; “Türkiye ve Arap Baharı” kitabı ile Graham E. Fuller kitabında açıkça yazmaktadır. 

Bugün CHP karşıtı insanlara ve halkımıza şunlar anlatılmalıdır.

-1918’den itibaren emperyalizmin topraklarımızı işgal etmesi ile birlikte TBMM’de ‘Milli Mücadele’ için Atatürk ve arkadaşları tarafından 19 Mayıs 1920’de hayata geçen ‘Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin’ CHP’nin ilk kuruluş felsefesi olduğunu insanlara yeniden, usanmadan anlatılmalıdır.  Bu mücadelenin kurucusu ve başkanı Atatürk’ün olduğu hafızalara kazınmalıdır.

-İlkelerinin: bağımsız, özgür, hür ve demokratik bir hukuk devletinin yaratılması için oluşturulduğunu bu ilkelerin parti ve devlet ilkeleri olduğu yeniden üstüne basa basa anlatılarak, bilgiler tazelenmelidir.

-CHP’ nin kırk yedi yıldır, iktidar ve hükümet olmadığını, bugün yaşanılanların sorumlusu CHP’ nin değil, 1980’den sonra kırk altı yıldır Türkiye’yi yönetenlerin olduğunu yine defaatlerce halkımızın beynine kazınmalıdır.

-2018’ te Atatürk’ün kurduğu parlamenter sistemin değiştirilmesi ile bir kişinin iki dudağı arasında olan tek adamlık sistemi Partili Başkanlık ile 2018’ den itibaren yönetilerek, TBMM’ nin devre dışı kalan sistemin işlemediği, kişi hak ve özgürlükleri bir tek kişinin iki dudağı arasında olduğunu, halkımıza bir daha anlatılmalıdır. Sistemin değişerek, yeniden parlamenter sisteme dönülmesi bugün artık, yaşananlar karşısında elzem olduğu görülmektedir. 

-1979’da Ecevit Hükümetinden sonra birçok yanlışlar yapılmıştır. Hatta Atatürk’ün vefatı sonrası 1938’de İkinci Cumhurbaşkanı ve CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’nün; tek partili sistemden, çok partili hayata geçilmesi için Celal Bayar ile anlaşması gibi hatalarda yapılmıştır. Yanlış politikalar uygulanmış, yanlış ellerde, Atatürk’ün ilke ve normlarından hızla uzaklaşılmıştır.

-Hatta CHP’den ayrılıp Demokrat Partiyi kuran Bayar, Menderes, Polatkan gibi CHP’ lilerin neden partiden ayrıldıkları da sorgulanmalıdır? Ama bu günkü konjonktürde artık bunların bir anlamı kalmamıştır. Sistem 2018’de değişmiştir.

 

Ama konumuz bugün bunlar değildir! Konjonktürel olarak değişimler yaşanmıştır. Fakat yakın zamanda, CHP içinde yaşanan şunları sorgulayabiliriz?

 

2014’te CHP-MHP Ortak Çatı Adayı olarak Ekmeleddin İhsanoğlu tercihi, son olarak 2023’te Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olmak için direttiği tavır ile CHP’yi bu günkü duruma getirmiştir. 

Bunları sorgulayarak, 2023’te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde neden iktidar olunmadığı parti içinde sorgulanmalıdır? O tarihte; Kılıçdaroğlu yerine İmamoğlu-Yavaş aday gösterilseydi belki bunlar yaşanmayacaktı? Bu yaklaşımlar sorgulanmalıdır?

Bugün CHP, Genel Başkan Özgür Özel tarafından Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinden sonra yaşanan ve büyük bir kaos oluşturan bu düzende, aktif ve sonuca odaklı politikalar eğilimi ile başarılı bir grafik çizmektedir Genel Başkan Özel.  Ancak yeterli midir? Onu tartışabiliriz?

Türkiye Cumhuriyeti kuran Atatürk’ün partisi CHP’de gözden geçirilmesi gerekenler de vardır.

-Atatürk’ün partisi CHP özüne, kaybettiği asıl kimliğine geri dönmelidir.

-Temel ilkelerinden, kuruluş ilke ve normlarından vazgeçmemelidir.

-Devletin kurucu partisi olarak değerlerine sahip çıkmalıdır.

-Kimlik politikasından uzaklaşmalıdır. 

-Türk Milletinin arzu ettiği ilke ve normlara dönerek, Cumhuriyeti bölmek, Atatürk ve İlkelerini yok etmek için hayata geçirilen projelerden, kişi ve gruplardan uzaklaşarak: Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik, Laiklik, Devletçilik ve Devrimcilik ilkelerini benimsemeyenlerden uzaklaşarak, bunlardan ödün vermeyeceğini halkımıza anlatmalıdır.

-Türk halkı; özgür, bağımsız ve hür yaşamış halk olarak, bundan sonrada öyle devam edecektir. Geleceğimiz ve istikbalimiz için birleşilecek yer; Atatürk’ün ilke ve normlarıdır. Cumhuriyet Halk Partisi de derhal bu normlara döndüğünü ilan ederek, Türk Halkını kucaklayarak, yeniden iktidar olma yolunu bulacaktır.

Hedef bellidir. 

Kurucu felsefeye dönüş…

Partili partisiz ümidini kaybetmiş, sorunlarla, fakirlik ve açlıkla, belirsizlik, adaletsizlik, çaresizlikler karşısında Türk halkının tutunacak dalı; Atatürk’ün bize emaneti ilkeleri, normları ve paradigmalarıdır. 

Her ne kadar 1950’den sonra değişen siyasi konjonktürde yıpranmışta olsa, bugün Atatürk’ün ilkleri ve normları CHP’ nin yeniden özüne dönmesiyle başarılı olacaktır. Genel Başkan Özgür Özel, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu eylem ve söylemleriyle yeni bir yol haritası ile bunu başarmak için yola çıkmıştır. Ancak, ulaşılacak, anlaşılacak, el uzatılacak hatta ikna edilecek kitleler vardır.

Sonuç olarak, Atatürk’ün partisinin ilkeleri “Milli Mücadele” döneminin ilkeleridir. Bunu başaramazsak, bu noktadan sonra ne olacağını sizler daha iyi biliyorsunuz.

Parti, kişi, şahıslar önemli değil, önemli olan bağımsızlığın, demokrasinin, özgürlüğün, laik ve hukuk devletinin, Cumhuriyetin  devamlılığıdır.

Atatürk’ün emanetine sahip çıkmaktır. Bunu başaracak güçteyiz.

Can Emre 

YAZARLAR

  • BIST 100

    9619,27%1,01
  • DOLAR

    37,95% 0,02
  • EURO

    41,77% 1,38
  • GRAM ALTIN

    3817,30% -0,24
  • Ç. ALTIN

    6190,39% 0,00
  • Perşembe 14.6 ° / 5 ° false
  • Cuma 17.5 ° / 6.3 ° false
  • Cumartesi 17.1 ° / 6 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı

Balıkesir

03.04.2025

  • İMSAK 05:17
  • GÜNEŞ 06:43
  • ÖĞLE 13:17
  • İKİNDİ 16:52
  • AKŞAM 19:41
  • YATSI 21:01