Aslında Salı günü akşamına kadar şampiyonluk konusunda çok fazla bir çeşitlilik yoktu. Beşiktaş alır maçı gider, kupayı kaldırır düşüncesi ağırlıklı bir öngörüydü ülkemizde. Çok sakin bir şekilde maçları bekler durumdaydık.
Ama ne olduysa oldu, Hem Fenerbahçe Sivas maçında hem de Beşiktaş Karagümrük karşısında üç puanı bırakınca ben dahil hemen hemen futbolla ilgisi olan herkes hem skorlara şaşırdı ve hem de şimdi ne olacak anlamında soruların sahibi oluverdi.
Şimdi bakıyorum, ortam çok uygun olduğu için her kafadan bir ses çıkmaya başladı etrafımızda. Özellikle sosyal medya üzerinden kafaları karıştırmak adına yalan, yanlış bir çok senaryo yazılarak ortalık karıştırılmaya çalışılıyor. Bu ortamla hem kulüplere, hem taraftarlara hem de hakemlerimize yazık ediliyor.
Hep söylerim, bu gün futbol dünyasında hiçbir yöneticinin veya teknik adamın futbolcuları üzerinde hiçbir maç için çirkin bir talepte bulunabileceğine asla inanmıyorum. İnanmıyorum çünkü sosyal ilişkilerde kolay kolay hiçbir ilişkinin kolay kolay gizli kalabileceğini de asla düşünmüyorum. Örneğin bu gün iyi olan bir ilişkinin gelecekte bozulması pekala mümkün olabilir. Dolayısıyla her türlü kirli çamaşırın ortaya dökülmesi de pekala mümkün olabilir. Demem o ki, böylesi çirkin ilişkilere de kimsenin girmeyeceğini düşünüyorum.
Hangi açıdan bakarsak bakalım bu gün şampiyonluklardan çok daha değerli olduğunu düşündüğüm asırlık kulüplerimizin başarılarla dolu geçmişleri ortada duruyorken geçici ve de çok basit konular üzerinden tartışmalarım açılması sadece bir kulübe değil hem ligimize hem de tüm kulüplerimize zararlar verebileceğini mutlaka düşünmeliyiz diyorum.
Sakin olalım, maçları bekleyelim derim.
Son bir not, Salı günü süprizli maçlar oldu da neden Cumartesi gecesi de olmasın. Yani Fenerbahçe şampiyon olamaz mı diye de sormak isterim. İyi oynayan kazansız, bizde alkışlayalım.
