Bizim iş aleminin temsilcileri bir alem!
Bir kesim var ki, yaptığı işler (!) sebebiyle AKP önderliği tarafından kendilerine ceza kesilmesinden korkarlar. AKP önderliğine şartsız-şurtsuz teslim olmuş karaktersizlerdir bunlar.
AKP önderliği, “Bana bakın, bana VİP bir helikopter alın” der, “Bana ada donatın” der, bunlar kurumlarının paralarını, babalarının parası imiş gibi harcarlar!” Yeter ki, kendi dümenlerine taş konulmasın.
Bu kesimin “Milli duyguları, vatan bilinci ve Allah korkuları” yoktur.
Gün gelir Osmanlı’da, Atatürk’e ve Kurtuluş savaşına karşı oluşturulan ve başkanlıklarını Osmanlı Şehzadelerinin yaptığı “Heyet-i Nasiha” benzeri
“Akil İnsanlar Heyetine” başkanlık edip, PKK ve Kandile yaltaklanırlar, gün gelir AKP Paşalarına yağcılık için heyet götürürler…
Helal servet sahibi, üretim yapan istihdam yaratan sermaye sahibi dürüst iş insanlarımızın çoğunluğu ise inanılmaz bir vurdumduymazlık içindedirler.
Demokrasi, özgürlükler başkası tarafından korunacak, altın tepsi de sunulacak! Onlar, demokratik özgürlük ortamında çalışacaklar ve servet sahibi olacaklar, ama hiçbir zaman terlemeyecekler, taşın altına ellerini sokmayacaklar!
Anlamadıkları şudur;
Demokrasi ve özgürlükler, hepimiz tarafından 7/24 korunması gereken değerlerdir. Çünkü düşmanı çoktur. Demokratik rejimin özgürlük ortamından yaralanıp, demokrasiyi boğmaya yeltenen tarikat-cemaat artıkları her fırsatta saldırmaya hazır beklerler.
Cumhuriyete, laikliğe, hukuk devletine, yıllardır yapılan saldırılar sonucu oluşan tahribatın,19 senedir yaşadıklarımızın ve ülkemizin bugün geldiği durumun farkındalar mı acaba?
Bunca yaşanmışlıktan, AKP önderliğinin neden olduğu siyasi ve ekonomik krizlerin en yoğun yaşandığı bu zamanda, üstelik dünyayı saran Covit-19 salgınının zirvesinde, beş maskeyi dağıtmaktan aciz AKP Hükümetinden çözüm beklemek, Ağustos ayında kar yağmasını beklemek gibidir.
Artık şu gerçekleri herkesin kabul etmesi gerekir;
-AKP, İhvan kafalı Siyasi İslam partisidir.
-AKP, Anayasa Mahkemesi kararıyla, “İrticai eylemlerin odağı” diye damgalanmış sabıkalı bir partidir.
-AKP, yolsuzlukları-yurtdışı mal-para varlığı nedeniyle rehin alınmış bir partidir.
-AKP; Türk Milletini fakirleştirmiş, yokluk ve borç yüküne sokmuş bir partidir
-AKP, Demokrat değildir ve olması da mümkün değildir.
Sonuç; AKP, Türkiye’ye ve Türk Milletine yakışmamaktadır…
Dünyanın neresinde görülmüştür ki, bir işi bozana tekrar şans vermek!
Hele, kanla-can vererek kurulmuş Türk Devletini yıkmayı amaç edinmiş ve bu yolda epey mesafe almış bir partiye tekrardan şans vermek!
Hiçbir yerde görülmemiştir.
Tam bunu dediğimiz anda, TÜSİAD İstişare Kurulundan sonra açıklama yapıldı;
“AKP önderliğinden, hukukun üstünlüğü ve demokrasi bekliyoruz. Güvenlik politikalarının geride kalmasını ve özgürlüklerin geliştirilmesini talep ediyoruz!”
Bu açıklamadan anladığımız şudur;
TÜSİAD, AKP’den 19 seneden beri umudunu kesmemiştir. Cumhuriyetin değerleri, özgürlükler, hukuk devleti, laiklik, Atatürk ilke ve devrimleri onların umurlarında bile değildir.
Yıllardır söyleriz; Kendinizi kullandırtmayın. Yasa dışı taleplere direnin.
Terazinin bir kefesine “Mal ve para” güvenliğini, diğer kefesine “özgürlüğü ve demokrasiyi” koyarsanız, çok kısa bir zaman sonra ikisini de kaybedersiniz. Anlatamamışız demek ki!
Bu atalet, bizleri yani DOĞRU Partilileri Türk Devletini, Laik Cumhuriyeti, Demokrasiyi ve özgürlüklerimizi koruma çalışmalarımızdan asla geri durduramayacaktır.
Devletimizin böyle sıkıntılı dönemlerinde, kimin Türk Milletinden Türk Demokrasisinden yana, kimin faşist diktadan yana olduğu net olarak görülür.
Bu tespit çok önemlidir….
Sağlık ve başarı dileklerimle 05 Aralık 2020
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı



