KAÇIŞ
"Kaçmak lazım biraz hayattan .
Daha büyük kaçışlara hazırlanmak için...
Sebahattin Ali (Sırça Köşk)
Hep, köşeye sıkışınca kaçarım.
Köşeye sıkışınca, hep kaçarım.
Sıkışınca, hep köşeye kaçarım.
Köşeye kaçmışsam, sıkışmışımdır.
Özne, yüklem ve nesneyi nerede yazarsan yaz.
Eylem= KAÇMAK; Özne= BEN
Kalabalıkları hiç sevmedim. Aylarca yirmi kişilik yatakhanelerde yatınca sessiz bir yaşam alanını özlememek mümkün mü?
Bir dostum' sırça köşk hayaliyle yanıp tutuşan sadece kadınlar mı sanıyorsunuz' demişti. Şimdilerde hafta sonları 56 saat, herkes kendi sırça köşkünde kısıtlanmış durumda.
Kısıtlanmış dediğime bakmayın herkes kendince bir kaçış yolu buluyor buna da.
Karantina yada kısıtlama günlerinde hiç şikayetçi olmadım ben. Kalabalıklardan kaçışı, kendimden kaçışımı tamamlama fırsatına çevirdim. Okudum, yazdım, dinledim, çizdim.
Eksiklerimi tamamladım.
Kendimi mayaladım.
Olgun yaşımın gri saçlarını okşayan ellerimi mayaladım.
Kendimi sevdim.
Çocukken okşanmayan saçlarımı savurdum rüzgâra hayıflanmadan .
Ne rüzgardan kaçtım , ne de sevgisizlikten.
Bavulum hep hazır oldu yolculuklara.
Göçmen yaşadığım yıllarda sevdiğim yolculukları, kaçış saymadım.
Arındım, yenilendim her yolculukta. Şehir değiştirdim.
Evimi değiştirdim.
Kendimi değiştirmedim inadına.
Her şeyden kaçtım.
Herkesten kaçtım.
Kendimden kaçmadım.
Kabul, saklandım. Saklanmak daha masum değil mi?
Kaçmak gibi değil. Kaçmak, yarı yolda bırakmak.
Başladığını bitirmemek.
Sözünü tutmamak.
Kendime verdiğim sözleri tutamadIkça, bana verilen sözlere sığındım.
Yaşadıkça söz vermemeyi öğrendim.
Söz verenlere güvenmemeyi.
Kaçışın kaç hali var?
Kaçışın BEN hali: Köşeme kaçarım.
Kaçışın SEN hali: Köşene kaçarken bakarsın.
Kaçışın O hali: Kaçtığını görmezsin.
Hey kaçak nerelerdesin ?
F.K. Konum: Hâlâ Bandırma...

