Okumak, hayatımın hep vazgeçilmezi oldu.
Çocukluktan bu yana…Okumak, ne olursa olsun, okumak…
Kitaplar dünyasında dolaşmak ve hep yeni dünyalar yaratmak…
Yazmasam, olur mu?
İmkansız.
Bilincim dolan bir havuz gibi durmadan taşıyor.
Okumak ve yazmak…Benim hayatım.
X X X
Bu küçük kenti seviyorum.
Pisliği, dağınıklığı, terk edilmişliği, sessizliği, havası, suyu ile…
Bu kent benim çocukluğum.
Delikanlılığım, aşklarım, hüzünlerim, sevinçlerim…
Bu kent benim hayatım.
Ben bu kentim.
X X X
LODOSUN DALGASI GİBİYDİ KONUŞUNCA,
POYRAZ SAVURUYORDU SARI SAÇLARINI,
OYNAŞIYORDU NAZAR BONCUKLARI SARI SAÇLARINDA,
DENİZİN MAVİSİNİ ÇALMIŞTI GÖZLERİ,
GÖK MAVİSİ KISKANIYORDU,
DUDAKLARINDA KİRAZ KIZILLIĞI,
ELMAYI DİŞLİYORDU UTANMAZCA,
VE BİR GÜLÜYORDU Kİ,
BANA…
X X X
Ayaklarımı yakan güneş sarısı kumda, çıplak ayakla dolaşıyorum.
Küçük dalgalar ayaklarıma vuruyor.
Mor zakkuma hayran oluyorum.
Dalgalarla oynaşan serçelere laf atıyorum, cikcikliyorlar.
Umurlarında değilim.
X X X
Çocuktuk, kara donlu çocuklardık…
Deniz minaresi topluyorduk çınar limanda.
İspariler, izmaritler, istavritler, lapinalar…bayılırlar bu yeme.
Sonra midye toplardık. Midyeleri çalı çırpı ateşinde pişirir bir güzel yerdik.
Tertemiz, pırıl pırıl bir doğa
Yanık yüzlü, kara donlu, çıplak ayaklı çocuklardık.
Çocuktuk ve özgürdük.
Ne güzel!
X X X
Yağmurlarımız vardı.
Saçaklardan akan, sokaklarda dere olan yağmurlar…
Gemilerimiz vardı kağıttan, peşi sıra koşturduğumuz.
Ayaklarımız yalınayak koşardık ıslak ıslak.
Ve yağmur sonrası taze bir güneş ve kocaman bir gökkuşağı…
Çırılçıplak bir doğa.
X X X
YAŞAMIN BİR SEVDA
BİR İNSAN OLMA KAVGASI OLDUĞUNU
ÖĞRENDİM
VE KENDİME ŞAŞTIM
GÜLDÜM VE HAYATIN SEVECEN BİR ÖĞRENCİSİ
OLMANIN GÜZELLİĞİNİ YAŞADIM.
Martılar
Poyraza nanik
Yapıyor.
