YOK’lar kentindeyim.
Burası benim kentim.
Aşkım, varlığım, cennetim…
Erdek…
X X X
Erdek, on yıllardır değişememenin sancılarını yaşıyor.
Yalnızlaşıyor, yoksullaşıyor, sessizleşiyor
Hele ülke olarak ekonomik, sosyal, kültürel zorluklara girildi mi, devlete bağımlı kamu hizmetleri de yapılamaz boyutlara varınca, hayat bu küçük kentte iyice boğucu oluveriyor.
Kent sessizleşiyor, yarının ne olacağı sorusunun bilinmezliğinde iyice içe dönük bir hayata dalıyor.
Yaşamını zorlukla sürdüren, azla geçinmeye çalışan insanların kenti Erdek.
YOK’lar kenti.
X X X
Otuz-kırk yıl önce, bu kentte aile ekonomisine altı girdi vardı:
Hayvancılık, tarım geliri(sebzecilik, meyvecilik, bağcılık), balıkçılık, zeytincilik, turizm, küçük ticaret işletmeleri…Hepsi bir bir yok oldu, gitti. Aile ekonomisi kala kala devletin verdiği emekli maaşına kaldı. Şimdi kentin güzel insanları azla geçinmenin becerisini gösteriyor. Az zeytin, az tarım, az hayvancılık, az turizm, az maaş…Küçük ticaret işletmeleri de AVM’lerce yutuldu mu…
Şimdi bu güzel kentin güzel insanları, sahil yöresine inip, bir İskender döner yiyemiyor, pideyle ayran içemiyor, midye dolmayla soğuk bira içemiyor, çay bahçesinin çınar gölgesinde ailece çay içemiyor…
Rıhtımın taşlarında çekirdek çitliyor…
X X X
Kentin kültür-sanat hayatı da tam bir yoksunluğu yaşıyor.
Şenlikler, festivaller, tiyatrolar, gösteriler anılarda kaldı.
Kültür-sanat yoksunu, çıplak, cahil, sessiz, çağdışı, ruhsuz bir küçük kent oluşumuna doğru yol alan bir kent…Doğal müzik topluluğu Çingenelere sahip bu kentte müziğin nağmeleri duyulmasın, hayret ki hayret…
Kentte bir PİYANO bile YOK.
X X X
Çağdaş kent bilimciler, bir kenti fotoğraflarken üç şeyi ölçü alırlar: Kütüphane, müze, kültür sitesi…
Kütüphane, o kentin kültürel yapısını, bilgi zenginliğinin uğrak yeri, geleceğinin aydınlık yolunun taşlarının döşendiği yer, müze ise o kentin tarihinin var olma, bugüne yansıma ve atalarının ayak izlerini geleceğe taşımanın kutsal yeri olarak bilinmesi, kültür sitesi de kültür ve sanatın uğrak yeri, yaşam alanı ve insan ruhunu besleyen, yücelten yer olarak çok önemsenirler.
Kent, bu üç abide ile hayat bulur.
Erdek’te bu üç olmazsa olmaz da YOK.
X X X
YOK’lar kentindeyim.
Burası benim kentim.
Aşkım, varlığım, cennetim.
