Ülkenin hemen hemen birçok yeri düşmanlarımız tarafından işkal edilmiş. İngilizlerin desteğine güvenerek Ankara’ya doğru ilerlemeye çalışan Yunanlılar. Polatlı’ya doğru ilerlerken. Atatürk kumandası altında Yunanlılara karşı koyan Türk ordusu. Yunanlılarla yaptıkları büyük taarruz savaşını kazanmış.
Ve Yunan ordusunu İzmir’e doğru kovalamaya başlamış. Ve Yunanlıları İzmir de denize dökmüştür. Bunu gören Yunan orduları bizimde akıbetimiz böyle olacaktır diye istila ettiği yerlerden kaçmaya mecbur kalmıştır. Türkiye Büyük Millet meclisi başkanlığı yapmış olan İsmail Kahraman şehirlerin kurtuluş günleri kutlanmaz diyor.
Efendim!
Ne imiş hiçbir mermi dahi atılmadan kurtuluş kutlanmazmış. Bir yere bu Yunan ordusugelmiş. Halka çeşitli zulüm yapmışlar. Bu Yunanlılarınyaptığı zulümleri bir kitapta okudum. İzmir de Yunan orduları denize dökülünce. Bu Yunan istilacılarda şehirleri terk etmeye başlamış. Bu istila ettikleri yerlerde milletimize çok zulüm etmişler.
Şimdi sayın eski Büyük Millet Meclisi başkanı İsmail kahramana sormak gerekir. Bir şehirde bu istilacılara karşı savaş açılmış. İzmir’e doğru kaçmaya başlamışlar. Diğer şehirlerdeki istilacılar bunları görünce. Başlarına gelecek olanı anladıkları için kısadan hisse hesabı kuyruklarını bacak aralarına sıkıştırıp kaçmışlar.
Şimdi bunlar kaçtı diye oturup yasını mı tutalım? Yoksa bu duruma sevinelim mi? İsmail kahramana göre sevinilemezmiş. Çünkü hiç silah falan atılmamış. Acaba bu bey efendiye göre. Orada savaş yapılıp birçok vatandaşımızın şehit olması mı gereklidir? Bu zihniyet iyi zihniyet değil. AKP’nin iktidar olduğu zamanlar bir kişi çıktı.
Egede Yunanlılarla bir savaş falan yapılmamıştır. Biz savaşıldı denilen yerleri gezdik. Yalancıktan mezarlar yapılmış demişti. Ben bu kişini ismini şimdi unuttum. Fakat bu konu ile ilgili bir yazı yazmıştım köşemde. Çok iyi hatırlıyorum.
Yunanlıları denize döktüğümüze bile inanmıyor. Egede Yunanlılarla hiçbir savaş yapılmamıştır. Ankara öyle istemiş diyordu. Bu kişinin kafası ile İsmail Kahramanın kafası arasında bir fark yok. AKP’nin içerisinde. Atatürk’ü ve onun kurduğu cumhuriyeti benimseyemeye çok kişi var.
Bunlar gibi düşünen çok sayıda da diyanetin içerisinde olanlar var. Bunların amacı Şeriat sistemini getirmektir. Ben böyle düşünenlere yarım alıklı diyorum. Düşünmüyorlar ki bugün oturdukları koltuklarda Atatürk sayesinde oturduklarını.
Ve bu ülkede ezan sesleri minarelerden dalga, dalga yurt sathına yayılıyorsa. Ve camilerimiz de özgürce namazımızı kılabiliyorsak bunu bu ülkeyi düşman istilasından kurtaran Atatürk ve arkadaşlarına borçluyuz. Bir şehirdeki istilacılar kendiliğinde çekilip gittilerse. Bunun mutlaka bir hikmeti vardır. Şehri savaşmadan bırakıp gittiler diye. Üzülenler üzülsün! Biz şehirlerimizden gittiler ya nasıl giderlerse gitsinler sevindik. Gitmelerini sebebi bellidir. Çünkü Türk ordusunun pençesinden kurtulmak için kaçmışlardır.
Sen üzülürsen üzül bey efendi. Biz ülkemiz özgürlüğüne kavuştu ya ona bakarız. Ülkeyi özgürlüğe kavuşturmak için binlerce şehit verdik. Allah hepsinin mekanların cennet eylesin. Allah hepsinden razı olsun. İsmail kahraman ne derse desin. Kem söz sahibine aittir. İsmail bey biz Balıkesir’in kurtuluş gününü coşku ile kutladık. Allah bir daha kurtuluş günü yaratmayı nasip etmesin. Çünkü buradaki Yunanlılar başka şehirler de olanların başlarına gelenleri gördükleri için çareyi kaçmakta bulmuşlardır. Saygılarımla.
Türküm, doğruyum, çalışkanım, ilkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu milletimi, özümden çok sevmektir. Ülkü; yükselmek ileri girmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda gösterdiğin hedefe, durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.
Türkiye laiktir, laik kalacaktır. Ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere! Ne mutlu cumhuriyetçiyim diyeneler. Ne mutlu Türk milliyetçisiyim diyenlere! Ne mutlu demokratım diyenlere! Ne mutlu varlığım Türk varlığına armağan olsun diyenlere! NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
07 – 09 – 2022 Mustafa KOÇAL
